‘15 – 22 Nisan’ tarihleri arasında kutlanan ‘TURİZM HAFTASI’nda, turizm gündeme geliyor.

Dilimize İngilizceden geçmiş olan turizm kelimesi, dinlenmek ve stres atmak için yapılan gezi demek. Orijinal dilinde ”tourisme” şeklinde yazılan sözcük, 20. yüzyılın ilk çeyreğinden beri kullanılmakta. Kişilerin yurt içinde ya da yurt dışında, tatil, sağlık, spor ya da kültür amaçlı gerçekleştirdikleri gezilerin tamamına turizm denir.

Turizm neden önemli?

Turizm hem ekonomik hem de kültürel anlamda büyük önem taşır. Yabancı turistlerin bir ülkeye bıraktığı döviz, o ülkenin ekonomik olarak kalkınmasını sağlar. Yeni istihdam alanlarının ve iş yerlerinin açılmasında da yabancı turistlerin payı büyüktür.

Turizm aynı zamanda bir ülkenin diğer ülkeler kültürel ve tarihi yapısının çok daha iyi bilinmesini sağlar. Ülkeler arasında yaşanan kültür alışverişi, diplomasiye de olumlu yansır.

Hele günümüzün gelişen ulaşım ve iletişim teknolojileri ile birlikte turizm, başlı başına bir sektör haline dönüşmüştür… Başta; ekonomik getirileri olmak üzere, kültürel ve sosyal katkıları ile turizm, dijitalleşen yeni çağın önde gelen sektörlerinden biri…

Pandemi sürecinde salgın tehdidi ile birlikte turizm hareketleri yavaşlasa da, korona salgını üzerine, tüm dünya ülkelerinde yaşanan ekonomik sıkıntılar, durgunluk ve bir de Rusya – Ukrayna savaşı eklense de, şu son iki yıllık kabus gibi sürecin ardından turizm faaliyetlerinin, turizm hareketliliğinin önümüzdeki günlerde, havaların ısınması ile birlikte canlanması, yeniden o eski günlerine geri dönmesi bekleniyor.

Bizim gibi cari açık sorunu olan, dövize ihtiyacı olan, kur şokları ile sarsılan ülkeler için, turizm, ekonomiyi canlandırmak için de önemli bir fırsat, enstrüman…

Ve; gelelim Burdur’a… Batı Akdeniz bölgesinin şirin kenti, zengin bir tarih ve kültür birikimine sahip olan Burdur, turizm ile gelişme potansiyeli taşıyor. Burdur’un doğal  güzellikleri, tarihi değerleri turizme kazandırıldığı takdirde, turizm, Burdur’da, Burdur ekonomisi’nde önemli bir aktör, dinamik olmaya aday görünüyor.

Tarım ve hayvancılığa dayalı, temel geçim kaynağının ‘süt inekçiliği’ olduğu, son yıllarda doğal taş ve madencilik sektörünün hız kazandığı, mermercilik faaliyetlerinin ikinci öne çıkan dinamik haline geldiği Burdur ili’nde, eğitim faaliyetleri, ‘eğitim ekonomisi’ üçüncü ekonomik aktivite… Burdur’a kurulan ve ilçe merkezlerine de yayılan  Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) eğitim ekonomisi’nin baş aktörü. Şehir merkezi başta olmak üzere ilçe merkezlerinde, üniversite öğrencileri sayesinde ‘hizmet sektörü’ gelişmeye devam ediyor. MAKÜ’nün yanı sıra Burdur’da eğitimin öncelikli olması, eğitim’de elde edilen başarılar, ilkokul, ortaokul ve lise yatırımları, Burdur ekonomisinde üçüncü öğe olarak, eğitimi öne çıkarıyor.

“Tarım ve hayvancılık, tarıma dayalı sanayi, mermercilik, Burdur Beji, taş ihracatı, mermer firmalarının istihdam ve ihracata katkıları, MAKÜ- öğrenci ekonomisi, eğitim, hizmet sektörü…” Tüm bunlar Burdur ekonomisinde en öne çıkan faktörler olurken, dördüncü unsur ne olabilir? sorusuna verilecek cevap ise; hiç şüphesiz “Turizm” olur…

Evet; turizm, Burdur’un geleceği, önümüzdeki yıllarda parlamaya, gelişmeye aday, en ümit veren, potansiyel taşıyan, Burdur’da tarım ve hayvancılık, mermer ve eğitim’den sonra öne çıkan dördüncü kuvvet olmaya namzet…

Turizmin gelişmesi noktasında pek çok avantaja sahip olan Burdur’un, artık  bu özelliklerini somut yatırımlara, turizm alt yapısına dönüştürme zamanı…

Son yıllarda özellikle internet, sosyal medya, iletişim teknolojileri sayesinde “tanıtım sorununu, handikapını” aşmaya başlayan, Salda Gölü dalgasıyla, turizm için umutlanan Burdur, tanıtımda aşama kaydederken, sıra turizm yatırımlarına, sağlıklı ve doğru bir turizm altyapısı oluşturmaya geldi.

Türkiye’de ‘turizmin başkenti’ kabul edilen Antalya gibi bir ile 120 km yakınlıkta olmasına karşın, Antalya’nın turizm ekonomisinden, bu coğrafi yakınlığa rağmen, bir türlü faydalanamayan Burdur’un, artık bu turizm pastasından çok daha fazla pay alma zamanı…

Zengin bir kültür yapısı ile doğal varlıklara sahip olan, pek çok turizm aktivitesine, destinasyona ev sahipliği yapabilecek olan Burdur’un, turizm yatırımları, turizm altyapısı atağı ile birlikte, bu güzelliklerini turizme kazandırması, turizme kanalize etmesi gerekiyor.

Son üç-dört yıldır Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü’ne olan yoğun ilgi, Salda patlaması, Ağlasun’da Sagalassos, Gölhisar’da Kibyra antik kentlerinde, Burdur Müzesi’nde artan ziyaretçi sayıları, lavanta tarlalarına her geçen yıl giderek artan ilgi, eko-turizm seçenekleri, Burdur’un turizm’de var olabileceğinin işaretleri, göstergeleri…

Son yıllardaki gelişmeler, artık Burdur’da turizmin de önemli bir dinamik olabileceğini gösteriyor. Her ne kadar araya pandemi süreci girmiş olsa da, şu anda tüm dünyada ekonomik sıkıntılar yaşansa da, turizm Burdur için umut vaad ediyor.

Pandemi sonrasında insanların turizm, seyahat alışkanlıklarını değiştireceği gerçeğini de dikkate aldığımızda, Burdur’un önünde yeni turizm fırsatları durmakta… İşte; bu noktada kısa vadede turizm altyapısının geliştirilmesi, konaklama imkânları başta olmak üzere turizm altyapısına ilişkin tüm yatırımlarını hayata geçmesi lazım.

“Kültür turizmi, eko-turizm, göl turizmi” gibi pek çok turizm çeşidinin yapılabileceği Burdur’da, pandemi sonrası yeni konseptlere, yeni yaklaşımlara uyum sağlayacak projelerin ivedilikle uygulanması gerekiyor. Burdur’da sermayenin, özel sektörün mutlaka turizm yatırımlarına yönelmesi, turizmin içinde olması gerek. Burdur’da para sahiplerinin turizm işine girmesi, turizm altyapısı açısından çok önemli.

Ve; şunu unutmamalıyız; turizm, Burdur’da turizmi geliştirmek sadece birkaç kurumun, valiliğin, belediye’nin, yerel yönetimlerin, üniversite’nin görevi değil. Burdur’da turizmi güçlendirmek, hepimizin hedefi olmalı… Kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarına, medyası’ndan, özel sektörüne, toplumunu geniş kesimlerine kadar, herkes sorumluluk, inisiyatif almalı, elini taşın altına koymalı, çabalamalı, turizm seferberliğine katılmalı…

Çünkü; turizm bu il’in geleceği, kaderi…

Sahip olduğu bu potansiyeli turizme kanalize ettiğinde Burdur’da ekonomik faaliyetler gelişecek, büyüyecek. İstihdam başta olmak üzere hizmet sektörü güçlenecek. Burdur’un tanınırlığı, bilinirliği artacak. Tüm bu katma değerler, Burdur’a ayrı bir değer katacak.

Öyleyse; tarım ve hayvancılık’ta, doğal taş, madencilik sektöründe ve eğitim’de başarı hikâyeleri yazan Burdur, hikâyelerine turizmi de eklemeli. Burdur’un güzellikleri turizm ile can bulmalı…