KültürManşetBURDUR, BÖYLE TANITILIR!

4 sene ago

Burdur ArkeoHotel Özeren 1’in sahibi Alaettin Kalkan, Burdur’un yöresel lezzeti ceviz ezmesi ve Burdur Belediyesi’ne ait atölyede, 11 yıldır üretilen alaca dokumalarını, gönüllü bir kültür elçisi gibi tanıtıyor, gelen misafirlerine hediye olarak veriyor.

ArkeoHotel Özeren’in sahibi Alaettin Kalkan, özellikle Antalya’dan ve çevre illerden gelen misafirlerine, Burdur Patent Enstitüsü tarafından, yöresel nefaset hazinesi olarak coğrafi işaret belgesi alan Burdur Ceviz Ezmesi ve yüzlerce yıldır Burdur ve çevresinde dokunan, halkın temel giysi kumaşı olan, ipeğe benzer yapısı ile ünlü Alaca Dokumaları’nı, otele gelen misafirlerine hediye ediyor.

Yeni Gün Gazetesi olarak, Turizm Haftası’nda gönüllü olarak Burdur’un tanıtımını üstlenen, ArkeoHotel Özeren-1’in işletmecisi Alaettin Kalkan ile sohbet ettik, bu fikrin nereden çıktığını, Burdur ve turizm konusundaki görüşlerini, planlarını ve gelecek konusundaki öngörülerini konuştuk.

Hacer Zeren: Sayın Kalkan. Dün Gazi Caddesinde yürürken, elinde Burdur’un simgelerinin resimlerinin yer aldığı karton bir çanta taşıyan bir hemşerimizi gördüm. Gazetecilik refleksimizde yanına gidip nereden aldığını sorduk ve şimdi buradayız. Çok orijinal ve yaratıcı bir girişim. Öncelikle bizlere bu tanıtım faaliyeti hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bildiğiniz gibi biz ArkeoHotel Özeren-1 olarak turizm sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluşuz. Turizm Haftası nedeniyle Burdur’umuzun tanıtımı konusunda ne yapabiliriz diye düşündük. Ön ve arka yüzleri ile yanlarında, Burdur’umuzun sembollerinden oluşan fotoğraflar bulunan karton bir çanta yaptırdık. Ayrıca Belediyemiz kuruluşu Bimtaş tarafından üretilen ve bir Burdur değeri olan Alaca Dokumalarından özel olarak dokunmuş heybeler yaptırdık. Burdur sembollerini taşıyan karton çantamıza, sözünü ettiğimiz Alaca dokuması heybeyi ve bir paket de Ceviz ezmesi koyarak misafirlerimize armağan ediyoruz. Çantanın içine bir de, bir yüzünde Alaca Dokumalarını, diğer yüzünde ise Ceviz Ezmemizi tanıtan bir de tanıtım kartı koyduk. Böylece misafirlerimiz, gittikleri yerlerde, bir yandan ceviz ezmemizin tadına bakarken, bir yandan da karton çantanın üzerindeki Burdur’un doğal ve arkeolojik zenginliklerini inceler, ellerinde de zarif Alaca Dokumasını hissederler diye düşündük.

Hacer Zeren: Çok yaratıcı ve etkili bir tanıtım yöntemi olmuş. Size bir Burdur’lu olarak teşekkür ederim.Peki Alaettin Bey, Burdur ve Burdur’un nasıl gelişeceği, kalkınacağı konularında neler düşünüyorsunuz?

ArkeoHotel Özeren-1 olarak, Burdur’umuzun gelişmesi, kalkınması ve hak ettiği değere ulaşarak, üzerindeki “uyuyan güzel” yaftasının kalkması için büyük bir savaş vermekteyiz. Yıllardır konu üzerine kafa yoran, sayısız toplantılar yapan, uzman görüşleri alan bir kuruluş olarak, sonunda Burdur’un kalkınmasının temel öğesinin “Turizm” olacağına ikna olmuş durumdayız. Ama klasik bir turizm değil. Çünkü ne yazık ki standart turizm anlayışını oluşturan deniz ve kum öğesine sahip değiliz. Ancak Burdur için, deniz, kum ve güneşten farklı olarak iki eşsiz turizm potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. “Arkeoloji Turizmi” ve “Kuş Gözlemciliği”. Her iki kavram da ülkemiz açısından çok yeni. Kuş gözlemciliği kurumsal olarak Türkiye’de hiç yapılmamış bir turizm türü. Burdur, Göller Yöresinin merkezi olması ve irili ufaklı çok sayıda doğal ve baraj gölünde zengin bir kuş popülasyonu barındırması nedeni ile “Kuş Gözlemciliği”nin merkezi olmaya aday. Yeter ki inanalım, üzerinde çalışalım…

Burdur olarak ikinci zenginliğimiz ise arkeoloji. Burdur, irili ufaklı 50’dan fazla antik yerleşime ve değere sahip bir kent. Üstelik bunlardan Kibyra, Sagalassos ve Kremna boyut olarak Anadolu’muzun en büyüklerinden. Bu yüzden ArkeoHotel Özeren-1 olarak, ne dünyada ne de ülkemizde hiç olmayan yeni bir turizm türü öngörüyoruz: Arkeoloji Turizmi. Konu üzerinde birlikte çalıştığımız danışmanımız Tayfun Bey bunu “ArkeoTurizm” olarak adlandırdı. “ArkeoTurizm” kültür turizminden çok daha farklı bir kavram. ‘ArkeoTurizm’; arkeolojik değerlerimizin sadece bu özellikleri ile pazarlanmasını, tur rehberlerinin arkeologlardan oluşmasını, her yerleşimin; haritaları ile, çizimleri ile ve ayrıntılı bilgileri ile özel bir dokümantasyon eşliğinde gezilmesini öngörüyor… ‘Arkeo Turizm’, kendine has, gelir seviyesi yüksek bir turist grubuna sahip. Bu amaçla MAKÜ Arkeoloji Bölümü ve Burdur Müzesi ile ortak çalışmalara ve projelere yapmaya hazırlanıyoruz.

Hacer Zeren: “ArkeoTurizm”i anladık. Peki Otelinizin isminin önündeki “ArkeoHotel” ne anlama geliyor?

Kuruluşumuz özelinde, “ArkeoTurizm” konseptimiz doğrultusunda, otelimizi arkeoloji temalı hale getiriyoruz. Bir arkeoloji kitaplığı oluşturup, tüm odalarımızı, merdiven boşluklarımızı, salonlarımızı ve lobimizi Burdur’un arkeolojik zenginliklerinin fotoğrafları ile donatmayı hedefliyoruz. Burdur’un Alaca Dokumaları ve Ceviz Ezmesi dışında farklı hediyelik objeleri, zenginlikleri olsun istiyoruz, bu amaçla yeni ve farklı hediyelik eşyalar oluşturmak için çabalıyoruz, Esnaf Odaları ve kadın girişimcilerle görüşmeler sürdürüyoruz. Pazarlama stratejisi olarak arkeoloji tutkunlarını hedefliyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında turizm acenteleri ile, bize ait olan “ArkeoTurizm” konseptini tanıtarak, Burdur’a özel arkeolojik tur paketleri oluşturmayı planlıyoruz.

Hacer Zeren: Geleceğe yönelik planlarınız nelerdir? Anladığımız kadarı ile “ArkeoTurizm” kavramından yola çıkarak arkeoloji teması üzerinde yolunuza devam edeceksiniz?

Arkeo Turizm, yüzme havuzlarını, saunaları, tenis kortlarını içermiyor, temiz odaları, güler yüzlü hizmetleri, her türlü sorunlarına çare bulabilecek otel personeli istiyor. Biz de bunlar fazlası ile var. Uluslararası rezervasyon sistemlerinin anketlerinde ArkeoHotel Özeren-1’in müşteri memnuniyet oranı 8.7. Çok şükür müşterilerimizi memnun etme konularında başarılıyız. Ayrıca Arkeo turistler, kendilerini sıradan turist rehberlerinin değil, o yöreyi bilen, o dönemi bilen hatta o kenti kazan arkeologların rehberlik etmesini istiyor. Bu amaçla MAKÜ Turizm Meslek Yüksekokulu ile birlikte neler yapabiliriz diye konuşuyoruz.

Amacımız Burdur’dan başlayarak, ArkeoHotel standartlarımızı franchise yöntemi ile bir zincir haline getirebilmek. Buna başlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Ama önce yöresel sonra da bölgesel olarak, ülkemizdeki arkeolojik değerlerin bulunduğu il ve ilçelerde bir arkeoloji otelleri zinciri oluşturmaya çok istekliyiz.

Hacer Zeren: Bir Burdur’lu olarak otelinizin methini çok duyduk. Siz de Burdur’un en sevilen simalarından birisiniz. Otel yönetimi ve konukseverlik konusunda elinize su dökmek zor. ArkeoHotel ve ArkeoTurizm konseptlerinin bir de akademik boyutu var. Bunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz?

ArkeoTurizm, ulaşım, tur ve konaklama temelli etkinliklerden oluşuyor. Ulaşım malum. Konaklama da bizim işimiz. Bu saç ayağının tek eksiği, tur yani arkeolojik sitelerin gezilmesi konularında. Bu amaçla da Burdur Müze Müdürlüğü ile ören yerleri, MAKÜ Arkeoloji Bölümü ile arkeolojik yerleşimlerin arkeolojik ve tarihsel boyutlarında ve yine MAKÜ Turizm Meslek Yüksekokulu ile de arkeolojik rehberlik konularında iş birlikleri planlarımız var.

Hacer Zeren: Anlattıklarınız Burdur için çok yenilikçi ve umut verici Alaettin Bey. Sizlere hedeflerinize ulaşmak konusunda başarılar dileriz. Eklemek istediğiniz son bir şey var mı?

Turizm Haftası nedeniyle gerek otelimizde konaklayan misafirlerimizi ve gerekse Burdur kamuoyunda farkındalık yaratmayı hedefleyen bir tanıtım çalışmasını yapmayı planladık. Aynı anda hem Alaca Dokumalarını, hem de Ceviz Ezmemizi tanıtmayı düşündük. Üzerinde Burdur’un sembollerinden simgeler yer alan karton torbalar tasarladık. Bu eylemimiz ile hem Burdur’u tanıtmayı, hem de Burdur genelinde başka işletmelerin de benzer faaliyetler içine girmesini umuyoruz. Umarız her şey hayal etiğimiz gibi gelişir ve Burdur’umuzun tanıtımı konusunda bir tuğla da biz koymuş oluruz.

l Hacer Zeren: Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz Alaettin bey.

Rica ederim Hacer Hanım. Bu şehir hepimizin. Birlikte çabalamalıyız. Birlikte çalışmalıyız. Bize kulak verdiğiniz, duygularımızı ifade etmemize fırsat sağladığınız için teşekkür ederiz.

Burdur ArkeoHotel Özeren’in Burdur Ceviz Ezmesi ve meşhur Alaca Dokumaları hakkında hazırladığı tanıtım kartında şu bilgiler yer alıyor:

BURDUR CEVİZ EZMESİ; AFİYET OLSUN!

Burdur Ceviz Ezmesi, yalnızca Burdur ve çevresinde üretilerek tüketilen tarihi bir Burdur mutfak lezzetidir. Göller ve Teke Yöresi’nin başkenti Burdur’un; Akdeniz ile Toroslar’ın buluştuğu noktadaki zengin coğrafyasında yetişen eşsiz lezzetteki Burdur ceviz ezmesi, irmik ve şekerin eşit oranlardaki uyumlu, kaynaşmasının ürünüdür. Bu benzersiz lezzet de Türk Patent Enstitüsü tarafından, yöresel bir nefaset hazinesi olarak Coğrafi Alan İşaret Belgesi ile onurlandırılmıştır.

Ağzınıza yayılan cevizin haz veren tadı, irmiğin besleyici, şekerin ise enerji verici özellikleri ile harmanlanarak, Burdur’un özü haline gelir.

Tarihten gelen geleneksel Burdur nefasetini beğenerek yerken,, Burdur’u ve Burdurlu’ları daima hatırlamanız temennisi ile. Afiyet olsun…

BURDUR ALACA DOKUMASI

Elinizde tuttuğunuz bu dokuma, titiz el işçiliği ile otantik el tezgahlarında, yüzlerce yıllık geleneksel yöntemlerle dokunmuş bir el emeği-sanat ürünüdür. Alaca dokumasıdır. Tarihimizin altın madalyalı ilk dokuma ürünüdür. Amerika Birleşik Devletlerinin Chicago kentinde 1893 yılında gerçekleşen Dünya Fuarında, ‘Dünyanın en iyi dokuması’ seçilerek, altın madalya kazanmıştır. Bu altın madalya devrin ABD Başkanı Cheveland tarafından bir takdir belgesi ile birlikte Osmanlı Hükümdarı 2. Abdülhamit’e takdim edilmiştir. Bu beklenmedik başarıdan etkilenen 2. Abdülhamit, bir ferman ile birlikte, söz konusu altın madalyayı, dokumayı dokuyan Süleyman Usta’ya göndermiştir.

Yüzlerce yıldır Burdur ve çevresinde dokunan, halkın temel giysi kumaşı olan Alaca Dokumaları, ipeğe benzer, zarif ve narin yapısı ile hala meraklıların ve turistlerin en rağbet ettikleri Burdur değeridir. Türk Patent Enstitüsü tarafından Coğrafi Alan İşaret Belgesi ile tescil edilmiştir. Narindir, değerlidir. Güle güle kullanınız!

 

 

Kodlama : SadeMedia Interactive