GündemManşetSiyasetBurdur Belediyesi’nden yeni Hastane tartışmalarına ve eleştirilere cevap

6 ay ago

Burdur Belediye Başkanlığı yok sayılmak isteniyor; “Milli irade vurgusunu sadece kendiniz için yapıyorsunuz!”

Şehrimizde son bir haftadır Burdur kamuoyunu meşgul eden, yeni Devlet Hastanesi yapımı ile ilgili tartışmalara, açıklamalara bir cevap da Burdur Belediyesi’nden, Başkan Ali Orkun Ercengiz’den geldi.

Burdur Belediyesi Basın Bürosu aracılığıyla 4 Mayıs 2020 Pazartesi günü yapılan yazılı açıklamada; yeni Hastane yapımı, yer seçimi, yer tercihlerinden dolayı son altı yıldır iş başında olan Belediye yönetimine yöneltilen açıklamalara da cevap verildi.

Hastane sürecine dair teknik bilgilerin de yer aldığı açıklamada, kente yeni Hastane yapımı üzerinden iktidar partisi yöneticilerinin ve AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik’in, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’e yönelik hazımsız, hasmane tutumların sergilendiği eleştirisinde bulunuldu.

Başkan Ercengiz, AK Partililerin şu zorlu koronavirüs salgını sürecinde bile, Burdur Belediye Başkanı üzerinden mücadele yürüttüğüne dikkat çekerek, halkın doğruların öğrenmesi için bu yazılı açıkmayayı yapmak zorunda kaldıklarını dile getirdi. AK Partililerin Burdur merkezde seçim kaybını, ortaya çıkan iradeyi bir türlü kabullenemidiklerini belirten Ercengiz, Belediye Başkanı’nın pek çok kez yok sayılmaya çalaşırdığını öne sürdü.

“Bugün dükkânını açamayan, gündelik işe gidemeyen, yevmiyesini, alamayan , kredi borcunu ödeyemeyen, işini, aşını kaybetmiş onlarca, yüzlerce insanımız varken; gündemi değiştiren, ayrıştıran ve kibirli bir bakışla bizleri küçük görenlere daha fazla cevap verip, onların istediğini yapmayacağız. Bugüne kadar her fırsatta “milli irade” vurgusunu herhalde sadece kendiniz için yapıyor, Burdur halkının iradesinin tecellisi olan Belediye Başkanlığımızı yok sayıyorsunuz.

Gün birlik günü deyip,  topyekûn bana saldıran ve saldırtan mahalleden de “abimiz” sandığımız milletvekilimizin, Burdur milletvekili olduğunu yani hepimizin milletvekili olduğunu hatırlatmak isteriz. Hiç değilse bu süreçte yalnızca siyaseten değil de salgınla mücadele eden belediye emekçilerine de teşekkür edebilseydiniz!

Yine de, bir CHP’liye teşekkür edebilmeyi becerebildiyseniz. Bunu da olumlu bir gelişme olarak kabul ediyoruz. Neticede her ne kadar seçimi kazanarak, bu kenti bizler yönetsek de, size göre hala Atina Belediyesiyiz herhalde…” ifadelerine yer verildi.

Burdur Belediyesi’nin dün kamuoyu ile palaştığı yazılı açıklama şöyle:

“Çok değerli hemşerilerimiz,

Ülkemizin ve tüm Dünya içinde bulunduğu salgınla mücadele ederken, AKP İl Başkanının ve Milletvekilinin mücadeleyi yine Belediye Başkanı ile sürdürmeyi tercih etmesi nedeniyle halkımızın doğruları öğrenmesi için Burdur Belediye Başkanlığı olarak bu açıklamayı yapma zorunluluğumuz doğmuştur.

Bizler Cumhuriyet Halk Partililer olarak; örgüt bilinci içerisinde görev tanımları belli olan, birbirine saygı gösteren, kimsenin kendini herkes yerine koymadığı, herkesin kendi işini yaptığı, halka hesap veren ve halkının emrinde bir anlayışı temsil eden bir siyasi partiyiz.

Yaptıkları ayrı ayrı açıklamalarla, hem parti içinde, içimize nifak sokmak isteyen ve örgütümüze  güya Cumhuriyet Halk Partisi’ne teşekkür eder gibi davranıp, üst perdeden kurduğu cümlelerle lütufta bulunan hem de Ali Orkun Ercengiz düşmanlığını açık eden, AKP’li yönetici ve milletvekiline hastane konusunda cevabımız şudur:

1- Burdur Belediyesi’ni 2004’den 2014 yılına kadar 10 yıl boyunca yönettiniz. Hükümetinizin en güçlü olduğu dönemde Burdur Belediyesi ile hastane yeri planlamasını neden düşünemediniz?

2014 yılında tarafınızdan defalarca görevden alınıp; mahkeme kararı ile göreve geri dönen , dönemin Sağlık Müdürü Sayın Hüseyin Özeren ile Burdur’umuza bir hastane kazandırabilmek için ilk adımı atmıştık. Bir yıla yakın bir süre büyük bir ciddiyetle sürdürdüğümüz çalışmanın neticesinde, arazi değer belirleme çalışmasına gelindiğinde adeta “gizli bir el” devreye girerek işin olmamasını sağlamıştır.

Sultanderesi mevkiindeki Belediye arazisinin metrekare birim fiyatını 450 TL olarak tespit edilmiş,  Yeni Mahallede bulunan mevcut hastane arazisinin metrekare birim fiyatını 1500 TL olarak tespit edilmiş, cerrahi binaya 11 milyon TL bedel belirlenmiş, eski hastane binasının da bir kısmının verilebileceği ifade edilmiştir. Tabiri caizse Belediye çırak çıkartılmak istenilmiş, neredeyse üste para verecek duruma gelmemiz nedeniyle, arazi değerlemenin adaletli olmadığı bizler tarafından ifade edilmiş, yeni bir değerleme talep edilmiş ancak buna yanıt alınamamıştır.

Süreç bu şekilde ilerlerken;

Sayın Milletvekili, bizleri telefonla arayarak, mevcut hastane arazisinin içine Eski Antalya Caddesi ve Demokrasi Parkının alınıp alınamayacağını teklif ederken, biz de teknik personelimize soracağımızı ifade ettik. Teknik personellerimiz, bunun yol aksı açısından ve yeşil alanın bölgesinde alternatifi olmamasından dolayı uygun olmadığını ifade etmiş,  cevabı Sayın Milletvekiline bu şekilde bildirilmiş ve ikili sohbetin ötesinde başka bir girişim olmamıştır. Yani yazılı talep bizlere gelmemiştir.  Süreç içerisinde, Atatürk Mahallesindeki alan gündeme geldiğinde cezaevinin taşınacağını ve bu alana hastanenin yapımının uygun olacağını teklif etsek de ciddiye alınmamış, bu teklife sıcak bakan Mahalle Muhtarlarımız, Sayın Milletvekili tarafından aranarak, bu teklifi desteklememeleri istenmiştir. Atatürk Mahallesindeki şimdiki hastane yeri, Milli Savunma Bakanlığından tahsis edildikten sonra meclise plan değişikliği olarak getirilmiş, bizler de çekincelerimizi aktararak, AKP İl Başkanının her konuyu çarpıttığı gibi ret oyu değil, çekimser oy kullandık.

Eğer iddia ettikleri gibi, engelleme niyetinde olsaydık, bakanlık’tan resen onaylatılan planı kabul etmez, idari yargıya taşır ve yatırımın önünü tıkardık. Ancak bunu yapmadık. Yatırımı engelleyen taraf olmak istemedik ve sonraki süreçte de hiçbir şekilde de engel olmadık. Anlaşıldığı üzere,  hastane yapımına hiçbir zaman karşı olmadık aksine Burdur’a yeni bir hastane kazandırılması gerektiğini defalarca dile getirdik. Sadece hastane değil, yapılan her türlü yatırıma da destek olduk. Bundan sonra da olacağız. Yalnızca karşı olduğumuz 1955 yılında Burdur halkının toprakları üzerine halkın parası ile kurulmuş Burdur Şeker Fabrikası’nın satılması için AKP’li Milletvekillerinin verdiği mücadelede, ihaleyi alan firmanın parayı bulamaması neticesinde fabrikanın satılmayarak, elimizde kalması ile sonuçlandı.

2016 yılından beri tamamen inisiyatif sizlerdeyken, ihale teknik şartnamesini bile düzgün hazırlayamamanın sorumlusu biz miyiz? Seçime çok az bir süre kala tabelaları dikip müjde verirken, aradan bir yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, çivi çakmamış olmanın sorumluluğunu neden alamıyorsunuz?

Yapılan beceriksizlikleri bizlere yüklemek sadece aczin ifadesidir.

2- Niyet sorgulaması yapmak yerine,  yapılmış işlere bir bakalım:

TOKİ ile birlikte uzunca meşakkatli bir sürecin ardından, Bozkurt Mahallemizdeki eski Depremevleri dönüşümünde 9000 metrekarenin üzerinde bir araziyi bedelsiz veren kim?

Eski Adliye Hizmet Binası yıkılması şartı ile yaklaşık 6500 metrekare araziyi, Adaleti Güçlendirme Vakfına bedelsiz devreden kim?

Belediyemiz tarafından önceki dönemde başlatılan Kültür Merkezi Binasının tamamlatılabilmesi için bedelsiz İl Özel İdaresine devreden kim?  Tabi ki bizler. Burdur Belediyesi olarak bunları yapabildik.

Buna benzer çokça soru sorulabilir, amacımız üzüm yemek olduğu için bu polemikleri her zaman olduğu gibi AKP’li yöneticilere bırakalım.

3- Defalarca sormamıza rağmen duymazdan geldiğiniz içme suyu yatırımın bedelini Burdur Belediyesi ödeyecekse yani malın ve hizmetin sahibi Belediyemiz ise, su depolarımızda çektirilen fotoğraflar yüzsüzlüğün daniskası değil mi? Eğer samimi iseniz ve gücünüz buna yetebilecekse, bu yatırımı da DSİ bütçesinden yaptırıp halkımıza armağan edin.

Ayrıca 2014 seçimleri öncesinde görev yapan Valimiz Sayın Nurettin Yılmaz ile Belediye Başkanımız Sayın Sebahattin Akkaya arasında imzalanan protokolle, göl çevresinden getirilecek ve çalışması sağlanacak Senir Suyu Projesi’nin kimler tarafından nasıl engel olunduğunu çok iyi biliyoruz.

4- Atık-su Arıtma Tesisi için 2016’dan beri verilen mücadelede nasıl bir özel katkınız oldu? Bizim tarafımızdan imzalanan sözleşmeyi sanki kendiniz yapmış gibi müjdesini verdiniz. Acaba tarlada yüzünüz vardı da harmana bizden önce mi gittiniz?

Aslında buna benzer soruları arttırabiliriz ama bugün dükkânını açamayan, gündelik işe gidemeyen, yevmiyesini, alamayan , kredi borcunu ödeyemeyen, işini, aşını kaybetmiş onlarca, yüzlerce insanımız varken; gündemi değiştiren, ayrıştıran ve kibirli bir bakışla bizleri küçük görenlere daha fazla cevap verip, onların istediğini yapmayacağız. Bugüne kadar her fırsatta “milli irade” vurgusunu herhalde sadece kendiniz için yapıyor,  Burdur halkının iradesinin tecellisi olan Belediye Başkanlığımızı yok sayıyorsunuz.

Gün birlik günü deyip,  topyekûn bana saldıran ve saldırtan mahalleden de “abimiz” sandığımız milletvekilimizin, Burdur milletvekili olduğunu yani hepimizin milletvekili olduğunu hatırlatmak isteriz. Hiç değilse bu süreçte yalnızca siyaseten değil de salgınla mücadele eden belediye emekçilerine de teşekkür edebilseydiniz!

Yine de, bir CHP’liye teşekkür edebilmeyi becerebildiyseniz. Bunu da olumlu bir gelişme olarak kabul ediyoruz. Neticede her ne kadar seçimi kazanarak, bu kenti bizler yönetsek de, size göre hala Atina Belediyesiyiz herhalde…

Görevde olduğumuz 6 yıldır çok değerli halkımızın, çok değerli hemşerilerimizin iyi niyetle çalıştığımızın farkında olduğunu biliyor, bu süreci de halkımızın takdirine bırakıyoruz.

Bizler kavga ve polemiklerle zaman kaybetmek istemiyor, siyaset yapılacaksa da belli bir seviyede yapılmasını istiyor ve bu konuyu burada kapatmak istiyoruz.

Kamuoyuna ve değerli basınımıza saygıyla duyurulur.”

Kodlama : SadeMedia Interactive