EkonomiManşetBurdur Belediye Başkanı Ercengiz’den yeni dönemde; ÜRETİCİYE YÖNELİK PROJELER

4 ay ago

TARIMDA ve TÜKETİMDE ÇÖZÜM TANSAŞ MODELİ MAĞAZALAR

Her fırsatta üretime vurgu yapan, üreticinin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, yerel kalkınma modellerinin, üreticiyi destekleyen projelerin öncelikli hedefi olduğunu dile getiriyor.

Temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra sosyal projeler ağını genişleten Burdur Belediyesi, Ali Orkun Ercengiz’in başkanlığında, Ercengiz’in ikinci döneminde yerel kalkınma projelerini yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Gerek Burdur’un dinamiklerinde tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin önemli bir yer tutması, gerek geçen yaz ayından bu yana gıda fiyatlarında yaşanan artışlar, bir türlü önüne geçileyemen üretici maliyetleri, Başkan Ercengiz’in bu söylemini daha anlamlı, farklı kılıyor…

Artan maliyetlerden dolayı tarımda oluşan daralmanın ve tüketici enflasyonunun milletin belini büktüğünü söyleyen Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, bu sorunun TANSAŞ türü mağazalarla aşılabileceği önerisinde bulunuyor.

Üreticiye dönük kafasındaki projeleri özellikle 31 Mart 2019 yerel seçimleri sonrası oluşan tablo sonrası daha verimli uygulama imkanı doğduğunu belirten Başkan Ercengiz, CHP’nin başta İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Aydın gibi büyükşehirlerde belediye başkanlıklarını kazandığını hatırlatıp, “bu iller gerek nüfus gerek ekonomik güç, yük bakımından çok önemli şehirler. Bu illerle ortak hareket ederek, üreticinin lehine yerel yönetimler pek çok şey başarabilir…” görüşünde.

CHP’li Belediyelerle yapacakları koordineli çalışma ile her il’de üretilen ürünlerin Belediyeler tarafından kurulacak olan satış mağazalarında vatandaşa daha uyguna satılacağını belirten Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, “16 milyon nüfuslu İstanbul’un fasulye ihtiyacını tanzim satış ofisleri ile değil belediye eliyle kurulmuş ciddi tansaş modeli mağazalarla daha ucuza karşılayabiliriz. Bunu yaparken de rekabetçi bir anlayışla değil vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılayan ve dar, orta gelirli vatandaşımıza hitap eden düzgün belediye hizmetleri olarak görmeliyiz.

Yani fasulye buradan 1.5 liraya çıkıyor İstanbul’da alıcı 7,5 liraya alıyor. Bu bugün buradan 2 liraya çıkıp 5 liraya satılabilir. Hem üretici yüzde 35 daha fazla para kazanır ortalama, hem de tüketici daha ucuza yer bunu. Bizim niyetimiz bu tarz çalışmaları belediye başkanları olarak organize etmek. Türkiye’de ilk tarımsal kalkınma modelini yerel yönetimde benimseyen ve hayata geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi. Aydın Belediyesi de yaptığı satış mağazalarıyla rol model olmuş durumda. Onlardan öğreneceğimiz, onlarla iş birliği yapacağımız ve vatandaşa katkı sunabileceğimiz çok güzel işler var” diye konuştu.

Başkan Ercengiz, “Türkiye’de yerli tohum satışı yasak biliyorsunuz. Bu yasak olunca tohum takas programı geliştirdi bizim belediyelerimiz. Bugün tohumda bile dışa bağımlıyız. Yani her sene gidip domates fidesini vatandaşımız almak zorunda. Eskiden domates çekirdeğinden domates fidanı üreten köylümüz şu anda İsrail tohumuna, genel söylem olduğu için söylüyorum muhtaç bırakıldı. Bu yanlıştan geri dönmek lazım. Bundan geri dönmek neyi değiştirecek bir kere maliyetleri azaltacak. Belki bir tık ötede bizim gibi akaryakıt istasyonları olan belediyeler kırsal motorini kendi içerisinde işletebilecek. Bunu da bir parti politikası olarak benimseyip örgütlü bir şekilde yapacağız. Biz bunu bir modelleme olarak yapacağız, herkes kendi ölçeğinde katkı sağlayacak bu sistemde” ifadesini kullandı.

KÖY ENSTİTÜLERİ TARIMDA ÖNEMLİ BİR ETKENDİ

Köy Enstitülerinin kapanmasıyla ülkenin yavaş yavaş tarımdan uzaklaşmaya başladığını söyleyen Başkan Ercengiz, “Bugün yaşadığımız tarım ve hayvancılıkta gerilememizin altında yatan en önemli unsur üretimden uzaklaşmamız. Köylerin boşalmış olması, köylerin ma- liyet artışlarından dolayı üretim yapamaması maalesef bugün bizim dışa bağımlılığımızı, ithalat-ihracat arasındaki dengesizliği ve üreten toplumun tüketen topluma dönüşmesinin nedenidir. Köy Enstitüleri neden önemliydi burada; orada yetişmiş insan gücünün köylerine dönüp 18 bin insan gücünün insanımızı eğitmesiyle başlayan 16 yıl süren süreçte Türkiye üreten bir devlet olmuştu. Kendi kendine yeten yedi ülkeden biri ünvanını işte bu gerekçeyle alabilmişti. Şimdi samanı bile ithal eder duruma geldik” ifadelerini kullandı.

Kodlama : SadeMedia Interactive