Burdur’un Gölhisar ilçesinde kültürel ve tarihi önemiyle öne çıkan “Gelin Kavağı” Anıt Ağacı, uzman ekipler tarafından bakıma alındı. Gölhisar Belediye Başkanı İbrahim Sertbaş, yaptığı açıklamada ağacın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ekiplerince budama ve genel bakımdan geçirildiğini duyurdu. İlçe halkı için büyük bir manevi değere sahip olan bu ulu çınar, yıllardır Gölhisar’ın simgelerinden biri olarak biliniyor. Yapılan çalışmalarla ağacın ömrünün uzatılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Başkan Sertbaş, paylaşımında ağacın “Gelin Kavağı” adıyla halk arasında çok farklı bir anlam taşıdığını vurguladı. İlçenin kültürel hafızasında önemli bir yeri bulunan ağacın yalnızca doğal bir varlık değil, aynı zamanda bir gelenek ve sembol olduğunu ifade etti. Bu yönüyle anıt ağaç, düğünlerden özel günlere kadar halkın yaşamında manevi bağlar kuran bir değer olarak öne çıkıyor.

2009 yılında dönemin Belediye Başkanı merhum Veli Cantilav’ın girişimleriyle Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından “Anıt Ağaç” olarak tescillenen Gelin Kavağı, resmiyet kazanarak koruma altına alınmıştı. Sertbaş, açıklamasında Veli Cantilav’ı rahmet ve saygıyla andığını belirterek, ilçeye bıraktığı bu önemli mirasın değerini hatırlattı. Gölhisar halkının da bu özel ağaca her zaman sahip çıktığını dile getirdi.
Başkan Sertbaş, bakım çalışmalarında emeği geçen tüm yetkililere teşekkür etmeyi de ihmal etmedi. “Değerli Müdürlerimize, personelimize ve uzman ekiplerimize teşekkür ediyoruz” diyerek sürece katkı sağlayan tüm kurumlara minnettarlığını ifade etti.

Bu Ağacın Adı Neden Gelin Kavağı?
Gelin Kavağı’nın isminin kökenine dair halk arasında ise hüzünlü bir hikâye anlatılır. Rivayete göre yıllar önce bir düğün alayı bu ağacın yanından geçerken, gelin aniden fenalaşmış ve oracıkta son nefesini vermiş. Bembeyaz gelinliği rüzgârda savrulurken, köy halkı büyük bir yasa bürünmüş. O günden sonra bu ulu çınara “Gelin Kavağı” adı verilmiş. Kimileri gelinin duvağının dallara takıldığını söylerken, kimileri de ruhunun hâlâ ağacın çevresinde dolaştığına inanır. Bu efsane, ağacın manevi değerini daha da artırarak onu yalnızca bir doğa varlığı değil, aynı zamanda bir kültür hazinesi haline getirmiştir.





