Genelde ülkemizin, özelde de AK Parti Hükümetlerinin sık değiştirdiği bakanlardan biri olan Millî Eğitim Bakanı (MEB) yine değişti! Ki, Tayyip Erdoğan hükümeti-bakanlar kurulunu oluştururken en çok tavsiye edilen, bakanlar kuru oluştuktan sonra çok konuşulan ve hemen herkes tarafından beğenilen bakanların başında gelen ve geçtiğimiz hafta görevinden istifa eden Prof. Ziya Selçuk idi. Çünkü Ziya Selçuk mesleğin içinde gelmiş, hattâ beşikten eğitimci, mutfağında çalışmış kıdemli ve tecrübeli bir akademisyen ve hiç politize olmamış bir bakan idi. Amma ve lâkin, millî eğitimimizin kronikleşmiş problemlerine bir de uzun süren pandemi ve yakaladığını hasta eden, hattâ birçoğunu da öldüren Kovit-19 adlı virüs Bakan Selçuk’un fizîken ve mânen zayıf düşmesine, yorulmasına, dolayısıyla da Bakanlığı bırakmasına neden olmuş olabilir. Yani, yorgun düşen MEB ‘eski’ Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, süreçle inatlaşmamak, kendisini ve kendisini o göreve lâyık gören kişileri yıpratmamak için, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan görevden affedilmesini istedi ve af dileği de kabul edildi. Ve Selçuk’tan boşalan Milli Eğitim Bakanlığı’na, Selçuk’un Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Özer getirildi. Dolayısıyla da Özer, 19 yıllıdır hükümet eden Ak Parti döneminin 8. Millî Eğitim Bakanı oldu. Bu da ülkemiz de her iki yılda bir Millî Eğitim Bakanı’nın değiştiği-değiştirildiği anlamına gelir!

EĞİTİMİMİZİ MİLLÎLEŞTİRMEK YERİNE ÖZELLEŞTİRDİK! BİZ DE MİLLÎ EĞİTİMİ MİLLÎLEŞTİRMEK AMERİKA’YI-ABD’Yİ KEŞFETMEKTEN DAHA ZOR HAL ALDI! EĞİTİM ŞÛRALARI YAPILIR, FAKAT BU BU ŞÛRALAR YAPILMIŞ… OLMAK İÇİN YAPILIR VE MEB YİNE BİLDİĞİNİ OKUR

Uzun lâfın kısası ve meselenin hülâsâsı; adının ba- şında ‘millî’ olmasına rağmen uygulamasını, hattâ teorisini bile bir türlü millileştiremediğimiz, fakat özel okullarla bezeyip donattığımız Cennet misâli Ülkemizin eğitimine ‘bakan’dan çok gören eğitimci gerek! Ancak her iki yılda bir değiştirdiğimiz bakanlarımızla birlikte değiştirdiğimiz eğitim politikamızı keşfetmek Amerika’yı keş- fetmekten çok daha zor olsa gerek. Bakanlıkça ve bu maksatla arada bir düzenlenen ‘eğitim şûraları’na her kesimden eğitimciler, kanaat önderleri, STK temsilcileri ve işin uzmanları katılır ve herhangi bir yaptırım gücü bulunmayan şûralarda önemli, nitelikli ve nicelikli kararlar alınır ve bu kararlar Bakanlığa gönderilir. Ki, ben de bir dönem, MEB’in yaptırdığı bir eğitim şûrasına, kurucu Başkanı olduğum Emekliler Derneği’ni ve ll. Başkanlığını yürüttüğüm Gazeteciler Cemiyetini temsilen katılmış ve orada çok güzel tavsiyelerde bulunulduğunu, kararlar alındığını görmüş ve naçîz bir şûra üyesi olarak o kararların altına imza atmıştım! Fakat o şura(lar da) alınan kararların hiç birinin değerlendirilmediğini, dikkate alınmadığını ve Bakan(lar)’ın ya da kaşarlanmış Bakanlık bü- rokratlarının bildiklerini okuduklarını görmüş, duymuş ve öğrenmiştim.

YAZ-BOZ TAHTASINA DÖNÜŞTÜRELEN EĞİTİM SİSTEMİMİZ MİLLÎLEŞMEDİKÇE HİÇBİR SİS-TE-Mİ-MİZ İ-ŞE YA-RA-MAZ!

İnsanların ilk eğitim ve öğretimleri ailede, baba ocağında, hattâ ana kucağında başlar! Ve çocuklar ana balarından gördükleri bütün doğru ve yanlışları aynen kopyalarlar. O nedenle evlâtlardan önce ana babalar iyi ve güzel bir öğretime ve millî, artı dînî öğretim ve eğitime sahip olmalılar! Ancak, bakandan bakana değiştirilen, millî ve dînî olmaktan çok kafatasçı eğitim sisteminin eğittiği ana babaların evlâtlarına verdikleri öğretim ve eğitimler de tabii olarak gayrimillî ve gayridînî oluyor! Eğitimi millî, dînine diyânetine bağlı, dolayısıyla da devletine milletine sâdık olmayan kişilerin yönettiği ve yaşadığı bir ülke insanının kendisi de millî olmuyor-olamıyor!

Yani gayrimillî insanların çoğunlukta olduğu veya böyle yöneticilerin yönettiği ülkeler de eğitim de gayrîmillî oluyor. Ancak bu güne kadar ağzı dualı kişiler tarafından mânevî koruma altında tutulan ülkemizin eğitimi de en kısa sürede millileşir ve insanları gerçek şekilde dindarlaşır inşaAllah diyorum. Ve bu konuda son olarak, ‘bize bakan’dan çok gören gerek, çünkü herkes bakan olabilir ama gören olamayabilir!’ diyor, herkese ‘millî ve dînî’ saygılar sunuyorum.

KİM İLİM TAHSİL YAPMAK İÇİN BİR YOLA GİRERSE, ALLAH (c.c) O KİŞİYE CENNETİN YOLUNU KOLAYLAŞTIRIR.

Hadis-i Şerif

İLİM ÇİN’DE DE OLSA ONA TALİP OLUNUZ ÇÜNKÜ İLİM HER MÜSLÜMANA FARZDIR!

Hadis-i Şerif

EĞİTİMİN İLK VE EN İYİ MERKEZİ EVDİR

Samuel Smiles