EkonomiGündemManşetBİR KADININ ÇARESİZLİĞİ!

3 hafta ago

Kadın… Evinin direği, çocuklarının annesi, fedakâr, cefakâr, yeri geldiğinde ailesi için her şeyini feda edebilecek bir varlık. Özellikle son yıllarda yaşanan kadına şiddet ve kadın cinayetleri bu kadar değerli olan varlıkların aslında eşlerinin yanında ne kadar değersiz, hayatlarının ne kadar ucuz olduğunun bir göstergesi.

Gül Eren’de işte bu kadınlardan bir tanesi. Çok küçük yaşta evlendirildiği eşi tarafından sürekli şiddet gören, aldatılan ve eşinin her gün alkol alarak eve gelmesine çocuklarına, kendisine yapılan eziyetlere dayanamayıp henüz 23 yaşında iken eşini öldürüp hayatının en güzel yıllarını cezaevinde geçiren bir kadın. 3 yıl önce 15 yıllık hükmünü doldurup cezaevinden çıkan ama hayatın asıl zorluğunu 3 yıl önce yaşamaya başlayan genç kadın, hükümlü damgasından dolayı kendisine hiçbir yerde iş verilmediğinden şikâyetçi.

Hayat bundan sonra da bana gülmemeye devam etti

Genç kadın Gül Eren; “23 yaşında eşimin alkol alarak sürekli bana ve çocuklarıma şiddet uygulamasına, beni aldatasına, bize bakmamasına dayanamayarak, eşimi öldürdüm. 15 yıl ceza aldım. Ben cezaevine girdiğimde oğlum 9 yaşında, kızım ize 2 yaşında idi. Kızım bir müddet cezaevinde yanımda kaldı ve ben bu ortamda büyümesini istemediğim için kızım ve oğlumu anneme, kardeşlerime emanet ettim. 15 yıllık cezamı tamamladım ve 3 yıl önce cezaevinden çıktım. Tabi ömrümün 15 yılı cezaevinde geçti. Dışarıda neler olduğunu nelerin değiştiğinin farkında değildim. Dile kolay koskoca bir 15 yıl. İş ortamları değişmiş, Burdur değişmiş, küçükler büyümüş, bir çok yakınım ölmüş. Ben sudan çıkmış balık gibiydim. Tabi çocuklarımda büyüdü bu arada. Dışarı çıkınca en büyük desteğimde onlar oldu zaten. Babalarından gördüğüm işkenceyi oğlum 9 yaşında olduğu için çok iyi biliyordu ve bana bu konuda hiç kızmadılar ve kin duymadılar. Hayat bundan sonra da bana gülmemeye devam etti. Bu defa işsizlik sorunu, maddi sıkıntılarım başladı.

Tek sorun benim hükümlü olmamdı

Gittiğim, başvurduğum hiçbir iş yerinden olumlu cevap alamadım. Her iş yeri yaşımı ve öğrenim durumumu bahane etti. Aslında tek sorun benim hükümlü olmamdı. Bizler bir suç işlemiş ve bu suçun cezasını çekmiş bayanlarız. Kimse isteyerek ve keyfi bir cana kıymaz. Bu özellikle bir yakının sa. Benim yaşadıklarımı ve çektiklerimi de kimse bilemez. Biz sadece insanların gözünde bir katil olarak damga yiyoruz ve bu ölünceye kadar böyle gidiyoruz. Kimse sormuyor ki neden katil oldun, neden cana kıydın, neler yaşadın, cezaevinde nasıl 15 yıl geçirdin.

Herkes gibi normal bir hayatımız olsun istiyoruz

Herkese çok kolay gibi geliyor bazı şeyler. Şu an ben babamdan aldığım 300 TL yetim maaşı ve hasta annemle köyde yaşayarak geçiniyorum. Birkaç tavuk aldım. Onların yumurtası, erişte, tarhana yaparak ekmek parası kazanmaya çalışıyorum. Biz hüküm giymiş ve cezaevinden çıkmış bayanlar için bir proje hazırlansın, iş imkânı sağlansın ve topluma tekrar kazandırılsınlar istiyorum. İnsanların birçoğu maddi imkânsızlıklardan dolayı suç işliyor. Bizler toplumdan dışlandıkça daha çok suç işlemeye meyilli oluruz. Bizlerin elinden tutulması lazım. Benim gibi bir çok cezaevinden çıkmış ve hükümlü olduğu için işe giremeyen bayan var. Sizler aracılığı ile Devlet büyüklerimize sesleniyorum. Bizler cezamızı çektik ve bundan sonra herkes gibi normal bir hayatımız olsun istiyoruz. Bizlere yardım edin ve bizlere sahip çıkın. Her suç işleyen kadının hayatının arkasında bilin ki kocaman bir dram ve acı var” diye konuştu.

Kodlama : SadeMedia Interactive