Lösemiyle mücadele eden çocukların ve ailelerinin yaşadığı zorlu süreci anlatan “Kelebek Misali Rumeysa” adlı kitap yayımlandı. Yeter Şentürk tarafından kaleme alınan eser, Türkiye’de lösemi hastalarının tedavi sürecini bir annenin gözünden detaylı şekilde anlatan ilk ve özel yayınlardan biri olarak dikkat çekiyor.
384 sayfalık eser, yalnızca bir hastalık günlüğü değil; sevginin, sabrın, umudun ve bir annenin evladına duyduğu derin bağlılığın satırlara yansıdığı duygusal bir yaşam tanıklığı niteliği taşıyor.
Yeter Şentürk, lösemiyle mücadele eden kızı Rumeysa’nın hayalini gerçekleştirmek için bu kitabı kaleme aldığını belirterek, “Hastalık sürecini anlatan bir kitap yazmak istiyordu 11 yaşındaki kızım. Onun hayalini gerçekleştirmek ve verdiğimiz mücadeleyi anlatmak istedim” ifadelerini kullandı.
Kitapta yalnızca Rumeysa’nın hikâyesi değil; aynı zamanda hastane koridorlarında umut arayan binlerce anne, baba ve çocuk hastanın yaşadığı ortak mücadele de yer alıyor. Tedavi sürecinde yaşanan zorluklar, hastane günleri, ailelerin sessiz acıları ve dayanışma örnekleri samimi bir dille okuyucuya aktarılıyor.
Eserde, lösemi tedavisinin yalnızca tıbbi bir süreç olmadığına dikkat çekilirken; sevgi, sabır, dua ve manevi dayanışmanın da bu mücadelenin önemli bir parçası olduğu vurgulanıyor.
Kitabın tanıtım metninde, Türkiye’de özellikle lösemi ve kan kanseri sürecini yaşayan ailelerin deneyimlerini aktaran yayınların yok denecek kadar az olduğuna dikkat çekilerek, “Kelebek Misali Rumeysa”nın bu alanda önemli bir boşluğu dolduracağı ifade edildi.
Lösemi hastaları ve aileleri için bir “başucu rehberi” olarak değerlendirilen kitapta; yeni tanı almış ailelere moral olacak birçok yaşanmışlık, tecrübe ve duygu yer alıyor. Sağlık çalışanları, doktorlar ve hemşireler için de önemli bir farkındalık eseri niteliği taşıyan kitap, organ ve ilik bağışının önemine de dikkat çekiyor.
Duygu yüklü anlatımıyla öne çıkan “Kelebek Misali Rumeysa”, hem yaşanmış gerçek bir hikâyeyi okuyucuyla buluşturuyor hem de lösemiyle mücadele eden çocuklar için toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.





