BölgeEkonomiGündemİlçeManşetBir an önce tarım politikası oluşturulmalı

2 ay ago

Burdur Ziraat Odası Başkanı Kemal Kubilay, Son- bahar mevsimi yağışları, çiftçinin sıkıntıları, Burdur tarımının gelişmesi için yapılacak çalışmalar ve Ziraat Odası olarak yaptıkları projeler hakkında gazetemiz Muhabiri Filiz Eryılmaz’a konuştu.

Burdur Ziraat Odası Başkanı Kemal Kubilay: “Güz mevsimi dediğimiz bu günlerde tüm hasatların ekilmesi, tohumların toprakla buluşması lazım. Ama güz döneminin kurak geçmesinden dolayı daha çiftçilerimiz tohumlarını toprakla buluşturamadı. İnşallah bundan sonra yağışları bekliyoruz. Burdur ve çevre köylerde sondajı olan çok az üretici var. Sondajı olsa da elektrik fiyatlarının artmasından dolayı gerçekten çiftçimiz mağdur.

Bu üretilen 2019 yılındaki ürünlerden de bu açıkgözle görülmektedir. Çok arazi boş kalmaktadır. Buda elektrik, su, mazot, gübre, tohum fiyatlarının aşırı şekilde yükselmesinden dolayı çiftçimiz tarlaya küsmüş durumdadır. Bunu acilen hükümetimiz ve Tarım Bakanımız acilen çiftçiyi tekrar tarlayla barıştırması lazım. Gün geçtikçe hayvancımız hayvanına, çiftçimiz toprağına nefretle bakmaya başladı. Bizim çiftçimiz kadir kıymet bilen Allah bereket versin demesini bilen, zarar bile etse toprağına, hayvanına küsmeyen bir toplum ama gittiğimiz köylerde, arazilerde çiftçimiz çok mağdur. Artı banka borçları, ödeyemeyecek durumda. İcraya düşen çok fazla çiftçimiz var. Köylümüzün yüzde 96’sı bankalara, Tarım Kredi Kooperatiflerine borçlanmış. Biz burada odamızda da yaşıyoruz. Oda üye aidatını ödeyemeyen veya gübre, tohum almış borçlarını ödeyemeyen ve her gün beni arayan çiftçilerimiz var. Ama bu konuda biz oda olarak ta üzerimize düşeni fazlasıyla yapıyoruz. Bundan bir ay önce Tarım Bakanlığımızın yetkilileri ve Ziraat Odaları Genel Başkanı dahil tek dediğimiz şey çiftçilerimize devletimizin ve hükümetimizin ilgilenmesi lazım.

Araç olmasa, traktör, bina olmasa olur ama gıda olmazsa hiçbir şey olmaz. Su olmadığı zaman hiçbir şey olmaz. Ondan dolayı bizim köylümüze, çiftçimize sahip çıkmamız lazım. Sahip çıkmamız için de mazot, gübre, tohum fiyatlarının acilen düşmesi lazım. Düşürmezlerse de çiftçimize süspanse edilmesi lazım. Desteklerin artması lazım. Eğer bu sene Tarım Kredi Borçlarının, banka borçlarının ertelenmesi halinde ben çiftçimizin yüzde 50’sinin tarlaya gidemeyeceğini, tohum atamayacağını, traktörüne mazotu koyamayacağını söylüyorum ve bunları birebir hep birlikte göreceğiz. Yani işimiz siyaset değil. Ben siyaseti sevmeyen biz Ziraat Odası Başkanı olarak Devletimizin, hükümetimizin bunlara sahip çıkması lazım. Hakikaten çiftçinin durumu yürekler acısı. Köylere gittiğimiz zaman gübreyi, tohumu alamadığını, mazot almak için petrolcünün yanına gidemediğini birebir duyuyoruz. Tarım Bakanımızı, Sayın Cumhurbaşkanımızı, yetkilileri, Milletvekillerimizin tek eğileceği konu bu. Yemezsen, gıda olmazsa olmaz. Bina yapılmasa da olur. Ben bunu her yerde özellikle söylüyorum. Ama önemli olan söylemek değil Ankara’daki kişilerin buna eğilmesi lazım” diye konuştu.

Biz kendi kendimize yeteriz

Başkan Kubilay: “Burdur Bölgesi çiftçiliğin yanında hayvancılıkta yapan bir bölge. Hayvancılığı çiftçilikten ayırmak mümkün değil. Hayvancılık ile çiftçilik iç içedir. Çiftçilik olmazsa hayvancılık olmaz. Sadece bizim bölgemizde yem fiyatlarının yüksek olmasından dolayı, bazı firmaların süt alıp, yemi benden alacaksın diye baskı yapmasından dolayı buğday ekimini kaldırdı. Sadece yem bitkisi ekiyor. Yem bitkisini de yeşil bir şekilde balya yapıyor. Olay hayvanımın karnını ucuza doyurabilirim düşüncesi. Şunu da söylemek istiyorum Türkiye’nin dışardan et getirmesine gerek yok. Türkiye’nin dışardan sütte getirmesine gerek yok.

Biz kendi kendimize yeteriz. Ama her ne hikmetse, medyadan da duyuyoruz, önümüzdeki günlerde et ihalesi olacak. Türkiye’nin, üreticimizin, hayvancımızın etine sen sahip çıkmıyorsun, etini kesmiyorsun dışardan et getiriyorsun. Bunlar tamamen yanlış. Tüm firmalarda sütünü alırsam yemi benden alacaksın diye bir diretme. Böyle bir şey olamaz. Eğer ben hayvancılık yapıyorsam sütümü vereceğim, yemi istediğim kişiden alacağım. Ben bunları Milletvekillerimiz de diyorum. Diyorlar ki serbest ekonomi sistemi. Dünyanın hiçbir yerinde serbest ekonomi sistemi diye bir şey yok. Sadece Türkiye’de mi var serbest ekonomi sistemi. Biz Avrupa’nın birçok ülkesine de gittik. Oralarda da yok. Geçtiğimiz gün Sayın Valimizin nezdinde bir toplantı vardı. Avrupa Birliği Projesi tanıtımıydı bu. Çoban Köprüsü adı altında bir projemiz kabul edilmiştir. Proje ortakları, Yunanistan, Sırbistan, İspanya. Bu üç ülkede küçük baş hayvancılık geliştiği için, bölgemizden bayanlardan olu- şacak bir heyet bu ülkelere giderek çobanlık mesleği nasıl yapılıyor öğrenecekler. Burada da öğrendiklerini uygulayacaklar.

Biz geldiğimiz günden bu tarafa Ziraat odası başkanı olarak oturmuyoruz, ne söz verdiysek hepsini yerine getiriyoruz. Bunu herkes böyle bilsin. Zaten gübre, tohum satışlarımız mevcut. Bunun yanı sıra zirai ilaç bayimizi açıyoruz. Yerimizi tuttuk. Zirai ilaç, fide, fidan satışlarımız da başlayacak. Önümüzdeki günlerde buranın açılışını da yapacağız. Biz proje üretiyoruz. Önceki dönem başkanlığımda gölün çekilmesi ve çekilen alanların tarım alanına kazandırılması ile ilgili bir projem vardı. Bu projem yarım kalmıştı. Şimdi onu hayata geçirmek için çalışmalara başladım. Bu konuyu Sayın Milletvekilimiz Bayram Özçelik ile görüştüm. Oda olumlu baktı. Proje hayata geçirilirse, o alanda suya ihtiyacı olmayan yem bitkileri ekimi yapılması için çiftçilerimize kiraya verilebilir. İleri günlerde bununla ilgili çalışmalarımız yoğunlaşacak. Çiftçilerimiz ile sürekli diyalog hailinde olup onların sorunları ile yakından ilgilenmeye çalışıyoruz. Bundan sonra farklı projeler daha üretecek Burdur Ziraat Odasını en iyi yere getirip, çiftçimize daha kaliteli hizmet verme yolunda ilerleyeceğiz” diye konuştu.

Kodlama : SadeMedia Interactive