GündemİlçeManşetTurizmSalda Gölü Bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu

1 hafta ago

Burdur’un Yeşilova İlçesi’nde bulunan ve Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinen Salda Gölü’nde yapılacak Millet Bahçesi projesine ilişkin açılan davada, bilirkişi raporu hazırlanarak Isparta İdare Mahkemesi’ne sunuldu.

Salda Gölü’ne yapılması planlanan Millet Bahçesi projesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın plan değişikliğine karşı açılan davada, bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu.  Raporda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 12.09.2019 tarih ve 212884 sayılı olur’u ile onaylanan Salda Gölü ve Çevresi 1/25000 ölçekli Çevre Düeni Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı değişkliği ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliğinin, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve tekniklerine, kamu yararına, ilgili mevzuata uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır” denildi.

 Raporda yer alan ‘Planlama Açısından Değerlendirme’ bölümünde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 30.05.2019 gün ve 130605 sayılı olur’u ile onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına askı süresi içinde yapılan itirazlar sonucu değişiklik yapıldığı ve plan değişikliklerinin Çevre ve Şehricilik Bakanlığı’nın 12.09.2019 tarih ve 212884 sayılı olur’u ile onaylandığı belirtilerek “Plan değişiklikleriyle sit alanının bütününü olumsuz etkileyecek, mevcut korunması gerekli değerleri bozacak ya da yok edecek yönde yeni işlev dönüşümleri yapılmadığı, yapılan Çevre düzeni planı değişikliğinin Çevrfe Düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü bozmayacak nitelikte ve çevrenin korunması esasına dayanılarak yapıldığı, koruma amaçlı imar planı değişikliklerinin koruma amaçlı imar planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünün bozmayacak nitelikte olduğu, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayandığı, karmu yararının  vd eoğal değerlerin korunması ve yasal zorunuluk nedeniyle yapıldığı, Plan değişikliklerinin birbirine ve Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli üst çevre düzeni planına uygun olduğu, Dava konusu planlamanın yoğunluk, ulaşım, çevresel etkiler, yapılaşma, turizm ve sosyal donatı gibi unsurlar açısından olumsuz etkilerinin bulunmadığı, Dava konusu planlamanın yoğunluk, ulaşım, çevresel etkiler, yapılaşma, turizm ve sosyal donatı gibi unsurlar açısından olumsuz etkilerin bulunmadığı, 1’inci Derece Doğal Sit Alanı’nda yapılaşma kararı bulunmamakla birlikte, 2’inci Derece Doğal Sit Alanında (kıyı şeridinin ikinci bölümünde kentsel tasarım alanlarında) yapılaşmaya olanak sunan rekreasyon alanlarının planlandığı, rekreasyon alanları için belirlenen emsal 0,05 yapılaşma koşulunun Planlı İmarlar Yönetmeliği’nde rekreasyon alanları için tanımlanan yapılaşma hakkı olduğu, bu emsal oranının Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının plan hükümleri 6.6 maddesine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla rekreasyon alanları için hem yapılaşma koşulu hem de öngörülen kullanımların bölgenin doğal yapısına zararının olmayacağı, Planlamanın Çevre, Orman, Kültür ve Tabiat Varlıkları Mevzuatı ile Kıyı ve Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği hükümlerine uygun yapıldığı değerlendirilmiştir”denildi.

Raporun “Orman Mühendisliği Açısından Değerlendirme” bölümünde ise, “Millet Bahçesi ve Milelt Bahçesine Ait Donatılar ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi başlıklı ihale ile alanda yapılacak tesislerin revize edilmiş projeye göre yapısal ve konumsal özellikleri dikkate alındığında ve ayrıca sahanın son yıllarda popüler hale gelmesi ile birlikte artan ziyaretçi baskısı ve bunun sonucu olarak yapılan düzensiz faydalanmanın disiplin altına alınmış olması olumlu görülmüş ve idare tarafından Salda Gölü’ne ait değerlerin korunmasına yönelik güçlü bir iradenin ortaya konulduğu anlaşılmıştır. Yapılacak birimlerin tek katlı, ahşap, takılıp sökülebilen malzemeden olması, temelsiz yapılacak birimlerde herhangi bir beton imalatın bulunmaması ve bu birimlerin ülkemizde farklı koruma statüsüne sahip bir çok yerde ziyaretin ve ziyaretçilerin düzene konulması ve disipline edilmesi amacıyla yapıldığı açıktır. Neticede planlama yapılırken ormancılık yönüyle mevzuata uygun çalışma yapıldığı ve orman alanlarının mevcut niteliğinin korunduğu, askı itirazları sonucu revize edilen projenin orman alanlarına ve bitki örtüsüne zarar vermeyeceği tespit edilmiştir” denildi.

Raporun Jeoloji Mühendisiliği Açısından Değerlendirme bölümünde ise “Bilimsel veriler ışığında yapılan değerlendirmelere göre; özellikle Kıyı Kenar Çizgisi içerisinde kalan alanların antropojenik etkilerden uzak tutulması gerekmektedir. Plan değişikliklerinde öngörülen rekreasyon alanlarının bölgenin jeolojik yapısına yararının olmayacağı değerlendirilmektedir” görüşüne yer verildi.

Raporun “Çevre Mühendisliği Açısından Değerlendirme” bölümünde ise, “yapılan değişiklikle yoğun yapılaşmanın engellendiğinden dolayı çevresel risklerin de azaldığı, yapılan düzenlemelerin Çevre mevzuatı ve Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği hükümlerine uygu olduğu, Sulak Alan Bölgelerinin (Sulak Alan Bölgesi, Sulak Alan Mutlak Koruma Bölgesi ve Sulan Alan Ekolojk Etkileme Bölgesi) planlara aktarıldığı, Yeşilova Hlak Plajı ve Beyaz Adalar Bölümünde yer alacak olan büfe, kafe, rostoran, yönetici-sağlık ünitesi, yerel halkın yöresel ürünlerini satacağı satış yapısı, giyinme-soyunma yerleri, mescit, cankurtaran birimlerinin hava kirliliği, gürültü kirliliği, su kirliliği, görüntü kirliliği ve diğer çevresel özellikler bakımından yüksek riskler taşımadığı, 2872 Sayılı Çevre Kanunu ile ilgili yönetmelikler ve diğer mevzuat kapsamında yer alan hükümlere uyma yükümlülüğünün devam ettiği, mevzuatta öngörülen önlemlerin alınması ve sıfır atık projesinin uygulanması durumunda alıcı ortama olan yüklerin çevre mevzuatında öngörüen seviyelere düşürülebileceği kanaatina varılmıştır” denildi.

Öte yandan Bilirkişi raporuna itiraz edildi. Rapora itiraz eden Antalya Barosu Avukatlarından Münip Ermiş, Salda Gölü Özel Çevre Koruma alanına yönelik, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının iptali istemiyle dava açıldığını belirtti.

Ermiş “Salda Gölü, göl aynası çanak ve hidrolojik özellikleriyle, göl havzası içerisindeki kara-hava sahasının bütünlüğü, yeraltı suları, göle ulaşan yüzey suları özetle doğasıyla bütünlük içerisindedir. Dava konusu planlamanın göl havzası içerisinde olması Salda Gölü’nün nasıl oluştuğuna, dünyaca ender jeolojik ve biyolojik yapının yanı sıra; kırılgan ve çok hassas olan doğal oluşumua bütünlük içerisinde bakıldığında, dava konusu olan turizm ve sosyal donatıların planlamasının gerçekleştirilmesinin neden olacağı aşırı ilgi Salda Gölü’nün suyunun ışık geçirgenliğie, kalitesine, dolayısıyla da hidromanyezitli tortul kayaçalrının oluşumuna olumsuz etki yapacaktır. Rapor bu yönlerden çok eksik ve gerektiği gibi irdelenmiş olmakla kabulü mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle dosyaya sunulan bilirkişi raporu hükme esas alınamayacağı için içinde hidrolog, limnolog, biyolog ve alanında jeolog (jeosit uzmanı) bilirkişi heyeti oluşturularak yeniden keşif yapılmasını istedik” dedi.

Kodlama : SadeMedia Interactive