ManşetSiyasetBaşkan Ercengiz: “BURDUR’UN GELECEĞİNE KATKI KOYACAĞIZ”

4 ay ago

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Burdur Belediye Başkanlığı yarışının galibi, ikinci kez başkanlık görevine seçilmeyi başaran Ali Orkun Ercengiz, 17 Nisan 2019 Çarşamba günü düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında şehrimizdeki basın mensuplarıyla buluştu.

Başkan Ercengiz İstasyon Park’taki konuşmasında değerlendirmelerde bulundu. Üç buçuk ayı aşkın seçim kampanya dönemini, seçim sonuçlarını ve seçim sonrasındaki yirmi günlük süreci geniş bir şekilde ele alan Başkan Ercengiz, yine pozitif mesajlar verirken, yapıcı bir dil kullandı.

Başkan Ercengiz konuşmasında şunları söyledi:

“Bugün Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın ölüm yıl dönümü, kendisini rahmetle anıyoruz. Ayrıca bugün Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümü. Bu da benim açımdan çok önemli. Bugün yaşadığımız aslında tarım ve hayvancılığın temel nedenlerinde yatan en büyük unsur Türkiye’nin üretimden uzaklaşması. Köylerin boşalmış olması, köylerin üretimdeki maliyet artışlarına bağlı kalarak, ya da onu bahane göstererek köylerden kente göç neticesinde, üretimin neredeyse bitme noktasına gelmiş olması maalesef bizim dışa bağımlı olmamızı, ithalat, ihracat arasındaki dengesizliği ve üreten toplumun, tüketen topluma dönüşmesinin nedenidir. Köy Enstitüleri neden önemliydi burada diye sorarsanız? Orada yetişmiş insan gücünün köylerine dönüp 18 bin köy çocuğunun köylerde insanını eğitmesiyle başlayan 16 yıl süren süreçte Türkiye aslında üreten devlet olmuştur. Kendi kendine yetebilen 7. ülke olma unvanını işte bu gerekçe ile belki alabilmişti.

31 Mart akşamı meydanda toplandığımızda bir cümle kurdum. Seçimde ne olduysa oldu. Birşeyler yaşandı, herkes kendine göre taraf oldu. Seçimler belli bir tavrı ortaya koymak için yapılan işlerdir. Prensip olarak biz Cumhuriyet Halk Partisi ve ilerleyen süreçte İYİ Parti ile kurulan ittifakta kötü söz ve seviyesiz siyaset yapmayacağımızı başında belirtmiştik. Buna da gayret gösterdik. Tüm yaşananları 31 Mart akşamı, her şeyin üzerine bir sünger çektiğimizi ve 1 Nisan sabahı artık iş zamanı olduğunu, iş’ten başka bir düşüncemiz olmaması gerektiğini ve kentin siyasi ve bürokratik bileşenlerinin bir araya gelerek, bu kentin geleceği için ortak katkı koyması gerektiğini söylemiştim ve bu sözümün de arkasındayım. Bu söz benim için sadece 31 Mart akşamı Meydan’dan söylenmiş bir cümle olarak kalmayacak. Biz 1 Nisan sabahı görevimizin başındayız derken, 8 Nisan’da mazbatamızı alabildik. 8 Nisan’dan bu yana çok şükür seven sayan rutin sayabileceğimiz ziyaretlerle birlikte Belediyemizin oldukça fazla ilgi gördüğünü biliyoruz. Derdimiz tabi vatandaşımıza o kampanya döneminde yaklaşık 120 günlük süreçte onlardan aldığımız geri bildirimler daha iyi hizmet edebilmek profilini oluşturmak ve hem idari kadromuzda, hem işleyişte bazı revizyonları yapacağımızı, müdür ve görevli arkadaşlarımızla, mevcut yönetim anlayışımızla, belediye meclisindeki arkadaşlarımızla siyasi partimizin il ve ilçe başkanıyla değerlendirdik. Önümüzdeki süreçte mutlaka sahadan aldığımız bilgileri değerlendirmek adına bazı müdürlüklerde revizyon yapacağız. Yeni döneme yeni soluktan ziyade, vatandaşımıza hizmet etme noktasında, vatandaşımızın iletişimde problem yaşadığı, beklentisine yüzde yüz karşılık bulamadığı, belkide; belli ölçüde arkadaşlarımızın son dönemin meşhur tabiri metal yorgunluğu gelişen arkadaşlarımıza da, onlarında gönlünü ve kalbini kırmadan onlarla birlikte bu kararı vereceğiz.

İnşallah önümüzdeki süreç Burdur için çok daha iyi şeylerin yapılacağı bir süreç olacak. İktidar partisi Milletvekillerimizin, ilimizin milletvekilleri olduğunu düşünerek hareket edeceğini düşünüyorum. Çünkü; seçim kampanyası döneminde bölgemize oldukça fazla siyasi ziyaretçisi yaşadık ve bu gelen ziyaretlerde hem bürokratlar, hem siyasetçiler, hem üst siyasetçiler Burdur’a bir takım taahhütlerde bulundu. Biz bunların arkasını bırakmayacağız. Çünkü; verilen sözler sadece kendi adayının seçilmesi halinde olması gereken sözler değil, Burdur’un geleceğini ilgilendiren sözler olduğu için, bu sözlerin tutulması siyasi etik açısından son derece önemlidir. Kişiler kaprisler, ihtiraslar veya gelecek kaygıları bu kentin kaderinden daha önemli olmamalıdır. Biz hep kibirden, öfkeden uzak duracağımızı söyledik.Biz bunu seçim kampanya döneminde yaptığımız gibi bundan sonrada yapmaya gayret göstereceğiz.

Ne zamanki kutsal değerlerimize yaptığımız siyasetten ötürü hakaret edilmediği sürece, kutsal değerlerimizin sürekli göz önüne getirilmeye çalışılıp sıradanlaştırılmaması üzerine talebimize karşılık verilmediği sürece, verilmezse eğer bizde bu konuda tavrımızı netleştireceğiz. Yaptığımız işleri eleştirmek yerine özel hayatımızı sürekli irdeleyen, çoluğumuz, çocuğumuzu, ailemizi siyasete malzeme edenlere de en sert şekilde cevap vereceğiz.

Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Biz bu konuda üç buçuk aylık seçim periyodunda gördük ki zafere giden her yol mubah diyen anlayış halkta karşılığını bulmadı. Yani; bu yol doğru bir yol değil. Buradan da kişilerin, kurumların, siyesi partilerin kendine göre ders çıkartıp öz eleştiri yapması gerekir. Çünkü; artık ne Türkiye kamuoyu, ne Burdur halkı ki, Burdur halkı hiçbir zaman sevmedi zaten kavga eden siyasetçiden hoşlanmıyor. Kavgayı yasallaştıran siyasetçiden veya bunu bir hak gören siyasetçiden hiç haz etmiyor. Zaten bunu da 31 Mart seçimlerinde gayet net gördük. Biz işbirliği dedik, birlikte dedik, birlikte başarmak dedik. Bu konuda kapımız, gönlümüz ve kurumumuz herkese açık. Eksik arayan değil, eleştirileri ile bizi doğruya yönelten siyasi anlayış, bizim için daha itibarlıdır. Yani eksik arayalım, buradan bir şey çıkartalım kamuoyu önünde rezil edelim. Bu doğru bir kovalama şekli değil. Biz yapıcı her türlü eleştiriciye karşılık vereceğimizi baştan ifade etmiştik. Bunun da tarafı olacağız. Sağlamcı gitmeye devam edeceğiz.

Tabi bu seçimlerin kısa bir özetini de yapmak istiyorum. Ülkede gördüğünüz üzere birçok Belediye el değiştirdi. Yani bu daha çok muhalefet lehine değişen bir değişim oldu. Özellikle Türkiye’nin büyükşehir belediyelerine ve büyük kentlerine baktığımızda nüfusun ve ekonominin ciddi anlamda yönetildiği Belediyelerin el değiştirdiğini CHP’ye geçtiğini görüyoruz. Burada birkaç neden belki sıralanabilir, ama bence çok önemli olan tehdit dilinin ve insanların özgürlüğünün bir şekilde sıkıntıya girdiği düşündüğü algısı, bence bu seçimlerin en temel nedenlerinden bir tanesi oldu sonucu etkileyen.

Ekonomik kriz olarak bizim adlandırdığımız, ama iktidar partisinin ekonomik kriz yok dediği, pazarda soğanın 10, patatesin 6 lira olduğunun gerçeğini de bu seçimin sonuçlarına etki ettiğini ifade etmek isterim. Bu da çok önemli faktördü.

En önemlisi 2018 yılının seçim icadı dediğimiz ittifaklarla gidilen seçimin 2018-24 Haziranın da her ne kadar iktidar partisine yaramış gibi gözükse de 2019 yerel seçimlerinde çok da işine yaramadığını açıkça gördük. Sayısal bir takım değerlendirmeler yapılabilir. Şimdi siyasetçi olarak bir tarafından baktığımız zaman kendimizi haklı çıkaracak bir takım sayısal değerler çıkartabiliriz, ama şu kesin ki, vatandaş bizim Genel Başkanımızın ve Meral Akşener’in de ifade ettiği gibi iktidar partisine bu yerel seçimlerde bir sarı kart gösterdi.

Buradan her siyasi parti açısından çıkarılacak dersler vardır. Bizim bir başkası adına değil kendi adımıza çıkarılacak bir ders vardır. İktidara giden yol yerelden giden yoldur. Yerel seçimde şımarmadan hakça, adaletçe, adaletlice ve vatandaşını ötekileştirmeden yapılacak her türlü yerel hizmetin iktidara giden yolda çok etkili olacağını düşünüyorum.

Seçilmiş tüm belediye Başkanlarına, İl Genel Meclisi Üyelerine, Belediye Meclisi Üyelerine ben 2019-2024 döneminde başarılar diliyorum. Özelinde Burdur, genelinde Türkiye hepimizin. Kimsenin kimseden ne fazlası ne de eksiği var. Temelinde insanız. Yaratılanı yaradandan ötürü seviyoruz. İnsana hizmet etmek için bu görevlere talip olduk. Başka bir şey düşünmemizde mümkün değil. İnşallah kol kola gireceğiz, Burdur’umuza hizmetleri beraber getireceğiz.”

Filiz ERYILMAZ

Kodlama : SadeMedia Interactive