AK Parti Burdur İl Başkanlığı, Basın Bayramı sebebiyle il genelinde görev yapan basın mensupları ile bir araya geldi. AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi ve Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel programda konuşma yaptı.

AK Parti Burdur İl Başkanlığı tarafından 24 Temmuz Basın Bayramı sebebiyle Burdur il genelinde görev yapan basın mensuplarına kahvaltı programı düzenledi. Programa AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi, Milletvekili Bayram Özçelik, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık, Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Okan, Kadın Kolları Başkanı Zeliha Bağcı, Gençlik Kolları Başkanı Yunus Erkan, Belediye Meclisi Grup Sözcüsü Cihat Çavuşoğlu, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve basın mensupları katıldı.

Sırasıyla Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi ve AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik’in programdaki konuşmalarından pasajlar şöyle;

“Mevcut basın yasasına eklemeler değil internet yasasının da gereklerine ve ihtiyaca göre yeniden tanımlanmasını talep ediyoruz”

Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, “Gazetecilik Meslek Yasası çok önemlidir. İnternet çağımızın olmazsa olmazı çok gelişen bir mecradır. Bu noktada da hükümet adım attı. İnternet Yasası ama orada da görüyoruz ki mevcut basın yasasının yanına internetle ilgili düzenlemeler açıkçası tam anlamıyla kamuoyunu ikna etmiş değildir. İnterneti de kabul ediyoruz zaten internetin de yasal bir düzenlemeye ihtiyacı var ama bize göre yazılı basın, RTÜK nasıl görsel medyayı düzenliyorsa internet medyasının da ayrı bir düzenlemeye ihtiyacı vardır. Mevcut basın yasasına eklemeler değil internet yasasının da gereklerine ve ihtiyaca göre yeniden tanımlanmasını talep ediyoruz.”

“Hükümetimizin, basının sorunlarına büyük bir gayretle parmak basacağını ümit ediyoruz”

AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi, “Hükümetimiz vekillerimiz basınla ilgili yasal düzenlemeleri yapmak için büyük gayret göstermeliyiz. Çalışmalar var ama tabi ki internet, sosyal medya gerçekten günümüzün şu an parçası. Bu konuda yapılacak en ufak adım her kesim tarafından çok dikkatlice izleniyor. Özgürlükler kısıtlanmadan ama insanların da hak, hukuk ve özgürlüklerine de zarar vermeden düzenlemeler yapılması elzem. Çünkü sosyal medya dünyası, internet dünyası gerçekten çok farklı, yalanların da çok olduğu, gerçeklerin kendine yer bulamadığı bir dünya olarak görüyorum. O yüzden çok dikkatlice bu internet ve basın dünyasının tekrardan sağlamca ele alınıp değişimlere de ayak uyduracak bir sistemin kurulması gerektiğine yürekten inanıyorum. İnşallah bu konuda da Cumhurbaşkanımız, Bakanlarımız, Milletvekillerimiz büyük bir gayretle bu soruna parmak basacaklarını ümit ediyoruz. Bazı çalışmalar var ama daha da yapılması gerektiğine inanıyorum.

“İstemezüg yapısına karşı büyük bir mücadele vermeye çalışıyoruz”

AK Parti hükümeti özellikle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 2018’de başladı ve o günden bugüne büyük bir gayretle hem bu yeni hükümet sisteminin uygulamasını yapmaktayız hem de yerelde 2018’den bugüne Milletvekilimiz Bayram Özçelik ile şehrimize birçok yatırımı son 5 yılda kazandırdık. Birçoğu da bitmek üzere. Bu konuda ben vekilimize gerçekten teşekkür ediyorum. Hem Ankara ayağında hem yerel ayakta beraberce hepsini sıkı takip ettik ve şehrimize birçok yatırımı kazandırdık. Ama ben şunu söylemek istiyorum; 2014’te Belediye Meclis üyeliğimden bugüne kadar Burdur’da iki tane yapı var. Bu iki yapıdan birincisi Burdur’a bir şeyler kazandırmak, Burdur’un gelişmesini sağlamak, oturup konuşmak, mücadele etmek, farklı fikirlerin tartışmasını istemek. Bu güzel bir yapı. Diğer yapı da köşe başlarına oturmuş, Burdur’un gelişmesini istemeyen, hep bana Rabbena diyen ve Burdur küçük kalsın, böyle şirin, daha güzel deyip Burdur’un hem göç vermesine sebep olan hem gelişmesini engelleyen hem sanayi hem kültür hem turizm alanında maalesef istediğimiz atılımlara bir türlü bizlere destek olmayan yapı var. İstemezüg yapısı. Yani biz bu yapıya karşı büyük bir mücadele vermeye çalışıyoruz.

“Su ve altyapı problemi bir an önce çözülmeli”

Evet farklı görüşlerimiz var, farklı fikirlerimiz var, oturup konuşabiliriz. Emin olun farklı ortamlar mesela Belediye Meclisi bunlardan bir tanesidir. Belediye Meclisi’ne icracı makamların getirdiği her konuyu bizler konuştuk, tartıştık, kafamızda soru işaretleri varsa anlattık. Ama birçoğuna da destek olduk. Biz asla hayır bu iş olmaz demedik. Kafamızdaki soru işaretlerini hep anlattık. Örnek vereyim Susamlık da bir turizm bölgesi yapalım ve oraya güzel bir otel kazanalım diye proje, fikir geldi ve mecliste biz bu konuyu tartıştık. Kafamızdaki soru işaretlerini hem belediye başkanımıza hem meclis üyelerimize anlattık. Dedik ki ‘biz bu projeye varız’ ama bu Susamlık projesi halka açık olmalı. Eğer biz 5 yıldızlı otel yapalım derken kapısına güvenlik koyup Burdurluyu içeriye almazsak bu projenin karşısında durur her gün kapısında sitemimizi iletiriz dedik. Daha sonra imar planına onay verdik. Ama proje gerçekleşmedi. Keşke gerçekleşseydi, güzel bir tesis yapılsaydı, insanlar oradan daha da faydalansaydı. Ama biz destek olduk. Biz altyapılara da destek olduk. Dedik ki asfalt kredilerinde soru işaretlerimiz vardı. Biz kredileri bazen ret oyu verdik. Dedik ki altyapısı bitmeyen yollara asfalt dökmeyelim, çekincelerimiz var. Altyapı da sıkıntılarımız var. En azından etap etap bitirelim. Sonra asfaltını dökelim. Başkan bey ve yönetimi bizlere çok sitem etti. Diğer oylamalarda da yine çekincelerimizi anlatarak yine destek vermeye başladık. Çünkü çok kullanıldı asfalta bile destek vermiyorsunuz diye. Veriyoruz ama arkadaşlar şehrimizde şu an susuzluk problemi var. Altyapı problemi var. Bunların bir an önce çözülmesi lazım. İLBANK’tan beraber destek alalım, takip edelim, sıkıştıralım. Hepsini bir anda yapamayabiliriz ama mahalle mahalle yapalım. Ama o tarafa bir türlü ayak basamadık, çözüm üretemedik. Biz her mecliste her dönem sonunda bu beyanlarımız tekrar tekrar yine iletiyoruz. Çünkü şu an şehrimizde yine yatırımlar var. Bu yatırımların bir ayağı da altyapıdır. Altyapı eksik olunca her şey zor oluyor.

“Hiçbir şey yapmıyorlar, destek olmuyorlar, önümüzü tıkıyorlar diye bir şey yok”

Bizler istemezüg yapısına rağmen hastanemizi başarılı bir şekilde yapmaya devam ediyoruz. İnşallah seneye Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla açma heyecanımız var. Huzurevini açma heyecanımız var. Engelsiz yaşam merkezini açtık, halk sağlığı binamızı 2018’de açtık. Birçok yatırımımızı gerçekleştirdik. Sonra Burdur Belediyesi’nin içme suyu artıma tesisine destek olduk. Çok az kaldı temiz içme suyuna ulaşacağız. Atıksu Arıtma tesisinin kredisine, finansmanına AK Parti hükümeti olarak kefil olduk ve izin verdik. Nasıl izin verdik Avrupa Yatırım Bankası, Türkiye Cumhuriyeti’ne 150 milyon Euro’luk en ucuz kredilerinden birisini tanımladı. Bu 150 milyon euroyu Burdur Belediyesi talep etti ve hükümetimiz ve vekilimizin gayretleriyle 60-65 milyonluk çok uzun vadeli krediyi hükümetimiz, Burdur Belediyesi için izinlerini, onaylarını, sözleşmelerini, anlaşmalarına yardım ederek destek oldu ve şu an muhalefet ve iktidar partisi beraber bu projeyi gerçekleştirdik. Yani hiçbir şey yapmıyorlar, destek olmuyorlar, önümüzü tıkıyorlar diye bir şey yok. Yok böyle bir dünya. Beraberiz, desteğiz, varız. Hep beraber mücadele ediyoruz.

“2023 seçimlerini Cumhurbaşkanımız öncülüğünde alacağımıza yürekten inanıyorum”

Tabi 2023 seçimlerine giderken siyaset biraz ateşi yükselecek, rekabet ortamı sert geçecek. Ama bizler üslubumuzu bozmayacağız. Burdur güzel bir şehir, küçük bir şehir ama hep birbirimizi tanıyan, ailecek görüştüğümüz bir şehir. Bizler yerelde projeler üzerinden muhalefet yapacağız. İktidar olarak da yine projelerimiz üzerinden yine hükümet olmaya, Cumhurbaşkanlığı’na talip olacağız. Bu konuda da büyük gayret göstereceğiz. AK Parti teşkilatları olarak da şu an yaklaşık 30 bin üyemiz var. 30 bin üyemizle de temas halindeyiz. Gayretli bir şekilde çalışma halindeyiz. Şu an 193 köyümüzde teşkilatlanmamız var. Her köyümüzde başkanımız ve yönetimi var. Yaklaşık ilçelerimiz ve merkezimiz dahil 126 mahallemiz var. Hepsinde teşkilatlarımız var. İrtibat halindeyiz. 2019 seçimlerinde 756 tane sandık vardı, 756 sandık başkanımızı tekrar revize ettik. Şu an toplantılarına başladık. AK Parti teşkilatları şu an seçim çalışmalarına tüm hızıyla başladı. Yoluna devam ediyor. Şu anki etabımızda gönüllü seferberliği şu an gönüllülerimizin listesini yapmaya başladık. Listeleri oluşturup genel merkezimizin koordinasyonunda onları da eğitimlere katacağız. AK Parti teşkilatları olarak 2023 seçimlerine son sürat hazırlanıyor. Burdur’da saha da olan, bütün kılcal damarlara işleyen teşkilat yapısıyla en önde AK Parti var. Her yere ulaşmaya çalışıyoruz. Her yerdeyiz ve inşallah bu heyecanımızla, bu aşkımızla da 2023 seçimlerini Cumhurbaşkanımız öncülüğünde alacağımıza yürekten inanıyor ve sonuna kadar da mücadele etmeye hazırız ve yapmaya çalışıyoruz.”

“Yerel basınımız, Burdur’umuzun kalkınmasında, 193 köyü ile 11 ilçesi, 4 tane beldesiyle her yere dokunan bir habercilik anlayışı, basın anlayışı içerisinde yoluna devam etmesinin sağlanması gerekiyor”

AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, “24 Temmuz Basın Bayramını bir araya gelmeye bahane, sebep kıldık, bir araya gelmeye fırsat oluşturduk. Bu çerçevede 114’üncü yılını kutluyoruz, tebrik ediyoruz. 1908’de başlayan basın bayramının, kutlamaların bundan sonraki yıllarda da uzun süre devam etmesini temenni ediyorum. Türkiye’de yerelde basın ağırlıklı olarak tabi ki ulusal basını hepimiz takip ediyoruz. Ulusal basın birçok sermaye gruplarının kontrolünde ve sahipleriyle zorlukları da olsa güçlükleri de olsa mutlaka onlar kendi takviyeleri ile onlar yoluna devam ediyor. Ama yerel basına baktığımız zaman hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Gelirlerinizin, giderlerinizin ne olduğunu, yaşadığımız ortamların ne olduğunu ne tür faaliyetlerle bir gelir elde etmeye çalıştığınızı yakından bilen bir kardeşinizim. Zorlukları var, güçlükleri var. Gönül ister ki bu imkanlar, özellikle devlet eliyle verilecek imkanların daha da artırılmasını sağlayacak fırsatların ve imkanların yerel basınımıza verilmesidir. En büyük temennim de bu noktada önümüzdeki süreçte bu adımların ben atılacağına inanıyorum. Çünkü basınımız yerelde de olsa halkımızın bilinçlenmesinde, vatandaşın haber almasından ve vatandaşın özellikle seçilmişlerin yönetiminde ve bürokrasinin de yönetimlerini yakından takip ederek, halkın çok iyi bir denetim mekanizmasına girmesine sebep olan en büyük unsurun yerel basın olduğunu özellikle ifade etmek isterim. Yıllardır bunu gerçekleştirdi, bundan sonraki süreçte de yerel basınımız, Burdur’umuzun kalkınmasında, il genelinde bulunan basın mensubu arkadaşlarımızın 193 köyü ile 11 ilçesiyle 4 tane beldesiyle her yere dokunan bir habercilik anlayışı, basın anlayışı içerisinde yoluna devam etmesinin sağlanması gerekiyor.

“Basın mensubu arkadaşlarımızın basınla ilgili istedikleri konularda karşı duramayız, böyle bir lüksümüz olamaz”

Gazeteciler Cemiyet Başkanımızın ifade ettiği gibi basınımızın birçok problemleri, sıkıntıları ve zorlukları var. Bununla ilgili de çok dar bir zamana girildiğinde veya gündeme konular geldiğinde basın mensubu arkadaşlarımız her fırsatta bize bunları aktarıyor. Özellikle Gazeteciler Cemiyeti başkanımızla sosyal medya ve basın yasası meclise geldiğinde ne tür adımlar atılması gerektiğini hem telefon görüşmesiyle hem yüz yüze yaptığımız görüşmelerde hem de bize bilgi notları aktararak ulaştırıyorlar. Bu arada bu konunun üzerinde hassasiyetle duran basın mensubu abilerimiz, büyüklerimiz var. Onlar da her fırsatta, bu süreçte yerel basını ve basın mensuplarının önündeki engellerin, önünde bariyer gibi duran sıkıntıların giderilmesi gerektiği konusunda da bizimle temas halindeler. Biz hiçbir zaman basın mensubu arkadaşlarımızın basınla ilgili istedikleri konularda karşı duramayız, böyle bir lüksümüz olamaz. Çünkü konuşmamda söylediğim gibi hepinizin durumunu çok iyi bilen bir kardeşinizim ve bu süreci de inşallah önümüzde yapılan yasal düzenleme ile sizlerin lehine çıkacak her türlü görüşmelerin, kararların altında imzam olacağını da ifade etmek isterim.

“Hükümetleri attığı manşetlerle sarsan basın varken neden basın meslek yasası çıkarılmadı hala anlamış değilim”

Basın Meslek Yasası çok çok önemlidir, şimdiye kadar çıkarılmamış, çok gecikmiş. Aslında belki basının dördüncü kuvvet olarak Türk siyasetinde en etkili olduğu dönemde bu adımlar niye atılmadı ben bunu kendime soruyorum. Hani bir dördüncü kuvvetti, hükümetleri attığı manşetlerle sarsan basın vardı. Ondan sonra gündemi belirleyen basın vardı, bir ülkenin gündemini bir haftalık, iki haftalık hatta bir aylık attığı manşetlerle belirleyen basın varken neden basın meslek yasası çıkarılmadı hala anlamış değilim. TBMM’de bulunuyorum, başkanlık divanı üyesiyim, başkanlık divanında kanunlar ve yasalar görüşülürken, aynı basın meslek yasası gibi birçok meslek yasasının hala beklemede olduğunu ve yeni çıkarıldığını ve bununla ilgili çalışmaların yapıldığını biliyorum. Yani TBMM’nin kendi teşkilat yasası daha yeni çıktı. Daha milletvekillerinin de bir yasası yok. TBMM’de yasa yapan milletvekillerinin de bir yasası yok. Basınla ilgili olarak yıpranmayla ilgili olarak düzenlemeyi ilk defa getirdik. Basında yıpranma tabi ki var, ülkenin gündemini takip ediyor, biraz önce söylediğimiz maddi durumlar yerinde değil takip etmesi lazım, gazetesini yaşatması lazım, medyasını yaşatması lazım. Bunların bir yıpranma payı olması gerekiyor. Bununla ilgili de adımları atan bir hükümet olduk. Özellikle yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde, İletişim Başkanlığının bu konuda daha etkili olacağını ve ön alacağını da sizlere ifade etmek isterim. Yani kendi başına biliyorsunuz şu anda iletişim başkanlığı gerçekten kamuoyunda çok dikkate alınan ve bu noktada da birçok adımları atan bir başkanlığımız pozisyonundadır. Basın Meslek Yasasına kısa süre içinde öncülük edeceğini ifade etmek isterim. Çünkü hem iletişim başkanımızın hem de teşkilatın bu noktada büyük bir samimiyetle çalıştıklarını da bilen arkadaşlarınızdan birisiyim.

Basın Ahlak kurallarının 28 yıl sonra tekrar düzenlenmiş olması çok önemli”

Bu arada basında malum resmi ilan fiyat tarifesiyle ilgili bazı şeyler ifade edildi. 1 Mart 2022 tarihi itibarıyla bir düzenleme gelmişti ama ondan sonraki süreçte hem enflasyondaki artışlar hem diğer artışlarla beraber buradaki tarifenin çok aşağılarda kalmaya başladığını biz de görüyoruz. Geçen hafta içinde bu konu ile ilgili iletişim başkan yardımcılarımızla bir görüşme yaptığımızda bir çalışma yapıldığını önümüzdeki süreç içinde neticelendiği takdirde yine bu basın ilan tarifesi üzerinde yeniden bir çalışmayı kamuoyu ile paylaşacağını özellikle sizlere iletmem gerekiyor. Bu arada 1994 yılında çıkarılan Basın Ahlak Kurallarının, 28 yıl sonra tekrar Cumhurbaşkanlığımızın tekrar açıkladığı kararname ile beraber yeniden bir düzenlemeye gidildiğini de görüyoruz. Basın Ahlak kurallarının 28 yıl sonra tekrar düzenlenmiş olması çok önemli olduğunu da buradan vurgulamak istiyorum. Basın mensubu olup da vefat eden tüm basın büyüklerimizi rahmet ve minnetle anmak isterim.

“Basının susturulduğu gibi bir şeyle karşılaşmadım”

Muhalefetin basın gündeme geldiğinde en çok konuştuğu konulardan birisi sansür. Yani sansür muhalefetin elindeki konuşulması gereken bir konu. Veya basının susturulduğu meselesi. Konuya baktığınız zaman Türkiye’de basının susturulduğuna veya o cümlenin içerisinde tırnak içerisinde altını doldurmak istediğinizde basının ağzına gelen her şeyi söylediğini, yazdığını görünce Allah Allah diyoruz. O cümleyle altındaki söylenenler birbirine uymuyor. Bu ülkede, ülkenin Cumhurbaşkanına da her türlü şey yazılıyor, çiziliyor. Bu ülkede devletin kurumlarıyla ilgili özellikle hassas kurumlarıyla ilgili yazılan çizilenleri de biz biliyoruz. Hiç susturulduğu gibi bir şeyle karşılaşılmadığını çok net ifade ediyorum. Tutuklanan gazeteciler diye bir ifade kullanıyorlar. Bakın bu kadar yıl meclisteyim, meclisin kürsüsünde de konuşurlar. Derler ki işte Türkiye’de basın mensuplarından 40-46 kişi şu anda tutuklu derler. Daha hiç birisi basın mensubu tutuklu dedikleri kişilerin isimlerini sayıp da mahkeme tarafından hangi suçlarla tutuklandıklarını söylemezler. Ben şahsen duymadım. O basın mensuplarının vatana ihanet mi ararsın, sahtecilik mi ararsın, taciz, tecavüz mü ararsın her şeyin içerisinin dolu olduğunu da görebilirsiniz. Yani eğer öyle bir şey söylüyorsanız o kişilerin şahsi suçlarıyla alakalı, kendi işledikleri suçları basına şamül ederek anlatmanın, hatta devlete ihanet, terör örgütüne yardımcılık ve bunları basın mensubu tutuklu, mahkûm diye söylersen terör örgütüne yardım eden birisini de o listede görürsen bu bizim Türk basınımıza yakışır mı? Bu Türk milletine karşı bir haksızlık değil mi? Dolayısıyla bu da içi doldurulamamış bir ifade olduğunu da özellikle söylemek istedim.”

MUHAMMET FATİH BAŞCI