Depremde atom bombası kadar enerji açığa çıkmış! Merkezdeki şiddetinin 8 olduğu anlaşıldı!
Geçtiğimiz günlerde Balıkesir Sındırgı'da gerçekleşen depremin şiddeti 6.1 olarak ölçüldü ama İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya depremin merkezdeki şiddetinin 8 olarak belirlendiği söylemişti...

Deprem Uzmanı Prof. Dr. Okan Tüysüz, "bu depremin saldığı enerjinin neredeyse bir atom bombası kadar olduğunu söylemek mümkün" dedi. Tüysüz, 20 bin ton dinamit patlamasına eş değer bir enerjiden bahsetti.

Ekran Resmi 2025 10 28 14.39.05

ATOM BOMBASI KADAR GÜÇLÜ!

Tüysüz, "6,1 önemli enerji yayan bir deprem. Burada meydana gelen deprem büyüklüğü atom bombası kadar güçlüdür. Geniş bir alanda hissedilmesi gayet doğaldır" dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, merkez üssü Balıkesir'in Sındırgı ilçesi olan 6,1 büyüklüğündeki depreme ilişkin, "Büyük olasılıkla 10 Ağustos depremi sonrasında belirlediğimiz bu yeni faylar tetiklendi. Bu faylar jeotermal akışkanları kapsayan faylar olduğundan 5'e varan büyüklükte artçı depremler olabilir ve deprem fırtınası yaşanabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Pampal'dan kritik 'Sındırgı' uyarısı: Deprem fırtınasındaki 2 etkeni açıkladı!
Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof. Dr. Süleyman Pampal, Sındırgı bölgesinin jeotermal bakımdan zengin olduğunu söyleyerek, "Sıcak su, sıcak buharların faaliyetleri, bu depremlerin sık olması, deprem fırtınalarının ortaya çıkmasında bir etken olarak karşımıza çıkıyor" dedi.
Prof. Dr. Süleyman Pampal, Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 6.1 büyüklüğündeki depremin 'Simav Fay Zonu' üzerinde gerçekleştiğini söyledi.

Ekran Resmi 2025 10 29 15.23.02

Pampal, "Depremler, Simav Fay Zonu’nun batı ucunda yer alan Sındırgı Fayı üzerinde meydan geliyor. Bu bölge, Akhisar-Bigadiç-Sındırgı üçgeninde yer alıyor. Fay sistemi doğuya doğru Simav ve Afyon'a kadar uzanıyor ve oldukça aktif bir fay zonu. Genellikle 6 ila 7 büyüklüğünde depremler üretiyor. Bu bölgedeki hareketlilik birkaç ayla sınırlı değil. 23 Nisan’da İstanbul'da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremden bu yana bölge hareketli. Ege Denizi'nde bu yılın başında yaşanan deprem fırtınalarının benzeri, şimdi karada Sındırgı civarında yaşanıyor" diye konuştu.

'BURASI JEOTERMAL BAKIMDAN ZENGİN'

Batı Anadolu'nun kabuk yapısının ince olduğuna dikkat çeken Pampal, "Burası hem jeotermal bakımından zengin, sıcak su ve su buharı kaynakları bol ve buradan jeotermal enerji elde ediyoruz. O nedenle önemi de var. Ama bu suların sıcak olmasının nedeni ne? Aktif faylar. Fay yukarıdan gelen yağışla gelen suyu aşağı doğru bırakıyor. O yarıklardan aşağı iniyor sular. Aşağıda da magma yüzeye çok yakın, 15-20 kilometre. O magmanın sıcaklığıyla ısınıp, tekrar yüzeye çıkmak istiyor. O da zorluyor kabuğu. Magmanın (Yeraltında bulunan, ergimiş haldeki kayaçlar) zorlaması, bu sıcak su, sıcak buharların faaliyetleri, bu depremlerin sık olması, deprem fırtınalarının ortaya çıkmasında bir etken olarak karşımıza çıkıyor" dedi.

'BU TÜR DEPREMLER DEVAM EDECEK'

Pampal, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün bölgeye ilişkin birkaç gün önce yayımlanan raporu olduğunu söyleyerek, "Bölgenin kabuk yapısı ve altta magmanın faaliyetleriyle ilgili oldukça güzel bir çalışma. Burada magma odalarının yukarı kabuğa doğru yükseldiği, zayıf yerleri zorladığı açık açık görünüyor. Bu da bize bu Ege Denizi'nin içinde ve Sındırgı civarı başta olmak üzere Batı Anadolu'da meydana gelen depremlerin volkanik magmatik kökenli bir mekanizmayla doğrudan ilişkili olduğunu gösteren bir ipucu. O nedenle bu türden depremler olmaya devam edecek. Batı Anadolu zaten Türkiye'nin en çok deprem olan yeri. Alp-Himalaya deprem kuşağının en tehlikeli bölgesi; Ege Denizi ve iki tarafı Türkiye ve Yunanistan. Ve bizim depremlerimiz Helen Yayı ve Kıbrıs Yayı'nın dışında meydana gelen ki bu Girit-Rodos hattında meydana gelen depremler, 60-70 kilometre derinlikte odak derinliği olan depremlerdir" diye konuştu.

Kaynak: Şadiye Ünal