EkonomiManşetAzminin ve çalışmanın meyvelerini topluyor

3 sene ago

‘On parmağında 10 marifet’ Burdur’daki kadın girişimcilerin hayat hikâyelerini anlattığımız yazı dizisinin bu haftaki konuğu 20 yıldır manavlık yaparak hayatını kazanan Fadime Bülbül.

22 yıl önce eşinden ayrılan ve eşinden ayrıldığı zaman henüz 3 yaşında olan kızına bakabilmek için önce köyde yetiştirdiği sebze ve meyveleri satan Fadime Bülbül bir cesaretle manavlığa atıldığını söyleyerek; “Eşimden ayrıldığımda kızım 3 yaşında bebekti. Ben de 20 yaşında bir anne. Köyde yaşıyorduk. Babamı daha önce kaybetmiştim. İlk etapta annem ile birlikte kendi yetiştirdiğimiz sebze ve meyveleri satarak geçimimi sağlıyordum. Daha sonra annemi de kaybettim. Ben kızımı alıp Burdur’a yerleştim. Köydeki sebzeleri satarak geçimimi sağlamak zorlaşmaya başlamıştı. Manavlık yapmaya ve pazarları dolaşmaya karar verdim. Bu arada kızım biraz daha büyüdü ve okula gidecek yaşa gelmişti. Önce Burdur Hal(inden aldığım sebzeleri Salı günleri satmaya başladım.

Sonra ehliyet ve kendime küçük bir kamyonet aldım. Antalya’dan ve çevre illerden sebze meyve getirmeye başladım. Kamyon alınca ve sebze meyveyi daha fazla getirmeye başlayınca ilçe pazarlarına da gitmeye başladım. Bu işe başlamadan önce ilk etapta ‘yapabilir miyim?, insanlar ne der?’ diye çok şeyler düşündüm. Sonra da kaybedecek bir şeyim olmadığını, eğer; başaramazsam yine pazarda küçük bir tezgâhla işime devam edebileceğimi düşünerek bu işe atıldım. Allaha şükürler olsun ki alnımın akıyla, ‘bu iş erkek işi sen beceremezsin batarsın diyenlere’ karşı ben bu işi başardım. 20 yıldır da bu işi gayet iyi yürütüyorum” dedi.

Mesleğinin sıkıntılarından bahseden Fadime Bülbül; “hep ağır kasalar ve çuvallar kaldırıp indirmek zorundasınız. Ürün satması çok zorlaştı. Ürünü getiriyorsunuz o hafta çok satılmıyor o ürün elinizde kalıyor. Ertesi hafta patates, soğan gibi kuru sebze olmadığı sürece diğer ürünleri ertesi hafta tekrar getirme gibi lüksünüz olmuyor. Her hafta tezgâhınızdaki sebzelerin taze ve yeni olması gerekiyor. Patates soğan da satıyoruz. Onları muhafaza etmesi de çok zor. Ben pazara çıkmadığım günler evde büyük bir depom var, orada tonlarca soğanı eliyorum. Bir bayan için gerçekten çok zor, ama önemli olan zoru başarmak ve ben zoru başardım. Ben manavcılıktan kazandığım para ile evimi, arabamı aldım. Kızımı evlendirdim. Ama yılmadan yaz, kış, soğuk, sıcak demeden çalıştım ve halen çalışmaya devam ediyorum. 7 yıl önce bazı sağlık sorunlarımdan ve eskisi gibi ağır kaldıramamamdan dolayı benim gibi manavcılık yapan bir arkadaşımla ortak olduk. Şimdi ortağım kamyonla sebze getiriyor, pazarda birlikte satıyoruz. Onun sayesinde yüküm hafifledi. Ama yine de pazarın yükünü her hafta çekiyoruz. İnsanlarla uğraşması ve bir şeyler beğendirmesi çok zor. Yine de bu mesleği ben çok seviyorum” diye konuştu.

Son olarak her kadının istediği takdirde kimseye muhtaç olmadan para kazanıp kendi ayaklarının üzerinde durabileceğini söyleyen Bülbül; “ben çok az bir nakit parayla bu işe başladım. İlk önceleri çok getireceğime az ürün getirdim. Sata sata kâr ettikçe ürünümü çoğalttım. Hiçbir işte aniden yükselme, çok para kazanma ve zengin olma gibi bir durum yoktur. Her şey sabır ve çalışmayla emekle olur. Bayanlar azmetsin, sabretsin ve yeter ki çalışma isteği olsun her şeyi başarırlar” diye konuştu.

Kodlama : SadeMedia Interactive