Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yangın felaketi yaşadığımız bugünlerde bir başka yangının da enflasyon cephesinde yaşandığını vurgulayan Başkan Çetin, ekonomiye güven ve verimlilik kazandıracak, maliyetleri düşürecek yeni bir yapısal dönüşüm programına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Başkan Çetin açıklamasında şunları kaydetti:

Büyük yangın felaketi yaşadığımız bugünlerde enflasyon cephesinde de bir başka yangın ile karşı karşıyayız. 2021 Temmuz ayı enflasyonu beklentileri aşmış, aylık enflasyon TÜFE’de yüzde 1,80, Yİ-ÜFE’de yüzde 2,46, yıllık enflasyon ise TÜFE’de yüzde 18,95, Yİ-ÜFE’de yüzde 44,92 olarak gerçekleşmiştir.

Endeksteki 415 ürünün 284’ünün fiyatları arttı

Endekste kapsanan 415 maddenin 284’ü artış göstermiş, neredeyse bütün sektörlerde fiyat artışları devam etmiştir. Temmuz ayında en yüksek artış gösteren ürün yüzde 29,42 ile yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar olurken bunu yüzde 19,63 ile salatalık ve yüzde 18,33 ile kuru soğan izlemiştir. En fazla düşüş ise yüzde 9,25 ile patlıcan, yüzde 8,32 ile kiraz ve yüzde 7,05 ile kabakta olmuştur.

TÜFE’nin yüzde 83’ü gıda ve konut grubu fiyatlarından geliyor

TÜFE’de yüzde 1.80 olan aylık enflasyonun yüzde 1.50’lik kısmı, yani yüzde 83’ü gıda ve elektrik, doğal gaz, tüp gaz fiyatlarını kapsayan konut grubu fiyatlarında artıştan kaynaklanmıştır. Gıda tarafında taze sebze ve meyve fiyatlarında turizmde bayram tatili ile canlanma ve ambalaj-akaryakıt-taşıma gibi maliyetlerdeki artış ilave olumsuz etki yapmış, gıdada üretici fiyatları yüzde 0,47 artarken market fiyatlarında artış yüzde 0,73 olmuştur. Gıda enflasyonunda bakliyat, et-süt, yağ, unlu mamüller gibi işlenmemiş veya işlenmiş gıda kalemlerindeki enflasyon da yıllık yüzde 25 civarındadır.

İlkim değişikliği ve afet risklerine hazır olmalıyız

İklim değişikliğinin ekonominin ve özellikle gıda üretimin önemli bir değişkeni olduğunu görüyoruz. Küresel ısınmanın da etkisi ile dünya genelinde iklim düzensizliklerinin, kuraklığın, orman yangınlarının, sel felaketlerinin arttığını görüyoruz ve bundan sonra da görmeye devam edeceğiz. Ülke olarak yaşadığımız yangın felaketinde adeta birer fabrika gibi üretim yapan seralarımız, hayvancılık ve arıcılık yapılan alanlar zarar görmüştür. Bu kayıpların gıda temini ve enflasyon üzerinde etkisinin olacağı açıktır. Bu şartlar altında iklim değişikliği ve afet risklerine karşı hazırlıklı olmanın, olası afetler için eylem planları oluşturmanın enflasyonla mücadelenin ana unsurlarından birisi haline geldiğini aklımızdan çıkarmamalıyız.

TÜFE ile Yİ-ÜFE makası daha da açılarak rekor tazeledi

Yİ-ÜFE’de yüzde 2,46 aylık artışta demir-çelik ve metal, gıda, elektrik ve doğal gaz ile petrol fiyatlarındaki artış etkili olduğunu görüyoruz. Yıllık enflasyonun yüzde 44,92’ye çıkmasında da bu gruplar yine ana aktörler olup, ayrıca tekstili, kimyasal, plastik gibi girdi kalemleri de rol oynamıştır. Böylece Yİ-ÜFE ile TÜFE makası yüzde 25,95 gibi aşırı bir düzeye çıkarak rekor tazelemiştir.

Enflasyon yangınını söndürmek için daha kapsamlı önlemler gerekiyor

Enflasyondaki yangını söndürmek için de artık daha kapsamlı ekonomik önlemlerin alınması gerektiği açıktır. Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu’nun bu konudaki açıklamaları büyük yangın felaketi nedeniyle yeterince tartışılamamıştır. Sayın Kavcıoğlu, şirketlerin fiyatlama davranışlarının bozulduğunu, enflasyonla mücadelede toplumsal mutabakat gerektiğini, bu konuda Odalara da büyük görev düştüğünü ifade etmiştir. Her konuda toplumsal mutabakat gerektiğini uzun zamandır söyleyen bir kişi olarak Kavcıoğlu’nun sözlerine katılmakla birlikte, ekonomi politikalarına ve kurumlara güven tesisinin daha önemli bir konu olduğunu, ekonomiye güven, verimlilik kazandıracak, maliyetleri düşürecek yeni bir yapısal dönüşüm programına ihtiyaç olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Enflasyon yangını da orman yangını gibi büyümeden söndürülmeli

Bir orman yangınının büyümeden söndürülmesi gerektiğini acı bir tecrübeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Enflasyon yangını da faiz konusunda çok kararlı bir duruş, vergi reformu gibi radikal yapısal politikalar gerektirmektedir. Artık bu yönde adımlar atılacağını ümit ediyorum.

Batı Akdeniz enflasyonu

Antalya, Isparta ve Burdur’dan oluşan Batı Akdeniz Bölgesinde TÜFE oranı, aylık bazda yüzde 2,30, yedi aylık bazda yüzde 12,33 ve yıllık bazda yüzde 21,45 olarak gerçekleşmiştir. Bölgemizde hizmet sektörü merkezli canlanmanın ve artan talebin de etkisi ile enflasyonun ülke geneline göre daha yüksek seyrettiğini görüyoruz. Nitekim Bölge enflasyonu aylık, yedi aylık ve yıllık bazda Türkiye ortalamasının üzerinde oluşmuştur. Bu oranlara göre Batı Akdeniz Bölgesi, 26 bölge arasında aylık bazda dördüncü, yedi aylık ve yıllık bazda ise ikinci sırada yer almıştır.