GündemManşetSağlıkArtan salgın karşısında uzmanlar, önlem uyarılarını yineledi: “Merkezi önlemlere ihtiyaç var”

2 hafta ago

Son bir ayda hasta sayısı iki katına çıktı. Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, ‘Yönetilemez hale gelmeden önce daha etkili önlemlere ihtiyaç var’ dedi. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da bazı önlemler için son dönemeçte olduğumuzu söyledi.

Kovid-19 salgınında günlük hasta sayısı 3 bin 45 oldu. Önceki gün 93 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Türkiye’de bundan yalnızca bir ay önce günlük hasta sayısı bin 632 idi. Uzmanlar, merkezi ve daha güçlü önlemlerin zamanının geldiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Son alınan önlemler dalgayı kıracak etkide olmadı. Salgının boyutu yönetilemez hale gelmeden önce daha etkili önlemlere ihtiyaç var” dedi. Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da, artık merkezi önlemler alınması gerektiğini ifade etti.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Aydınlık’a yaptığı açıklamada, bilim kurulunun akla gelebilecek bütün önlemleri konuştuğunu, masa üstünde bütün planların yapıldığını söyledi. Özlü, “Hangi önlemlerin hangi dönem ve hangi oranda uygulanacağına kamu yönetimi karar veriyor. Salgının seyri iyiye gitmiyor. Yönetilemez hale gelmeden önce daha etkili önlemlere ihtiyaç var” dedi. Alınan önlemlerin dalgayı kıracak güçte olmadığını ifade eden Özlü, “Biz sağlıkçılar her zaman tedbirlerin en etkili şekilde alınmasını isteriz. Ne kadar geniş kesimlere yönelik önlem alırsanız daha etkili olacaktır. Ancak kamu yönetimi açısından farklı dengeler söz konusu” diye konuştu.

Alınan önlemlerin dalgayı kıracak güçte olmadığını ifade eden Özlü sözlerine şöyle devam etti: “Sokağa çıkmayı yasakladığınız zaman salgını durdurursunuz. Tam kapatma uygulayan çok fazla ülke yok. Hep kısmi önlemler alınıyor. Belli saatler arasında kapatma uygulanıyor. Belli kişilere sokağa çıkma kısıtlaması getiriliyor. Bizde de durum aynı. Bunun nedeni eğitimin, üretimin aksamaması. Kamu yönetimi, bir denge tutturmaya çalışıyorlar. Ancak salgın yönetilemez noktaya doğru gittiğinde elimizde kapatma dışında bir çözüm kalmayacak.”

Esnek ve kademeli mesainin kamuda uygulandığını ancak esnaf, özel sektör ayağının eksik kaldığını ifade eden Özlü, “Toplu taşımada esas yük kamuda değil. Özel sektörde” dedi.

TEDBİRLER BELLİ ÖLÇÜLERE BAĞLI OLMALI

Tedbirlerin belli ölçülere bağlı olması gerektiğini söyleyen Özlü, bilim kurulunda yaptığı öneriyi de dile getirdi: “Vaka sayımız şu noktaya ulaştığında bu tedbir alınacak, bu noktaya ulaştığında şu tedbir kaldırılacak gibi ölçüler belirlenebilir. Vaka sayısı, hasta sayısı ya da ölü sayısı gibi parametreler olabilir. Bu ilan da edilebilir. Toplum da bunu bilir.”

Mağaza, restoran, alışveriş merkezi, kafeteryalar, toplu taşıma ve aile içinde bulaşın daha yüksek olduğunu ifade eden Özlü sözlerine şöyle devam etti: “En çok yeme içme sırasında bulaşıyor. Hane halkı dışında birlikte yemek yeme salgının artışında etkili. Yeme içme sırasında kolayca bulaşabiliyor. Virüs ilk günlere göre çok daha kolay bulaşıyor, 24 saat içinde 15 dakikalık bir temas bulaşmak için yeterli.

ACİL DÖRT ÖNLEM

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan da artık merkezi önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. 4 önerisini yineleyen Ceyhan, “Bunları yapabilecek son dönemdeyiz. Bu dönemi geçirirsek mecburen sokağa çıkma yasaklarına doğru gideceğiz” dedi. Ceyhan’ın önerileri şöyle:

  • Esnek mesai ve mesai kademelendirmesini büyükşehirlerde açıkladılar. Tüm Türkiye’de bu uygulamaya geçilmeli. Türkiye, lokal önlemlerle salgını kontrol altına alma şansını kaçırdı.
  • Toplanmalara sayı sınırlaması getirilmeli. Açık hava ve kapalı ortamda en çok kaç kişinin bir araya ilan edilmeli. Hastalık süper bulaştırıcılar aracılığıyla yayılıyor. Bunun önüne geçmek için sınırlandırma gerekli.
  •  İş seyahatleri dışında şehirlerarası ulaşım kısıtlanmalı. İstanbul’da önlem alınıyor ama buraya giriş çıkış serbest. Virüs pozitif insanlar aracılığıyla şehirden şehre dolaşıyor.
  •  Test politikamızı değiştirmeliyiz. Türkiye spor kulüplerine, organize sanayi bölgelerinde çalışanlara, askere gidenlere, yurt dışına gidenlere tarama testi yapıyor.
  • Riskli gruplara test yapılmalı. Sağlık çalışanları şoförler ve günde yüzlerce kişi ile yüz yüze temas kuran gişe memurları gibi gruplara tarama testi olmalı.

VAKA SAYILARI AÇIKLANMALI

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, vaka sayılarının yeniden açıklanması gerektiğini söyledi. “Hasta sayısının açıklanmasının turizmle ilgili kaygılardan kaynaklandığını anladık. Turizm sezonu bitti. Vaka sayıları açıklanmalı ki, halk da hastalığı ciddiye alsın. 3 bin hasta var kaç katı vaka olduğunu bilmiyoruz. Herkesin çevresinde hastalar var, daha fazla ciddiye alınması gerekiyor.”

AŞI İLE BAĞIŞIKLAMA İKİ YIL SÜRECEK

Aşının bulunması halinde tedbirlerin sona ereceği gibi yanlış bir algının olduğunu ifade eden Ceyhan sözlerine şöyle devam etti: “Aşı çok önemli ama aşı bulunduğunda hemen tedbirleri bırakmamız mümkün değil. Bağışıklık için toplumun yüzde 60’ının aşılanması gerekiyor. Yüzde 90 oranında başarılı olan bir aşıda toplumun yüzde 66’sının aşılanması gerekecek. Bu miktardaki aşının uygulanması 2 buçuk yılı bulur. Bu süre içinde maske, mesafe ve hijyen önlemlerine devam edeceğiz. Aşılanlar bile bu önlemlere uyacaklar.Önlemlerin bırakılabilmesi için aşının yüzde 100 koruduğundan ve aşılanan kişinin virüsü başkalarına bulaştırmayacağından emin olmamız gerekiyor.”

(Kaynak: Aydınlık- Özlem Konur Usta)

Kodlama : SadeMedia Interactive