YENİ GÜN ANALİZ

‘ANKARA BURDUR GÜNLERİ’NDEN GERİYE KALANLAR...

Burdur’un tanıtımında yeni bir sürecin içinde ilerlemeye, yol almaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz yıl Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın başlattığı tanıtım çalışmaları, tematik etkinlikler bu yıl 2026’da da artan tempo, hız kazanan ivme ile devam ediyor. Mart ayında “Salda Gölü’ndeki Duatlon” organizasyonundan sonra Nisan ayında “Ankara Burdur Günleri” yeni bir eşik’ti... Burdur’un potansiyelini, değerlerini başkente taşıyan “Burdur Günleri”, kentimizin tanıtım hamlesinde yeni bir soluk, dönüm noktası niteliğinde bir arayış, iddiadır...

Aslında; ‘Ankara’daki Burdur Günlerini’ sadece bir şehrin tanıtım faaliyeti olarak ele almamalı, sınırlandırmamalı, geniş bir açıdan tanıtımın ötesinde pek çok anlamlar, mesajlar içeren perspektiften değerlendirmeliyiz.

Burdur’un tanıtım atağı, özünde sadece bir kenti tanıtmaktan öte, Burdur’un özellikleriyle tarihiyle, kültürüyle, sahip olduğu değerlerle

bu yarışta ben de varım” iddiasının yansıması, bu potansiyelini turizme kanalize etme çabasıdır.

Elbette; tanıtım faaliyetleri sabır isteyen, uzun soluklu, bir yolculuktur.

En başta bütçe imkanlarının büyük önem taşıdığı, il’deki hizmet önceliklerinin de dengeli bir şekilde gözetildiği Burdur’u tanıtma faaliyetlerinde orta ve uzun vadede bu tür çalışmaların turizm aktivitelerine dönüşmesi, turizm altyapısını geliştirmesi, birbiriyle bağlantılı, sebep-sonuç ilişkisine dayalı gelişmeler bütünüdür.

Bütüncül bir bakış açısıyla baktığımızda, ana tema, ortak payda, müşterek hedef, odak “Burdur’dur”.

Bütünden parçalara doğru bir metotla ilerlediğimizde Burdur’un güzelliklerini, farklı, özgün özelliklerini ortaya koyarak, tanıtım hamlesine zengin bir içerik, ruh kazandırdığımızda da, turizm ve hizmet sektörünün bir temenni olmaktan öte, il ekonomisinde önemli bir yer kaplayacağı günlere doğru yol almaya başladığı bir sürecin içindeyiz. Burdur ili nasıl tarım ve hayvancılıkta belli bir noktaya, büyüklüğe geldiyse, yine doğal taş - mermer sektöründe istihdam ve ihracat başarılarıyla dikkat çekiyorsa, eğitimde yine öne çıkan bir şehirse, turizm başlığı da Burdur ekonomisinin dördüncü ayağı, başat sektörü olmaya adaydır.

Burdur’da Vali Bilgihan’ın göreve başladığı günden bu yana 18 aylık süre içerisinde turizmi geliştirme hedefi üzerine kurulu, büyük ağırlık verdiği tanıtım faaliyetleri, peş peşe gerçekleşen, il geneline yayılan etkinlikler serisi,

Burdur’u başka bir lig’e çıkarmanın, başka bir seviyenin uğraşıdır.

Bu büyük çabanın arka planında, derinliğinde yatan felsefe, taşıdığı ruh, Burdur’u başka bir boyuta taşıyacaktır.

Bu hikâyenin sonu, Burdur’un o makus talihini değiştirme kararlılığı, anlamı taşıyor.

Burdur’da her ay sıralanan etkinlikler dizisi, “Burdur’dan bir şey olmaz umutsuzluğu, çaresizliği, teslimiyeti, kabullenilmişliği(!)” karşısında, “cesur bir duruş, onurlu bir çıkış, kararlı bir haykırış, öz güvendir...”

Bu nedenle Burdur’daki tanıtım çalışmaları, sadece bir tanıtım, enformasyon, iletişim faaliyeti değildir, il’in geleceğine yönelik umut dolu arayışlardır, yarınlardır....

Valimiz Tülay Baydar Bilgihan’ın ne yapmak istediğini anladığımızda, asıl amacı, büyük fotoğrafı gördüğümüzde; turizm vizyonunun içini doldurduğumuzda, “hele tanıtım etkinliklerinin üzerine güçlü bir turizm altyapısı, yol ekonomisi, turizm dinamikleri” eklediğimizde, bugün yapılan şeylerin ne kadar önemli, değerli olduğunu ileride anlarız...

Ve; “Ankara’daki Burdur Günleri”nin tanıtım kadar önemli olan bir başka gerçeğine de değinmek, üzerine birkaç satır yazarak, kayda geçmek gerek...

Uzun zamandır Burdur’da yakındığımız, herkesin sıkça dile getirdiği bir konu öne çıkıyordu; “bir araya gelememek, konuşamamak, Burdur’da öne çıkan konuların çözümü noktasında birleşememek, ortak bir görüş, ideal, hedef doğrultusunda buluşamamak!”

İşte; başkentte 16 -19 Nisan 2026 tarihlerinde dört gün boyunca Burdur’da yaşayanlar, Burdur dışındaki Burdurlular, Burdur’u tanımak isteyenler, merak edenler bir araya geldiler. Böyle bir iklim, zemin oluştu.

Hatta; Burdur’da o günlük telaşın, koşuşturmanın içinde bir araya gelip konuşma fırsatı bulamayanlar bile, Ankara’da ‘Burdur Günleri’nde bir araya geldi, buluşma fırsatı yakaladı. Ortak payda; Burdur olunca da kaynaşmak, makul noktaları yakalamak daha kolay oldu.

İl’deki bir tanıtım etkinliğinin tanıtım kadar il’deki dinamikleri bir araya getirme başarısı da ayrı bir sosyolojik vak’a.

İl’in tamamı, geneli, ilçeler, ilçe stantları, Burdur’daki yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, aktif siyasetçiler, önceki dönemlerde görev yapan politikacılar, bürokratlar, üniversite, akademi, muhtarlar, kısacası Burdur’daki bütün bileşenler oradaydı...

Ve; birlikte olduğumuzda neleri yapabileceğimizi, başarabileceğimizi bir kez daha gördük.

Demekki; Burdur’lular birlikte olduklarında, bir araya geldiklerinde pek çok şeyi başarma birikimine, potansiyeline sahip.

Bu il’e olan inancımızı, umudumuzu yineledik.

Vali Bilgihan’ın bu zor günlerde, il’de giderek bireysel hareket etme kültürünün giderek yaygınlaştığı şu ortamda, Burdur’un dinamiklerini bir hedef çatısı altında, “Burdur, Burdurluluk” gibi üst bir kimlikle, birleştirici bir retorikle Ankara’da bir araya getirmesi çok anlamlı, büyük bir kazanım olarak tarihe geçecek adımdır.

Elbette, bu organizasyon üzerine pek çok yorum, değerlendirme, eleştiriler de yapılabilir.

Bizim derdimiz eksiklikler bulmaktan ziyade, kısıtlı bütçe imkanlarıyla, katılımcıların katkılarıyla gerçekleşen hem de geçtiğimiz hafta bütün ülkemizi sarsan olaylar sonrasında, her ne kadar etkinliklerin eğlence, müzikli yanları olmasa da her bir ilçemize özgü yöresel ürünlerin, kültürel değerlerin, geleneksel ezgilerin, el sanatlarının ve gastronomi birikimimizin ziyaretçilerle buluşmasına vurgu yapmalıyız.

‘Birlik, beraberlik mesajı,’ Ankara Burdur Günlerinin en büyük kazanımlarından biri olmuştur. Ülkemizin içinde bulunduğu şu zor ortamda, Burdurlular, memleket sevgileriyle Ankara’dan en anlamlı cevabı vermiştir.

Ve; bir anlamlı mesaj daha, gerek zamanlama gerek içerik açısından yine etkinliklerin içinde yer alan, Mehmet Akif Ersoy Üniversite’mizin (MAKÜ) “Korkma!” tiyatral gösterisiyle verilmiştir. “Burdur’dan yükselen milli ruh’un, Akif ve İstiklâl ruhu’nun Ankara’ya taşındığı” bu anlamlı programın, tam da 23 Nisan öncesine gelmesi, ‘23 Nisan Egemenlik Haftası’ etkinliklerinde, Kurtuluş Savaşımızın sembol şehri başkent Ankara’mızda sahnelenmesi, Burdur’un bir farkı olmuş, etkinliklere ayrı bir değer, derinlik katmıştır.

Burdur Valiliği’nin liderliğinde düzenlenen, Burdur’daki tanıtım atağına, Ankara’yı da ekleyen, bu etkinliklerin baş mimarı Vali Tülay Baydar Bilgihan’ı, organizasyonu üstlenen Vali Yardımcısı Ökkeş Furkan Karakurt’u, tüm katılımcı kuruluşları, yöneticilerini, stantlarda görev yapan herkesi can-ı gönülden kutluyorum.

Burdur’u, Burdur’un güzelliklerini hatırlattınız...

Kürşat TUNCEL

Muhabir: Hüseyin Çubuk