Burdur Merkez Eski Hububatçılar Çarşısında çay ocağı işleten 74 yaşındaki Şükrü Duru “ölene kadar mesleğimi yapmaya devam edeceğim” dedi.

Burdur’da 8 yaşında babasının Yukarı Pazardaki çay ocağında çalışmaya başlayan Şükrü Duru askere gittiği 1967 yılına kadar babası ile birlikte çalıştı. 1967-1969 yılları arasında Balıkesir Burhaniye ve Edirne Keşan’da 24 ay süreyle askerlik görevini yapan Duru, askerlik sonrası geliği memleketi Burdur’da 1969 yılından itibaren çay ocağı işletmeye başladı. 

Burdur merkez Eski Hububat Pazarında 10 metrekarelik dükkanında çaycılık yapan ve Barut Lakabıyla tanınan Şükrü Duru (77) “1955 yılında Yukarı Pazarda babamın yanında bu mesleğe başladım. Yukarı Pazar, Özgür Mahallesi ve Çayboyu Caddesi’nde bu mesleğe devam ettim. 3 Çocuğum oldu. İki oğlum bir kızım var. Bu meslekle meşgul oldum. Başka iş yapmadım” dedi

“İşimi severek yapıyorum. Başka işte gözüm yok” diyen Duru şöyle konuştu; “Başka iş yapayım desem gücüm yetmez. Hergün para dökülüyor. Sabah 9’da gelip akşam 6’ya kadar ayaktayım. Elemanımla birlikte çalışıyorum. Akşam 6-7 gibi kapatıyorum. Burada 5-6 esnaf kaldı. Gelen giden oluyor, çalışan işçiler oluyor. Pazartesi-Salı günleri 200, diğer günler 125-150 çay satıyorum. Çayı 1 liradan veriyorum. 1,5 lira dedin mi içmiyorlar” dedi.

1999’da emekli olduğunu söyleyen Şükrü Duru; “Esnaflardan bana ‘sen yaşlandın, bırak artık’ diyenler oluyor ama ölünceye kadar bu mesleğime devam edeceğim. Ne zaman elden ayaktan düştüm o zaman bırakacağım” diye konuştu. 

Gençlere mesleklerini sevmeleri tavsiyesinde bulunan Duru şunları söyledi; “boş kalmak iyi değil. Çalışsınlar. İlla  Devlet Memuru olmak şart değil. Masa başı iş olması şart değil. Kahveci garsonu olsunlar, lokanta garsonu olsunlar. Ben üç çocuğumu bu çay ocağından büyüttüm. Bana bir yerden miras mal kalmadı. Babamdan bir ev kaldı. Onu da diğer varislerden satın aldım. Orada, babamın evinde oturuyorum. Benim ismim Şükrü Duru ama ‘Barut’ dersen tanırlar, Burdur’un dört köşesinde sor, Barut dersen tanırlar. Şükrü Duru desen tanıyan olmaz. Meslek zor ama benim gücüm buna yetiyor. Akşama kadar bir adamın ayağına 10 sefer varıyorsun. Çay götür, bardak getir, para üstü götür yorucu meslek ama. Ne yapalım.”