GündemManşet15 Temmuz gecesi BİR DESTAN YAZILDI

2 ay ago

Burdur’da, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri kapsamında önceki gün ‘Milli Birlik Yürüyüşü’ düzenlendi. Köprübaşı mevkiinden başlayan yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Burdur Valiliği tarafından düzenlenen ‘Milli Birlik Yürüyüşü’ne katılanlar, ellerinde Türk bayraklarıyla Meydana kadar yürüdüler…

Yürüyüşe; Vali Hasan Şıldak, CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Gar- nizon Komutanı Piyade Albay Hakan Tutucu, Cumhuriyet Baş Savcısı Dr. Özkan Gürdoğan, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, İl Genel Meclis Başkanı Murat Akbıyık, Daire Müdürleri, Şehir Aileleri,  Siyasi Parti Temsilcileri, Sivil Toplum Örgütleri Temsilcileri ve çok sayıda Burdur halkı katıldı.

Yürüyüşün ardından Vali Hasan Şıldak ve beraberindekiler Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ anma programına katıldılar.

Program tüm şehitlerimiz için okunan Kur‘an-ı Kerim tilaveti ve dualar ile başladı. 15 Temmuz Şehidimiz Özel Harekât Polisi Akif Altay’ın oğlu Niyazi Altay ve kızı Aslı Keçe babalarını ve 15 Temmuz akşamı yaşadıklarını anlattılar. Vali Hasan Şıldak tarafından Şehit Akif Altay’ın eşi Gülsüm Altay’a Türk bayrağı takdim edildi.

Programda konuşan Vali Hasan Şıldak şunları söyledi; “Burdur Mehmet Akif’in şehri. Burdur gelenek, göreneklerine, milli değerlerine, cumhuriyet değerlerine sonuna kadar bağlı bir şehir. Burdur’un bütün vatandaşları, bütün halkı burada. Biz öyle düşünüyoruz, öyle kabul ediyoruz. 15 Temmuz 2016 yılına gittiğimizde. O gün saat 21.30 gibi ekranlarda görüntülere düşen bir takım askeri kalkışma görüntüleri, darbe girişim görüntüleri hepimizin gözünün önünden film şeridi gibi akıp geçiyor.

15 Temmuz o hain gurubun, o aslında üniforma giymiş ama bir örgütün içinde bulunan, ruhunu teslim etmiş, ira- desini teslim etmiş insanların milletimizin direnişi karşısında sabaha karşı birkaç saat içinde çil yavrusu gibi dağılıp gitmelerinin film şeridi gibi görüntüleri gözümüzün önünden hiç gitmiyor. Milletimiz, halkımız, bu asil millet damarlarında Çanakkale ruhunun, Kurtuluş Savaşı ruhunun kanını taşıyan milletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokağa çıkın direnin çağrısıyla en azimli ve iradeli şekilde direnişini gösterdi ve bu hain gruba, Fetö dediğimiz terör örgütüne meydanı dar etti, haddini bildirdi.

Emniyetimiz, Jandarmamız, Silahlı Kuvvetlerimiz, yargımız, mülki idaremiz, Valilerimiz, Kaymakamlarımız, Türkiye Büyük Millet Meclisimiz o gece büyük bir başarı ve azim hikâyesi yazdılar. Bir Kahramanlık hikâyesi yazdılar. Öyle bir duruş gösterdiler ki milletimizin iradesini en güzel şekilde tebcil ettiler. Vatan Milletin, irade milletin. Türk milleti tarihin hiçbir döneminde esareti ve istiklalini kaybetmeyi asla kabul etmemiştir. Her defasında denenmiştir, ama, bu denemeler hep sonuçsuz kalmıştır, başarıya ulaşmamıştır. Yine o geceye ilişkin tankların önünde kendini yere atan, tankların önüne tırmanan vatandaşlarımızın görüntüler.

Bu kahramanlık öyküleri anlatmakla bitmez ve o gece şehitlerimiz var. Şehitlerimiz, gazilerimiz var. 251 şehidimiz var o gece. Bunlar anlatmakla anlaşılmayan şeyler. Ancak yaşanarak bilinir.

Biraz önce değerli polis memuru Aziz şehidimiz Akif Altay’ın ailesinin buradaki ruh hallerini yüz ifadelerinden eminim ki çok iyi gözlemlemişsinizdir diye düşünüyorum. Bu öyle uzaktan algılanacak, bizlerin kabul edebileceği, empati yapabileceği, bir durum değil, yaşanarak ancak bilinir. Onlar 3 yıldır hem bu hüznü acıyı ilk günkü gibi yaşıyorlar, ama bunun gururunu, onurunu da yaşıyorlar. Bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. 251 şe- hidimize bizde kurban olalım. 2000 üzerinde de gazimiz var. O gece bir destan yazıldı. O gece bir ülkenin tarihi tekrar tecelli etti, baştan yazıldı ve Yüce Yaradan bu sah- nede duran gençlerimize bu yeni nesle Türkiye’yi tekrar emanet etti. Ben böyle özetliyorum 15 Temmuzu. Onlardan biri Akif Altay’dı. Onun gibi 251 şehidimiz var. Bizde Akif Altay’ımızla tıpkı Mehmet Akif’imiz gibi gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz. Bugün aziz şehidimizi Çeltikçi Güvenli Köyündeki kabrinin başında dualarla andık. O gece Kah- ramanlık destanları yazıldı. Ama 15 Temmuz bize şunu gösterdi. Devletimizin içine sızmış olan, milletimizin içine sızmış olan, bizi parçalayan, bölen bu yapının da temizlenmesi için en güzel fırsatı bize sundu. Allah’a şükürler olsun ki pek çok kurumumuz, kuruluşumuz, devlete ait yapılan bu örgütün izlerini silmeye devam ediyor. Televizyonlarda hala görmektesiniz. Pek çok kurumda, operasyonlar, yargılama süreçleri, sorgulamalar devam ediyor. Bununla ilgili süreçler tamamlanmış değil ve 15 Temmuz bize Devlet ve millet olarak kendimize daha bir güven duyma ve güçlü olma hissini de verdi bu temizlenme sayesinde. 15 Temmuz da biz bu örgütün sadece askeri yanını gördük.

FETÖ dediğimiz, Fethullahçı Terör örgütü dediğimiz bu hain yapı, sinsi tuzak kuran, insanların hayatını allak, bul- lak eden bu insan dışı yaratıklardan oluşan bu gurup aslında bizi her alanda sömürdü, bizi böldü. Sinsi örgüt gö- revim gereği buraya atanmadan önce benim de pek çok yönüyle kavrama, yakından görme, gözlemle fırsatı bul- duğum bu örgüt maalesef bize çok zarar verdi. Sadece o geceyi atlatmayla kalmadı bu Devlet. Ondan sonra sürekli bir mücadelenin içine girdi. Bu mücadele hala sürüyor. FETÖ’nün saldırısı 15 Temmuz gecesi püskürtülmekle, darbe girişimi önlenildi ama ülkemizde yapılan operasyonların sonu gelmedi, ucu bucağı gelmeyen bir süreçte sal- dırılar peş peşe devam etti.

Dikkat edin 3 yıl içinde atlattığımız badireler, ekonomi alanından tutun, dış ilişkilere, savunma sanayi alanından tutun pek çok toplumsal hadiselere kadar denenmek istenen bize dayatılan bütün senaryolar boşa çıktı. Demek ki mücadele devam ediyor ve devletimiz sadece FETÖ ile mücadele etmedi, bütün terör örgütleri ile başta PKK olmak üzere mücadele devam ediyor. Şehitlerimiz gelmeye devam ediyor. Ülkemizin dört bir köşesine şehitlerimiz gel- meye devam ediyor. Son üç ay içerisinde bizde iki aziz şehidimizi Burdur toprakları sınırında toprağa verdik. İki şe- hidimiz vardı. Bağsaray ve Kayaaltı köyümüzde bu vatanın iki değerli evladı şehadet şerbetini içti. Bugün İçişleri Ba- kanımızın bir açıklaması var.

Diyor ki: son üç yılda FETÖ’nün denediği bu darbe girişimi tarihinden bugüne 3 yıl süre içinde terör örgütlerine yönelik tam 324 bin operasyon yapmış bu devlet. 324 bin dikkatinizi çekiyorum ve etkisiz hale getirilen terörist sayısı son 3 yılda 5778. Meselenin büyüklüğünü görebiliyor muyuz? FETÖ dört harften ibaret kısaltması olan basit bir dini yapı veya ticari müessese değil. FETÖ uluslararası bir organizasyon, iş birlikçileri var, arka planı var, sosyal yönü var ve bütün terör örgütleri birbiri ile işbirliği içerisinde çalışıyor. İşte Devletimiz bu süre içerisinde bütün terör örgütlerine yönelik en son pençe harekâtı olmak üzere Irak topraklarında bu mücadeleyi sürdürüyor. Türkiye’yi hedef alan bütün terör örgütleri birbiriyle bağlantılıdır. Türkiye Cumhuriyet devleti bunların tamamıyla sizlerden aldığı güçle, halkından aldığı güçle bu mücadelesini sürdürüyor. Başarılı bir mücadeledir. Ülkemiz sınırları içerisindeki PKK mensup terörist sayısı 700’lere kadar düşürülmüştür. Resmi makamların açıklamalarına göre. Ülkemiz 15 Temmuz sürecinden ifade ettiğim gibi başarı ile çıkmış, devamındaki birçok planlı operasyonun da üstesinden gelmeyi başarmıştır. Bu meydanı dolduran iradenin sayesinde olmuştur. Türk halkının, Türk milletinin, milli birliği, dayanışması, vatan sevdası, bayrak sevgisi ile bunlar gerçekleşmiştir ve gün birlik olma günüdür. Gün kenetlenme günüdür. Vakit birleşme, bütünleşme zamanıdır. Şehitlerimiz bizden bunu bekliyor. Şehitlerimizin değerli aileleri de bizden bunu bekliyor. Devletimizin de gücü sadece ve sadece milletinden kaynaklanıyor. Onların duruşu baktığımız zaman şehit ailelerimize bize ne mesaj veriyor diye düşünüyorum. Şehit ailelerimizle çok defa bir arada oluyoruz, sık sık görüşüyoruz onlarla. Her defasında bana geçen duygu çok samimi olarak söylüyorum, metanet, sabır, teslimiyet, asaletli bir duruş. Size iki örnekten bahsedeceğim. Bir şehit ailemiz geldi. ‘Ben 15 Temmuz gecesi bir hayır yapmak istiyorum, ikramda bulunmak istiyorum’ dedi.

Hali vakti de öyle çok iyi değil. Orta halli bir vatandaşımız. Ben çok etkilendim. Tüylerim diken diken oldu ve bu- gün burada ikram edilen pişi onların ikramıdır. Allah kabul etsin. Bundan daha büyük bir mesaj yok, mesaj bu. İkinci örnek, yine bir şehit annemiz; ‘ben bir okulumuza çocuklarımız için bir şey yaptırmak istiyorum’ dedi. O da orta halli bir vatandaşımız. Birlikte bir sınıfı düzenledik onun adına. Açılışını birlikte yaptık. Kurban olayım be bunlara. Yani böyle bir şey yok. İşte Türk halkı bu. Bizi ayakta tutan güç bu. Başka bir şeyde gerekmez bize. Biz bize yeteriz. Bizim değerlerimiz, kültürümüz, maneviyatımız bize yeter. Cum- huriyetimizin mevcudiyeti, onun bize armağanı, değerleri, milli ve manevi değerlerimiz, var olma mücadelemizin bize aşıladığı güç ve Devletimize olan sadakatimiz, sevgimiz bütün bunlar ve gençlerimiz, çocuklarımız bizi güçlü kılıyor, bizi ayakta tutuyor. Tek Devlet, tek vatan, tek millet, tek bayrak bizim düsturumuz, bayrağımız dalgalandıkça biz ondan güç alacağız ve onu asla yere indirtmeyeceğiz. Ezanları susturtmayacağız.

Ezan ve sela sesleri bizlere bir ürperti, bir heyecan verdikçe bizim yıkılmamız, bölünmemiz asla mümkün ol- mayacaktır. Bir şey söyledi Sayın Cumhurbaşkanımız bugün konuşmasında. Çok saldırılar gördü bu vatan. Çok badireler atlattı ama TBMM ye milletin temsil edildiği o yüce makama ilk defa bir saldırı oldu dedi. Bununda altını çizmek lazım. O hainler meclisi bile bombalayacak kadar alçaktılar ve alçaklıklarını gösterdiler.”

Program şiirlerin okunması, mehteran gösterisi, 15 Temmuz videolarının gösterisi, ilahi grupları ve sela okun- ması ile devam etti.

Kodlama : SadeMedia Interactive