1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

Ziraat Odası Başkanı Demir, Yeni Gün’e konuştu: “KURAKLIK, BÜYÜK TEHLİKE!”

9 Ocak 2018, Salı, 7:57 | Ekonomi, Manşet, Sürmanşet | 319 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir, kuraklık tehdidi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Muhabirimiz Filiz Eryılmaz’a konuşan Demir, son yılların en kurak sonbahar ve kış mevsimini yaşayan Burdur’da yapılacak olan tarım faaliyetleri, çiftçilerin kuraklıktan etkilenmemesi ve verimli ürün almak için neler yapması gerektiği konularında bilgi verdi.

Gazetemize konuşan Burdur Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir şunları söyledi: “2017 üretim sezonu kurak geçmişti. 2018 yılı üretim sezonu da bu sene kurak başladı. 2017 yılının güz dönemi denilen Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında çok az yağış almıştık. Bu yok denecek kadar az bir yağış dönemiydi. Bir yıl önce çiftçilerin hoyratça ve bilinçsizce su kullanımından dolayı göletler de su kalmadı. Şu an Karaçal Barajı’nda bile su kalmadı. Böyle giderse bu seneki sulamalarda o bölgenin çiftçisine su verilemeyeceği gündemde. Bu durum çiftçimizi çok olumsuz bir yönde etkilemiştir. Yağışların az olmasından dolayı güz dönemi ekimlerini çiftçilerimiz kendi imkanlarıyla sulayabildikleri alanlarda gerçekleştirdiler. Fakat daha sonraki dönemlerde yağış almayınca kendi tabirleriyle halk arasında kuru kesme denilen sıcaklığa bağlı durumlardan buğday ve arpalarda ölümler meydana gelmekte. Bu durum verim düşüklüğüne oldukça fazla sebep olacaktır. Bu senede, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi kuraklık çok gündemde olacak. Üç yıl önce yaptığım bir açıklamada bu durumdan bahsetmiştik.

O günden bu tarafa bölgemiz ciddi anlamda bir kuraklık yaşamaktadır. Burada gündeme gelen tek konuda suyu ekonomik kullanmak, suyu az kullanan bitkilere önem vermek, mısır yerine yonca ekilebilir, ya da yonca yerine korunga ekilebilir şeklinde temaslarda bulunuyoruz çiftçilerimizle. İl genelinde ortak bir çalışma yaparak bu şartlarda nasıl yaşam sürdürebilir? diye düşünülmeli. Kaderci toplumuz. Kaderimize rıza gösterirken pes etmeyi asla kabul etmiyoruz. Daha iyi bir şekilde nasıl sürdürülebilir bir yaşam olacağını kendi aramızda karar vermeliyiz. Bu konu ile alakalı kuruluşlar sık sık toplanıp, toplantılar yaparak birbirimizi bilgilendirmeliyiz, birbirimizle kontrol mekanizması kurmalıyız ki suları hoyratça kullanan çiftçilerimizi uyarmalıyız. Bu konuda çok iyi çalışmalı ve uyarılarımızı yapmalıyız ki bölgemiz bu kuraklıktan çok fazla etkilenmesin. Kuraklıkla mücadelenin ana temel unsurları bunlardır. Kuraklık sadece hububat ekimini değil topyekûn tüm meyve sebze ekimini ve verimini de etkileyecek.

Bölgemizdeki Burdur içme suyu gündeme geldi. Bakanımız da tarımın yoğun yapıldığı bu bölgede Kayaaltı Gökpınar mevkiinde yapılan yeni içme suyu hattı bölgedeki suyu tümden etkileyecek. Bölgemizde zaten çok fazla sondaj suyu var. Yeraltı kaynaklarını da hoyratça kullanıyoruz, onları da telef ediyoruz. Sera, meyve bahçesi ve sebzeler olsun bunlar çiftçilerin sondaj suyu ile suladığı alanlardır. Sondajın devamlılığının olması da yağışa bağlıdır. Yani gökler ağlamazsa yerler gülmez. Yağışlar olacak ki sondajlarımız çalışabilsin. Şu an Ocak ayının ortasına geldik ve hâlâ yağış yok. Gerçekten çok kötü bir durum.

Bir araştırma okumuştum. Bu araştırma da İngiliz Bilim adamları 50 yıl sonra bir çölleşmeye gidileceği konusunda uyarılarda bulunmuşlardı. Şu an benim tek korkum bilim adamlarının söylediği gibi yavaş yavaş çölleşmeye gitmemiz. Sıkı tedbirler almazsak bununla karşı karşıya geleceğiz. Bunun için çiftçilerimizin bir an önce vahşi sulamayı bırakıp damlama sulamaya geçmesi gerekiyor. Suyun azalması demek geleceğin kararması yok olması demek. Su yoksa hayatta yok. Su’yu düzgün kullanırsak, daha az suyla daha fazla yer sulayabiliriz. Bitkilere ihtiyacı kadar su vermeliyiz. Bitkiye fazla su verilerek fazla verim elde edilebileceği yanlış bir düşüncedir. Bununla ilgi bizim Burdur Ziraat Odası olarak çalışmalarımız var. Sunumlar hazırlıyoruz.Bu sunumları çiftçilerimizin bizzat ayağına kadar giderek anlatacağız. Basın yoluyla bunu aktaracağız. Zaten bunu her defasında çiftçilerimize bire bir görüşmelerimizde bile anlatıyoruz. Tabi bu bizim anlatmamızla kalmamalı. Çiftçilerimiz bizim bu uyarılarımızı dikkate almalı, uygulamalı ve kendilerini yenilemeli.”

İbrahim Demir, Ziraat Odası olarak yapılan çalışmalar ve çiftçinin, üreticinin yararına olacak ekipmanların Oda’ya kazandırılması konusunda da bilgi verdi. Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir; “biz göreve yeni geldiğimizde taşsız tarla bol verim projesi hazırlamıştık. Projemiz için hibe desteklerinden yararlanalım istedik, ama olmadı. Biz de kendimiz yapalım diye çalışmalara başladık. Şu an Odamıza yeni bir Traktör daha kazandırdık. Traktör sayımızı üçe çıkardık. İki tane sıfır taş toplama makinesi aldık. Yıllık 800 dekar alanda taş toplatıyorduk. Şimdi iki traktörle bunu 1600 dekar alana çıkarcağız. Bu çalışmayla 5-6 senelik bir dönemde ilimizin tüm köylerindeki tarlalarda taş bırakmayacağız. Böylelikle verimi ikiye katlanmaya çalışacağız. Bu arada katı gübre dağıtım makinesi aldık. Bu makineden de çiftçilerimize faydalandırıyoruz. TİGEM tohumları ve EGEM gübresinin baş bayisiyiz ve çiftçimizi bunlardan faydalandırıyoruz” bilgilerini sözlerine ekledi.

Filiz ERYILMAZ

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.