1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

Ziraat Odası Başkanı Demir, Aydın’daki toplantıda; Burdur’un tarım sorunlarını anlatacak

15 Eylül 2018, Cumartesi, 7:45 | Ekonomi, Manşet, Sürmanşet | 165 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir, Aydın’da Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin de katılacağı toplantıda Burdur’un tarımsal sorunlarını anlatacak.

Aydın’da Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin katılımı ile 16 Eylül 2018 Pazar günü  yapılacak bölge toplantısında Burdur Ziraat Odası Başkanı ibrahim Demir ilin tarımsal sorunlarını ve çözüm yollarını anlatacak.

Toplantıyla ilgili DHA’ya açıklamada bulunan Demir; “Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar öncülüğünde Tarım Bakanınında katılacağı bir toplantı yapılacak. Katılacak Ziraat Odası Başkanları kendi illerindeki sorunları anlatacak. Ben de Burdur Ziraat Odası Başkanı olrak sorunlarımmızı ve çözüm yollarını Sayın Bakana anlatacağım. Bu toplantıdan iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum. Tarımı Türkiye’nin can damarı olarak görüyoruz. Tarım ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır” dedi.

İşte; İbrahim Demir’in “Burdur tarım dosyasında” öne çıkaracağı 6 madde;

Burdur’un Tarımsal Sorunları

“1- Burdur ili bölgesinde meteorolojik olarak iklimsel değişiklikler sonucu yaklaşık 4 (dört ) yıldır kuraklık baş göstermiştir. Buna göre çiftçilerin kuraklığa adapte olabilmeleri için burdur ziraat odası kuraklığa dayanıklılığı daha iyi olan çavdar , triticale gibi hububat ekimini teşvik etmek için tiğem bayiliğinde tohum satmaktadır. Bu konuda desteklemeler göz önüne alınarak kuraklığa dayanıklı hububat çeşitleri üzerinde çalışmalar yapmak üzere odamız desteklenmeli ve çiftçilere de kuraklığa dayanıklı ürün ekimlerinde destek oranları artırılmalı.

2-Burdur ili hayvancılıkta bir marka olmuş il dir. Türkiye’nin damızlık ihtiyacını karşılamaktadır. Bu yönde belli bir statüye kavuşmuş olan ilimizdeki üreticiler desteklenerek ülke sorunlarına çözüm aranabilir. Ayrıca hayvancılığın bu kadar önemli olduğu bir ilde kuraklıkta var ise hayvan ihtiyacı olan kaba yem açıkları oluşmuştur. İlimiz hayvan üreticileri bu konuda mağdurdur. Kaba yem açığı konusunda çalışmalar yapılmalı; tabi ki çözüm odaklı çalışmalar istiyoruz. Yem bitkisi yetiştiriciliğindeki desteklemeler düzgün fakat bu konuda da şöyle sorunlar var. Örnek olarak çiftçi yonca yı ekim ayında ekmiş yonca sından bahar dönemi olmadığı için destekleme alamıyor. Ya da tarım il kontrolünden önce biçilmiş ise yonca yı biçtiği için yine destekleme alamıyor , tarım illerin insiyatif kullanamadıkları bir sorundur.

3- Burdur ili su bakımından fakir bir il bunun için suyu iyi kullanmak için seminerler düzenlenmeli suyu olumlu ve rantabıl kullanmaları çiftçilere sık sık anlatılmalı , sulama takipleri arttırılmalı ; ayrıca damlama sulama da teşvik arttırılırken uygulamalarda kolaylık getirilmeli çiftçi evrakla boğulmamalı. Çiftçimizin %50 hibeli damlama sulama projelerinde zorluklar masaya yatırılmalı kolay proje kolay destekleme modeline geçilmeli.

4- Burdur ilinde sahil kentlerin yaz döneminde ihtiyacını karşılayan yayla sera domatesçiliği her yıl artan oranlarda devam etmekte aynı zamanda yurtdışı ihracatı vardır. Söğüt ilçemizden arap ülkelerine yoğun bir domates sevkiyatı vardır. Bu yayla sera domatesçiliğine GÖLHİSAR ilçesi, TEFENNİ ilçesi, Burdur Merkez İnsuyu mevkisi destek vermektedir.

Bu üretim ülke üretimine önemli katkı sağlamaktadır. Sera desteklemeleri tarım illerde mevcuttur. Ancak desteklemeler çiftçinin lehine değildir. Çok zorluklar vardır. Üretime aç olan bölge insanın değerlendirilmesi devletimizin lehine olacaktır. Ayrıca son 10 yıldır tarla domatesciliğine musallat olan domates güvesinin verdiği zarar bu yıl üst düzeydedir. Artık tarla domatesciliği üretimi mümkün gözükmüyor. Dolayısıyla yayla sera domatesciliğine daha çok önem vermekle üretim artacak kıt olan su ‘dan da tasarruf sağlanmaktadır.

5- Son 4 (dört) yıldır burdur ili doğal afetlere maruz kalmıştır. Özellikle zamansız yağışların üretim sezonuna denk gelmesi sonucu sel baskınları olmuştur. Ayrıca dolu zararı çok sıkıntı yaratmıştır. Kiraz bahçeleri, anason tarlaları, yaş fasulye tarlaları, seralar, çok büyük zararla karşılaşılmıştır. Çiftçilerimizin arazilerinin intikalleri yeterli olmadığından tarsim sigortasından faydalanamamışlardır. Dolayısıyla çiftçilerimiz mağdur olmuşlardır. Bu mağduriyetleri büyük rakamlardır. Hasar tespitin tarım il müdürlüğü yapmıştır. Ziraat bankası ve tarım kredi borçlarına ertleme gelmiştir. Fakat borcunu erteleten çiftçinin kurumlardan faydalanması yoktur. Bu da bir yıl sonraki üretimde düşüşlere neden olmaktadır. Bu konuda ziraat odalarının yetkisi dahilinde bir doğal afet fonu oluşturulmasını eğer oda denetiminde bir doğal afet fonu olmuşsa burada biriken paralar doğal afete maruz kalan hasar tespiti yapılan üreticilerinin sorunlarının acilen çözümlenmesine çok yardımcı olabilir. Bu konunun detaylı olarak düşünülmesi sonucu ülke genelinde yapılacak düzenlemeler neticesinde doğal afet üretici destekleme fonu oluşturulması bizce çözüm odaklı olacaktır. Tüm ülkede meydana gelecek doğal afetlerin takipçisi ziraat odaları olmalı, meydana gelecek afetlerde mücadele kabiliyeti üst düzeyde ve çözüm odaklı olmalıdır.

6- Son dönemlerde döviz artışları sonucu gübre – mazot işçilik maliyetlerinin çok fazla artması üretimi olumsuz etkilemektedir. Özellikle gübre fiyatlarındaki artış 2019 yılı üretimlerde beklentilerin çok üzerinde bir düşüş meydana gelecektir. Üretimdeki artışı ithalat ile çözmek ve çözüme kavuşturmak mümkün değildir. Ülke tarımının geleceği ve tarım ülkesi olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin tarım üretimindeki devamlılığının sağlanması için gerekli tedbirlerin gecikmeden alınması çok önemli daha önceden söz verilen mazotun yarısının karşılanması yanında gübrenin de yarısının karşılanması üretimin devamlılığını sağlayacaktır.”

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.