1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

Yeni Gün Araştırma: BÜTÜNŞEHİR, 2019’da Burdur Belediye Başkanlığı yarışına nasıl yansır?

30 Eylül 2017, Cumartesi, 5:55 | Gündem, Manşet, Sürmanşet | 540 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Hafta içersinde AK Parti’nin 2019 yerel seçimleri öncesinde yerel yönetimler sisteminde değişiklik hazırlıkları içinde olduğuna dair haberler gündemin en öne çıkan konu başlıklarından biri oldu.

Şu anda 31 ilimizde yürürlükte olan “Büyükşehir Belediyeleri-Bütünşehir” uygulamasının kapsamının genişletileceği, hatta 750 bin nüfus kriterinin tamamen ortadan kaldırılarak diğer 51 vilayette de bütünşehir modeline benzer bir yapıya geçileceği haberleri bir buçuk yıl sonra yapılacak mahalli idadeler seçimi öncesinde gündeme damgasını vuran gelişme oldu.

Bütünşehir-il belediyeliği sisteminde il’in genelindeki bütün seçmenlerin il merkezindeki belediye başkanlığı seçimi için oy kullanabilmesi, il Özel İdarelerinin kaldırılması, beldelerin kapatılması, köylerin birer mahalleye dönüştürülmesi, 2014 yerel seçimlerinden bu yana üç yıldır 30 il’de uygulanıyor. Yasalaşma sürecinden itibaren tartışmalara neden olan, bütünşehir uygulaması halen eleştiri konusu. İlçe belediyelerinin birçok sorunla karşılaştığı yeni yerel yönetimler modeli, karmaşık yapısı, yaşanan sıkıntılarla sıkça gündeme geliyordu… Tüm bunların üzerine iktidarın bütünşehir modelini revize ederek, aksayan yönleri düzeltmek için harekete geçtiği ve tüm illerde uygulamak üzere hazırlık yaptığı haberleri bir anda içersinde Burdur’un da bulunduğu 51 il’de yerel seçimin kaderini değiştirecek gibi gözüküyor.

Bilindiği gibi bütünşehirlerin olmadığı 51 il’de 5393 sayılı Belediye kanunu yürürlükte… Diğer uygulamaya göre, en büyük fark, şehir merkezlerinde de merkez ilçe için seçim yapılıyor. Oysa; bütünşehir’de ilçelerde ve köylerde yaşayan insanlarda merkezdeki belediye başkanlığı seçimi için oy kullanıyor. Yani; bütünşehir bir nevi İl Genel Meclisi ve Genel Seçimi andırıyor. Zaten, mevcut yapı İl Özel İdarelerini kaldırararak buradaki yetkileri il belediyesine devrediyor. İlçelerdeki Meclis üyeleri de Bütünşehir Meclisini meydana getiriyor, il’in yerel parlamentosuna dönüşüyor… Her ne kadar bu seçimin adı yerel seçim de olsa il genelindeki bütün seçmenler oy kulanacağı için seçimin içeriği, mahiyeti de değişmiş oluyor.

2019 yerel seçimleri öncesinde dengeleri değiştirecek gelişme olarak duyurduğumuz, bütünşehir’in kapsamını genişletme hazırlıkları, il genelindeki tüm seçmenlerin oy kullanma ihtimali üzerine, geniş bir tarama, araştırma çalışmasıyla Burdur’da son 15 yılda gerçekleşen 12 seçimin (5 genel seçim, 3 yerel seçim, 3 referandum, 1 Cumhurbaşkanlığı seçimi) sonuçlarını hatırlatarak, Bütünşehir modelinin Burdur’da uygulandığı takdirde sandığa ne gibi neticelerin yansıyacağına öngörmeye, bir fikir sunmaya çalıştık.

Elbette; her seçimin kendine özgü atmosferi, şartları var… Önceki seçim sonuçları sadece bilgi edinme noktasında bize bir şeyler anlatır. Lakin istatistik bilimi; geçmişi anlamanın, bugünü yönetmenin ve geleceği planlamanın anahtarı olduğuna göre; son 15 yılda gerçekleşen 12 seçimin Burdur sonuçları, il geneli verileri, şayet Burdur Belediye Başkanlığı seçiminde il’in tamamındaki insanlara oy verme şansı verildiği takdirde, ne gibi bir tablonun ortaya çıkacağı konusunda da bize sinyaller, işaretler veriyor.

Yeni Gün farkıyla hazırladığımız bu özel çalışmayı, araştırmamızı iki ana eksen üzerine kurguladık. İlk’inde 2002, 2007, 2011 ve 2015’te yapılan iki genel seçim olmak üzere beş genel seçimin Burdur’daki toplam sonuçları ile başlayan seçim sonuçları 2004, 2009 ve 2014 yerel seçiminde Burdur İl Genel Meclisi toplam sonuçları ile devam ediyor. Ardından 2007, 2010 ve beş ay önce gerçekleşen 16 Nisan 2017 referandumu Burdur geneli neticeleri geliyor. Ve; 10 Ağustos 2014’te ilk kez yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin Burdur sonuçları ile ilk bölüm tamamlanıyor.

İkinci bölümde ise; hatırlattığımız bu seçim sonuçlarını, öne çıkan verileri yorumlamaya çalışıyoruz. Bu yorum ve analizlerden yola çıkarak değerlendirmelerde bulunarak, 2019’da yerel seçim, Burdur’da bütünşehir, yani il’in tamamına yayılan bir sandık imkanı oluştuğunda ilimizdeki çıkacak tabloyu öngörerek, okurlarımız için projeksiyon sunuyoruz…

15 yıl önce 3 Kasım 2002 erken genel seçimi Türkiye’deki pek çok şeyi değiştiren sürecin başlangıcı oldu. AK Parti iktidarının başladığı 3 Kasım seçimi AK Parti’nin Burdur siyasetindeki hakimiyetinin de başlangıcı oldu. AK Parti Burdur’da beş genel seçimi, üç yerel seçimi birinci tamamlamayı başardı. Üç referandumu da kazandı, Cumhurbaşkanlığı seçimini de kazandı.

15 yılda birbirinden farklı ortam ve süreçlerde girilen 12 seçimde de AK Parti’nin Burdur il genelinde ortaya koyduğu istikrarlı performans, aldığı oylar iktidar partisinin Burdur’da belli bir alanı kapladığını, hakim partiye dönüştüğünü, 2002’de 40 bin bandından başlayan oy serüveninin günümüzde 80 bin’leri aşarak 87 bin seviyesine ulaştığını gösteriyor.

Burdur’un nüfus yapısının aynı kalması, sadece seçmen sayılarında yaşanan artış, bu tip karşılaştırmalı çalışmalarda araştırmacılara avantaj, daha net öngörülerde bulunma fırsatı veriyor.

2002 genel seçiminde Burdur’da toplam kayıtlı seçmen sayısı 173 bin 849. Gelelim son seçime 16 Nisan 2017 başkanlık referandumuna; Burdur’da kayıtlı toplam seçmen sayısı 193 bin 771. Yani 15 yılda yaklaşık 20 bin seçmen artışı var. Burdur göç almayan bir il olduğu için, son 15 yılda toplam nüfusu da 250-260 bin arasında olduğu için, demografik hareketliliğin seçim sonuçlarına etkisi yok. 18 yaşını dolduran genç seçmenlerin eklendiği ilimizdeki seçim yarışlarını da aslında kendi arasında kabaca iki’ye hatta üç’e ayırmak mümkün…

2002, 2007 genel seçimleri ile 2009 yerel seçim sonuçlarına baktığımızda; il geneli neticeleri AK Parti’nin birinci parti olduğunu işaret etse de, oy yüzdelerinin Türkiye ortalaması altında olması, AK Parti’nin kuruluş ve iktidarının ilk yıllarında Burdur’da zorlandığını, muhalefet partilerinin de yarışta olduğunu, merkez sağ seçmen kitlesinin Burdur’da hemen erimediğini ortaya koyuyor.

AK Parti’nin Burdur’daki yükselişi, kurduğu hakimiyet, 2011 genel seçimleri ile başlıyor. 2002 genel seçiminde Burdur genelinde 40 bin 631 oy (% 27) 2007 genel seçiminde 64 bin 963 oy (% 41) alan AK Parti, göreceli üstünlüğünü 2011’de 80 bin bandını da aşarak Burdur genelinde toplamda 81 bin 281 oy’a (%49) taşırken Türkiye ortalamasını da ilk kez yakalama başarısı gösteriyor.

2002’den 2011’e kadarki süreci bu yüzden ayırmak gerekiyor. 8 yıllık süreçte, Burdur geneli sonuçları dikkatle incelendiğinde; AK Parti’nin kır oylarının hep üzerine koyduğunu, Bucak ve Gölhisar gibi büyük ilçelerden kitlesel oylar geldiğini görüyoruz. Gelelim AK Parti’yi Burdur’da belki de birinciliğini sağlamlaştıran en önemli faktöre… Burdur, merkez sağ partiler için hep önemli bir oy deposu idi. 1980’den önce Adalet Partisi’nin Burdur’da ilçelerdeki, köylerdeki büyük gücü, 80’den sonra ANAP iktidarları döneminde şehir oyları da eklenerek devam etti. ANAP’ın 3-0’lı seçim başarıları, 1991’de DYP ile sürdü. Şehir merkezi, Yeşilova ilçesi, Karamanlı ve Tefenni hattının bir bölümü hariç il genelinde özellikle kırsalda merkez sağ partileri Burdur’da hep güçlü oldu. Doğru Yol Partisi 2002’de esen AK Parti rüzgarına rağmen Burdur’da seçmen kitlesini korumayı başardı. 3 Kasım 2002’de %10 barajı altında kalan DYP, 40 bin oy alan AK Parti’nin arkasından Burdur’da 29 bin 964 oy ile ikinci parti idi. Eğer; % 10 barajını aşabilseydi, DYP Burdur’dan Meclise 1 Milletvekili gönderiyordu… AK Parti’nin iktidar olması ile birlikte DYP oyları, merkez sağ oylar erimeye başladı. 2007’de beş yıl içersinde DYP oyları 30 bin seviyesinden yarı yarıya düşerek 15 bin 523’e geriledi.

AK Parti’nin Burdur’da merkez sağ seçmeni konsolide ettiği, ‘hakim parti’ ünvanını tescillediği seçimler 12 Haziran 2011 genel seçimi oldu. AK Parti 81 bin 281 oy alırken, karşısında merkez sağ parti kalmamış, sağ kulvarda sadece MHP ile yarışmakta idi… Elbette; DYP-ANAP seçmenin hepsi AK Parti’ye oy vermedi. Burdur’da belli bir merkez sağ seçmenin MHP’ye bir kısmının da CHP’ye kaydığı da görülüyor. Ama büyük bir bölümü, özellikle kırsal kesimdeki merkez oylarını artık AK Parti almaya başladı.

Burdur’da AK Parti’nin 80 bin ve üstü, karşısındaki CHP’nin de 40 bin ve üstü bir pozisyona yerleştiği siyasi kompozisyonun 2011’den beri yaklaşık 7 yıldır günümüze kadar devam ettiği görülüyor. 7 Haziran 2015 genel seçim sonuçları haricinde referandumlarda alınan sonuçlar, Cumhurbaşkanlığı seçiminin Burdur sonucu, ilimizdeki tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor. AK Parti’nin 80 bin ve üzerine ulaştığı genel seçim sonuçları, ortalama % 50 oyu, referandumlarda ve Cumharbaşkanlığı seçiminde ise % 50’yi de aşan % 54’e varan perfonmansı bir tarafta, 80 bin’lik AK Parti bloğunun karşısında ise düzenli ve istikrarlı biçimde Burdur’da il genelinde 40-45 bin bandındaki CHP var. Üçüncü siyasi aktör ise; MHP. 1999’daki seçimlerde Burdur’da 36 bin oy’la birinci parti olan MHP, 2002 seçimlerinde il genelinde kan kaybederek 18 bin 916 oy ile dördüncülüğe düşmüştü. 2007 genel seçiminde ise MHP’nin Burdur oyları toplamı 29 bin 240’a çıkarken, toparlanma işaretlerini 2011 seçiminde vererek 30 bin 975’e çıkardı oylarını…

2011 bahsinden sonra, 2015’teki iki genel seçim öncesinde 2010 Anayasa değişikliği referandumu ve 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi de AK Parti’nin Burdur genelinde 80 bin ve üzerinde potansiyeli olduğunu, CHP’nin 40-45 bin, MHP’nin 30-35 bandında olduğunu doğruluyor. 2010’da Anayasa referandumunda Evet’i temsil eden AK Parti’nin Burdur’daki evet oylarının toplamı 84 bin 318. Değişikliğe karşı çıkan CHP ve MHP’nin Burdur’daki toplam hayır oyu ise; 76 bin 393.

Yine buna benzer bir tablonun aradan geçen 4 yıllık süreçte Cumhurbaşkanlığı seçiminde gerçekleştiğini görüyoruz. AK Parti’nin adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Ağustos 2014’te Burdur’da aldığı toplam oy: 84 bin 242 (% 54) Muhalefetin CHP ve MHP’nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Burdur’da aldığı toplam oy: 68 bin 510 (% 43,91)

Burdur genelinde toplam oylara bakıldığında; 2010 referandumu ile başlayan 2011 genel seçimleriyle belirginleşen, 2014 yerel seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile devam eden süreçte; AK Parti’nin toplam oylarının 80-85 bin arasında olduğunu, CHP ve MHP oylarının toplamının ise 70-75 bin arasında olduğunu görüyoruz.

İşte; bu siyasi tablonun, dengelerin değiştiği tek seçim 7 Haziran 2015 genel seçimi oldu. AK Parti’nin 2015 Haziran seçiminde Burdur genelinde aldığı toplam oy 71 bin 464’e düşerken, CHP oylarını 45 bin 467’ye yükseltti. Asıl patlamayı ise MHP yaparak, 1999’dan sonra 38 bin 655 oy’la (MHP 2014 yerel seçiminde de 43.746 oy’la il genele meclisinde ikinci parti idi) Burdur’da yeniden Milletvekili çıkarma başarısı gösterdi.

2015 7 Haziran genel seçimi, 2009 yerel seçim sonuçlarından sonra (2009’da il genel meclisi toplam oyu 60 bin’e düşmüştü) AK Parti’nin Burdur’daki en kötü seçimi oldu. Birinci parti ünvanını korusa da 15 bin oy kaybı ile 2 Milletvekilliği sayısı 1’e düştü. Karşısındaki muhalef bloğu; CHP (45.467)+ MHP (38.655) toplamda 84 bin 122’ye ulaşmıştı.

Son 15 yılda gerçekleşen 12 seçimde AK Parti’nin Burdur’da lehine olmayan iki seçim var. Biri 7 Haziran 2015 genel seçimi, bir diğeri de 7 Haziran kadar net sonuçlar olmasa da 2009 yerel seçiminde Burdur İl Genel Meclisi sonuçları. Onun dışında 2002’de başlayan, 2007’de artan, 2011’de belli bir seviyeye gelen 80 bin barajını geçen, 2010 referandumu ve 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde % 50 ve üzeri toplamda 85 bin oy başarısını Burdur’da sürdüren AK Parti 2015 Haziran’ında 70 bin’lere, % 40 düzeyine geriliyordu. CHP ise Burdur genelinde 2002’deki 29 bin 233 olan oyunu 13 senede 45 bin 467’ye taşıyordu. MHP’de Burdur’daki yarışa ortak olmuş, 2015’te 38 bin 655’e dayanmıştı…

Burdur’da değişen bu yeni siyasi kompozisyon, Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizde de ancak beş ay sürdü. Haziran 2015 genel seçimlerinden sonra Hükümet kurulamaması nedeniyle genel seçimler yenilerek 1 Kasım 2015’te yeniden sandık kuruldu. Burdur genelinde hakim parti olma vasfını beş ay önce yitiren AK Parti, kısa sürede yeniden üstünlüğünü pekiştiren bir sonuç aldı. AK Parti, istikrar vurgusunun öne çıktığı 1 Kasım 2015 genel seçiminde oylarını yine 80 bin’lerin üzerine çıkararak 84 bin 716 oy aldı, 7 Haziran’daki 15 bin oy kaybını telafi etti. CHP ise önceki seçime göre 3 bin 591 oy kaybederek 41 bin 876’da kaldı. MHP ise; 5 bin 600 oy kaybıyla Burdur toplamında 33 bin 022 oy’da kalırken, kazandığı Milletvekilliğini kaybediyor, AK Parti Burdur’dan yeniden 2 vekil çıkarma başarısı gösteriyordu….

Ve gelelim geride bıraktığımız son seçime. Beş ay önce 16 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi için yapılan halk oylaması, AK Parti’nin gücünü koruduğunu, 1 Kasım genel seçiminde yakaladığı ivmeyi muhafaza ettiğini ortaya koydu. Burdur seçim çevresinde 193.771 kayıtlı toplam seçmenden 173.499’unun oy kullandığı referandumda geçerli 169.001 oy’un 87 bin 451’i Evet (% 51,75) 81 bin 550’si Hayır (%48,25) çıktı. Neredeyse Türkiye geneli sonuçları ile aynı olan bu netice, AK Parti seçmeninin Burdur’da gücünü koruduğunu belgeledi.

2017 referandumunda dikkat çeken en ilginç nokta, belki de Burdur’da 2019 yerel seçiminde ister mevcut seçim sistemi ile ister bütünşehir benzeri bir modelle yapılsın, MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye karşı çıkanların başta Meral Akşener olmak üzere muhaliflerin referandum propagandasında estirdiği rüzgâr. Cumhurbaşkanlığı sistemi halk oylamasında Türkiye’de ‘Hayır’ oylarının % 49’a erişmesinde Akşener’in gösterdiği performans ne kadar etkili olduysa Burdur’da da MHP seçmeninin büyük bir bölümü Genel Başkan Bahçeli’nin aksine sandıkta ‘Hayır’ dedi. 2015 Kasım seçiminde Cumhurbaşkanlığı sisteminden yana olan AK Parti ve MHP’nin Burdur’daki oy toplamı 84.716+33.002= 117 bin 738 iken, 2017 referandumunda Burdur’dan çıkan 87 bin 451 Evet oyu, AK Parti, MHP bloğunun toplamda 30 bin 287 oy kaybı yaşadığını gösteriyordu. Ve tahmin edileceği gibi; bu firenin çok büyük bir bölümü 1 Kasım 2015’te Burdur’da MHP’ye oy veren, 2017 halk oylamasında ise başkanlığa ‘Hayır’ diyen seçmenden geliyordu. Elbette; siyaset bir mühehdislik değil. Sosyal olayların bir süreci, arka planı, neden-sonuç ilişkisine dayanan kurgusu, örgüsü var… Lakin; basit bir 2015 genel seçimi- 2017 halk oylaması seçimi Burdur oyları karşılaştırması bile, yapılacak olan mukayese, ilimizde MHP seçmeninin büyük bir kısmının Bahçeli’den ziyade Akşener ve diğer genel başkan adayları çizgisine kaydığını gösteriyor.

İşte; Burdur siyasetindeki bu yeni dinamik, oluşan kompozisyon, Burdur’da 2019 yerel seçim yarışının da kilidi olacak. Meral Akşener hareketi, Ekim ayında kuracağı yeni parti’nin oluşturacağı etki, toplumdaki karşılığı Burdur’da 2019 sandığının anahtarı olacak. Hele bütünşehir gibi il’in tamamına yapılacak bir seçimde MHP seçmeninin, merkez sağ’da eriyen seçmenin, Akşener’e vereceği cevap, çok belirleyici olacak. Hatta yerel seçimde sistem değişmese bile, Burdur merkezde gerçekleşecek olan, sadece merkez ilçe’de yaşayanların oy vereceği seçimde bile, Akşener hareketinin akıbeti belirleyici olacak. Burdur merkezde son yıllarda çok net bir şekilde görülen 10 bin dolayındaki ortalama MHP oyunun, Belediye Başkanlığı yarışında söz sahibi olacağını hatırlatalım…

Bu kadar tespitten sonra gelecek öngörüsüne bakarsak; eğer Bütünşehir’e geçildiği takdirde Burdur’da AK Parti açısından işlerin kolaylaşacağını, yeni düzenlemenin iktidar partisi lehine olacağını söylemek mümkün… Hele il belediye başkanlığı yarışı tabana yayıldığı için ilçeler ve özellikle köylerden gelen oylarla AK Parti’nin Burdur genelinde 7 Haziran 2015 genel seçimi hariç 2002, 2007 ve 2011’den sonra belirginleşen, referandumlar ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yinelediği seçim başarısını göstermesi sürpriz olmaz. 80 bin üzeri 85-87 bin bandına yükselen AK Parti, Bütünşehir’de de Bucak ve Gölhisar’dan gelecek kitlesel oylarla bu rakamları yine yakalayabilir.

Tabiiki 2019 yılı Mart ayındaki konjönktür, şartlar, atmosfer ve belediye başkan adayları tüm bu rakamları tersine çevirebilir. Biz sadece 15 yılda 12 seçimin izini sürerek ortaya çıkan tablonun devam etme ihtimalinin ağır bastığını öngörüyoruz.

Peki; Burdur merkezde büyük bir ağırlığı olan ANAP’ın en güçlü olduğu dönemlerde bile 1984-1989 yerel seçimlerinde Burdur Belediye Başkanlığını kazanan SODEP-SHP’nin 1994-1999 yerel seçimlerinde Burdur merkez belediyesini kazanan CHP’nin, 2004 ve 2009’da AK Parti’ye karşı kaybettiği, 2014’te yeniden geri almayı başardığı Burdur Belediyesi’ni Bütünşehir modelinde kazanma şansı hiç mi yok? Elbette var.

Fakat; Burdur genelinde seçimlerin ortaya koyduğu net bir gerçek var. CHP, Burdur’un geneline yayılan bir parti olmaktan ziyade, Burdur’da belli seçim çevrelerinden yoğunlaşan, ağırlığı olan bir parti. CHP ilimizde Burdur merkez, Yeşilova, Karamanlı hattında var olan bir parti. İlimizin en büyük ilçesi Bucak’ta, Gölhisar’da ve batı’da aldığı oylar birinci parti olmasına yetmiyor.

CHP’nin Burdur’da Bütünşehir diye adlandırılan ilçelerden ve köylerden gelen oyların da sayıldığı il belediyesi yarışını kazanması için şartların 2002, 2007 ve 2011 gibi değil, tam aksine 7 Haziran 2015 genel seçimi gibi olması lazım. Çünkü; daha önce de vurguladğımız gibi; CHP 15 yıldan beri Burdur’da genel seçimlerde hep ikinci parti, ortalama 40-45 bin civarında oy alıyor. Sadece 7 Haziran 2015 genel seçiminde muhalefet partilerinin toplam oyu (CHP:45.467+MHP:38.655) toplamda 84 bin 122’ye ulaşırken, AK Parti 71 bin 464’te kaldı. Buna benzer iklimin yakalanması lazım. 2017 referandumunda ise ‘Hayır’ kampanyasının öncülüğünü yapan CHP’nin Burdur’da Hayır oyları için yakaladığı rakam 81 bin 550 oyu ( % 48,25) Başkanlık sistemine ‘hayır’ diyen MHP seçmeninin büyük bir bölümünü, Akşener hareketini yanına çekmeyi sürdürmesi gerekiyor. Ve dediğimiz gibi; merkez ve Yeşilova’nın yanı sıra Burdur’un her yerinden oy alması, aldığı oyları artırması, özellikle de kır oylarını fazlasıyla çoğaltması lazım…

Tabiiki bir hususu daha hatırlatmak gerek… Kapsamı genişleyecek olan bütünşehir geri kalan 51 il’de nasıl uygulanacak? Teknik ve hukki çerçevesi ne olacak? Henüz bunları bilemiyoruz. Mesela en çok merak hususlardan biri, il belediye sistemine geçilince, il’deki tüm seçmenler oy kulanacak da. Merkez Belediyesi’nin tüzel kişiliği ne olacak? Diğer on ilçede nasıl ayrı ayrı başkanlık için seçim yapılıyorsa, merkez ilçe için de bir seçim olmayacak mı? Büyükşehir örneklerinde olduğu gibi merkez belediyesinin ismi değiştirilerek, Denizli, Aydın’da kurulan yeni belediyeler örneğinde olduğu gibi merkez için de bir seçim yapılırsa; CHP tüm enerjisini yine merkezi kazanmak üzerine verebilir. Eğer; CHP şu anki adıyla Burdur Belediyesi olan, Bütünşehirle birlikte başka isme bürünecek olan merkezde yaşayanlarla sınırlı seçime ağırlık verirse, il belediyesine olan arzusu, motivasyonu da azalabilir, AK Parti il geneline yönelik kampanyasını daha rahat yürütebilir.

O zaman da şu soruyla sıkça karşılaşacağız. Merkez Belediyesi CHP’de, İl Belediyesi AK Parti’de olursa ne olur? İşler yürür mü? Anlaşabilirler mi? Hepsini yaşayarak öğreneceğiz, tecrübe edeceğiz…

Evet; bizimkisi rakamlardan yola çıkarak, karşılaştırmalar yaparak, tabloyu yorumlamak, fikir egzersizi yapmak, yerel demokrasiye katkı sağlamak. Umarım; araştırmamız bu katkıyı sağlar…

Kürşat TUNCEL

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.