1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

YENİ GÜN ANALİZ: “TOPLUM, NEDEN BU KADAR DUYARSIZ?”

7 Mart 2018, Çarşamba, 7:35 | Manşet, Sürmanşet | 714 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur’da yaklaşık üç haftadır gündemde olan, konuşulan, tartışılan Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi, Burdur Şeker Fabrikası’nın satışa çıkarılmasında gözler, 6 Mart 2018 Salı günü gerçekleşen Şeker mitinginde idi…

Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesine karşı çıkan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) satışa çıkarılan 14 Şeker Fabrikası’nın bulunduğu vilayetlerin şehir merkezlerinde Şeker mitingleri düzenleyerek, kamuoyu oluşturmaya çalışıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın koordinatörlüğünde yürütülen bu çalışma kapsamında CHP Burdur İl Örgütü, önceki gün şehrimizde Şeker (Demokrasi ve Özgürlük Meydanı) Meydanında Şeker Fabrikalarının satılmasına karşı çıkılan bir etkinlik organize etti.

Lakin; konu çiftçileri, pancar üreticilerini, işçileri, esnafı bu kadar yakından ilgilendirmesine karşılık, katılım; özellikle de Şeker Fabrikası payrdaşlarının ilgisizliği, miting kadar gündeme damgasını vurdu… Salı akşamı sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarda, üreticilerin, köylülerin, çalışanların, nakliyecilerin, Burdur esnafının Şeker mitingine yeterince ilgi göstermeyişi öne çıkan eleştiri konusu oldu.

Burdur’daki Şeker mitinginde öne çıkan bu durum, bazı sosyal medya hesaplarına şu şekilde yansıdı:  “Evet fabrikalar halkındır SATILAMAZ… Ama bugün meydanda hani traktörleriyle pancar ekicileri, hani kamyonlarıyla nakliyeciler, hani tulumlarıyla şeker işçileri, hani “Burdur Şekeri ” diye övünerek para kazanan esnaf , hani pancar kafası kesip evin kazancına katkı koyan kadınlarımız. YAZIK!!!!????”

”Üzülerek söylemeliyim ki katılımcılar arasında özelleştirmeden ilk etapta ve doğrudan etkilenecek olan üreticisi ve çalışanları ile dolaylı etkilenecek esnaf son derece azdı. İktidarlar (hangi parti olursa olsun) hep bu zaaftan ve duyarsızlıktan yararlanmışlardır. Sen sorununa ilgisiz kalırsan kusura bakma kimse sahip çıkmaz. Partizanlık işin aşın emeğin önüne geçerse iş aş emek zayi olmaya devam edecektir.”

Toplumun niye bu kadar duyarsızlaştığı, insanların bencilleştiği gibi yorumlar, 12 Eylül’den sonra toplumun giderek yozlaştığı, tepkisiz hale geldiğine dair analiz, izlenimler de ilgi görürken, merak edilen bir konu da muhalefet partilerinin toplumla olan iletişimi, halkla ilişkiler faaliyetleri.

Elbette; 12 Eylül askeri darbe sonrası yaşanılan süreç toplumu çok derinden etkiledi, liberal politikalar insanları bireyselciliğe itti, herkes ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ modunda, insanlar korkuyor, çekiniyor, OHAL süreci, devletin bekası, dış politikada yaşanan hayati gelişmeler, bunların her biri ayrı bir tartışma mevzusu…

Lakin; muhalefetin de halkın bu tepkisizliği karşısında düşünmesi, alternatif çözümler üretmesi gerekmiyor mu? AK Parti güçlü bir iktidar, İletişim kanalları çok güçlü. Tezlerini çok iyi aktarma imkanlarına sahip. Uzun senelerdir iktidar olmanın avantajlarını çok iyi kullanıyor olabilir. Listeyi uzatmak mümkün.

Tüm bu gerçekler ortada iken, muhalefet partilerinin toplumu arkasına alma, kamuoyu oluşturma, kitleleri sürükleme, yönlendirme noktasında atılması gereken pek çok adım, alınması gereken mesafeler var…

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.