1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

Turizm Haftası’nda Burdur’da farklı açılış; TEMSİLİ YÖRÜK GÖÇÜ

16 Nisan 2018, Pazartesi, 8:41 | Kültür, Manşet, Sürmanşet | 377 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur’da Turizm Haftası etkinlikleri, farklı, iddialı bir etkinlikle başladı. “Teke Yöresi’nini merkezi, kültür başkenti” Burdur’da Yörük kültürüne dikkat çekmek, Yörük kültürünü gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla, 15 Nisan 2018 Pazar günü temsili Yörük Göçü organize edildi. Geniş katılımın olduğu, Burdur’un sahip olduğu değerlerin tanıtıldığı kültür etkinliği, alternatif turizm imkanları için de yeni bir seçenek, çekim merkezi oluşturmayı hedefliyor.

Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında bizi biz yapan değerlerimizin, geleneklerimizin yaşatılması adına anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapan Teke Yöresinin kültür başkenti Burdur’da Temsili Yörük Göçünde deve, at, koyun, keçilerin yer aldığı mehter takımı eşliğinde Çatalpınar mevkiinden başlayan Gazi ve Pazar Caddesi’nden devam ederek Uzay Çatı Pazar alanında son bulan yörüklerin, yörük sevdalılarının yalnız bırakmadığı etkinlik, mehteran takımı gösterisi, sipsi dinletisi, halk oyunları gösterisi ile devam etti.

Vali Yılmaz’dan çarpıcı mesajlar

Vali Şerif Yılmaz konuşmasında; “Bugün Turizm Haftasının başlangıç günü ülkemizin diğer illerinde de değişik etkinliklerle kutlanacak ve gündeme getirilecek, Turizm Haftasındaki amaç, mevcut olan kültürel değerlerimizin gün yüzüne çıkarılması ve tanıtılıp paylaşılmasıdır. Bugün turizm denilince sadece deniz, kum ve güneşin ötesinde başka alanlarında olduğu, özellikle tarihsel ve kültürel değerlerimizin tanıtılması gerektiği ve bu milletin gerçek manada değerlerinin bilinmesi, içinde yaşayan kültürün aktarılması gerekiyor. Bugün bizleri tanıyanların, tanımak isteyenlerin, tanıyacak olan- ların, Torosların Yaylalarına gelmesi gerekiyor. Bozulmamış devam eden o kadim kültürün o medeniyetin izleri halen buralarda var çok şükür. İşte bugün bu kapsamda iki yıla yakın Burdur’da görev yaptığım süre içerisinde bu tip bir etkinliğin olmadığını gördüm. Bu medeniyetin, bu kültürün gelecek nesillere aktarılması gerektiğini, bunun eksik bırakıldığını gördüğüm için de böyle bir etkinliği yapalım istedik.

Biz maalesef teknolojiye yenik düştük. Kendi kültürümüzü yaşatan o değerlerimizi, geleneklerimizi, göreneklerimizi unutmaya başladık. Bunların unutulmaması gerekiyor. Bunların ayakta tutulması gerekiyor. Ayakta tutarsanız Bayır Bucak Türkmenlerinin yanına kardeşleri olarak gitmeye ihtiyaç duyarsınız. Eğer siz bu medeniyeti ve kültürü bilmezseniz Bayır Bucak Türkmenlerinin yanına niye gittiğimizi anlayamazsınız, Afrin’e niye gittiğimizi anlayamazsınız. Biz oraya işgale gitmedik, Afrin’e Türkiye Cumhuriyeti Dev- letinin ordusu işgal için gitmedi. Afrin’e ezilen mağdur olan kardeşlerimizi kurtarmaya gittik. Onun için bu kültürün bu milletin ayakta kalması gerekiyor. Çünkü; Osmanlı Söğüt’te ilk çınarın dikildiği yerden itibaren büyümeye başladı. Orta Asya’dan geldikten sonra Söğüt’ten Domaniç’e o temeller atıldı. O çınar büyüdü. O çınar büyüdükçe gölgesine nice insanları aldı. Sofrasına nice insanları aldı. Ekmeğini nice insanlarla paylaştı.  Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i Arap’ı… Bugün Bosna’da Türkiye Cumhuriyeti Devletine saygı ve muhabbet duyuluyor ise; bugün Kafkaslarda duyuluyor ise; bu şemsiyemize aldığımız bu çınarın gölgesine aldığımız, aşımızı ekmeğimizi paylaştığımız kardeşliktendir. O kardeşliğin devam edebilmesi için de bu topraklarda bu kültürün bu medeniyetin ayakta durması gerekiyor. Bunun yaşatılması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.