1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

TÜKETİCİ’NİN KALBİ BURDUR’DA ATTI

7 Aralık 2015, Pazartesi, 8:34 | Ekonomi, Manşet, Sürmanşet | 4.459 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur Tüketiciler Derneği, 5 Aralık 2015 Cumartesi günü Burdur’da Grand Özeren Otel’de ‘Tüketicinin Kalbi Burdur’da Atıyor’ konulu konferans düzenledi. Geçtiğimiz Cumartesi günü Burdur, tüketici kuruluşlarını buluşturan organizasyona ev sahipliği yaptı.

‘NAMUSSUZLARDAN DA CESUR OLMAYI BAŞARMIŞ, ÜLKENİN AYDIN İNSANLARIYIZ’

Burdur Tüketicileri Koruma Derneği Başkanı Kemal Arslan, “ tüketici örgütlerinin ‘fakirin başucunda’ olacağına zenginin-güçlünün ayak ucunda dur, efsanesini parçalayarak mazlumun, yoksulun yanında yer alarak ülkede demokrasiyi hakim kılmaya çalışmış demokrasi abideleri” olduğunu söyleyerek İsmet Paşa’nın deyimiyle ‘namussuzlardan da cesur olmayı başarmış, ülkemin namuslu demokrat insanlarısınız’ benzetmesinde bulundu.

‘BİR MUM MİSALİ KENDİMİZİ BİTİREREK ÜLKEMİZİ AYDINLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Burdur’da, ‘demokrat olma’ mücadelesini, çok ağır bedeller ödeyerek bugüne gelmiş bir hareketin önderi olduğunu belirten Arslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ödediğimiz bedellerin rövanşını almak gibi bir öç ve intikam peşinde koşmayacak aydınlar olarak, bir mum misali kendimizi bitirerek ülkemizi aydınlatmaya devam edeceğiz. İşte bunun için buradayız, bunun için Burdur’dayız. Tüketici hareketi salt banka işlemleri karşısında mücadele veren bir örgüt olmayıp, her türlü halk ihlali karşısında yer ve tavır alması gereken bir perspektifle yapılandırılmalı, örgütlenmelidir. Zira mücadelenin en güç süreci burada kendini göstermektedir. Çünkü karşımızda en büyük hak ihlallerini sergileyen ne acıdır ki devlettir.

‘SOYGUN ÇARKLARINI PARÇALAYARAK İLERLİYORUZ’

Tüketici hareketini, finans kuruluşlarıyla arenaya salarak karşıdan izleyen devlet, iğneyle kuyu kazarcasına elde ettiğimiz kazanımlardan korkup bankacılık işlemlerinden 26 kalemde alınan haracı meşru kılan yasal düzenlemeler yaparak güzel sermayeyi elimizden kurtarmıştır. Ancak korkunun ecele faydası kalmamaktadır. Soygun çarklarını parçalayarak ilerleyen tüketici hareketi, insanımızın sesi ve soluğu olarak bu güzelim ülkeyi kardeşçe yaşanılacak bir ülke haline getirecektir.”

Kemal Arslan, toplantının düzenlenmesinde emeği geçen; Burdur Valiliği, Burdur Belediye Başkanlığı ve İl Özel İdaresi’ne de teşekkür etti.

Burdur Tüketici Hakem Heyeti Başkanı- Ticaret İl Müdürü Sacide Arslan konuşmasında, Tüketicilerin korunmasının toplumun her kesimini ilgilendiren ve etkileyen, hiçbir kesimin kayıtsız kalamadığı bir konu olduğunu belirterek; “2015 Kasım sonu ayı itibariyle merkezimizde 8500 adet kararımız çıkmış, bu kararların 7000 adedi tüketici lehine,   230 tanesi tüketici aleyhine sonuçlanmıştır.” bilgisini katılımcılarla paylaştı.

CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet Göker’de konuşmasında, tüketici haklarının korunması noktasında bundan sonra Burdur Tüketicileri Koruma Derneği ile birlikte hareket edeceklerini belirtti. Göker, TBMM’de Çevre Komisyonu’nda olduğunu hatırlatarak, “Karamanlı’da bir tükenen çevre, tükenen dağ var. Bundan daha önemlisi iç barışımız , kardeşliğimiz tükeniyor.” dedi.

‘HERKES TÜKETİCİDİR’

Vali Yardımcısı İsmail Kaya ise zengin-fakir herkesin tüketici olduğunu vurguladı. TÜDEF Sonuç Bildirgesi’ni Federasyon Başkanı   Hasan Adak okudu. Konuşmaların ardından panel konuşmalarına geçildi. Panelin Yöneticisi Şaban Kırcı’da konuşma yaptı. Konuşmasında asın özgürlüğüne dikkat çeken Kırcı, ‘gazetecilerin tutuklanmadığını, aydınların susturulmadığı bir Türkiye’ temennisinde bulundu.

‘YAŞAM TÜKETİM DEMEKTİR’

TÜDEF Genel Başkan Yardımcısı Ferda Ekinci;   “Yaşam tüketim demektir. Yaşam tüketebilmek, tüketebilmek yaşam demektir. Tüketimin olmadığı yerde yaşam da yoktur.   Ekonomi, tüketim ile üretim arasındaki neden-sonuç ilişkilerini ele alır. Tüketici ekonominin en küçük birimi. Sağlıklı bir ekonomi için, tüketicinin mal ve hizmet kalemindeki davranışları, geniş kesimlerin mal ve hizmet tüketebilecek durumda olmaları ilk koşuldur. Daha ilk baştan tüketiciyi, onun isteklerinin beklenti ve gereksinimlerini giderek pazarı ihmal eden bir üretim politikasını, verimlilik, rekabet, kalite ve pazarla bir ilgisi olmayacağı ortadadır.“ vurgusu yaptı.

‘ÜRETİCİ, TÜKETİCİDEN  ONAY ALMAK ZORUNDADIR’

Dünya ölçeğindeki üreticilerin, ‘tüketicilerden onay almak zorunda’ olduklarının altını çizen TÜDEF Genel Başkan Yardımcısı Ekinci, “Bilinçli tüketicilerce gerçekleştirilen güçlü bir tüketici hareketi; ekonomik, sosyal, eğitim, kültür, çevre, ulaşım, enflasyon, pahalılık gibi birçok toplumsal sorunlar ile, tüketici sorununun çözümüne katkısı olmakta. Tüketici örgütleri sermaye gruplarının desteğin alarak reklam yapmaz.” şeklinde konuştu.

‘LİBERAL VE KAPİTALİST EKONOMİLERİN  EN BÜYÜK İLACI TÜKETİCİ ÖRGÜTLENMELERİDİR’

Geçmiş dönem yazıtlarında, tüketicilik ile ilgili rastlanılan yazıtlardan bir örnek veren Ferda Ekinci konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer; ‘bir usta hatalı bir ev yapmışsa, tüketicinin o evi onun başına yıkma hakkı vardır’ yazıyor. Biz de Ahilik kültüründe de bu yaklaşımlar vardır. Çağdaş anlamda ise tüketici hareketi, 1935‘de ABD’de bizzat hanımlar, aşırı artan et fiyatlarına, bazı gıda fiyatlarına isyan ediyorlar ve bir hafta et almama kararı veriyorlar. Temel gıda maddelerinde ‘pahalı olanları almayacağız’ diyorlar bu Amerika’da dalga dalga yayılıyor ve sonuçta et fiyatlarında  hızla indirime gidiliyor. İşte bu tüketimden gelen güçtür. Daha sonra Tüketici Kooperatifleri kuruluyor ve Tüketici Yasa’sı çıkıyor. Dönemin Başkanı, Amerika’da Evrensel Tüketici Hakları’nın ilk 4 maddesinin dünya tarihine geçtiği bir konuşma yapılıyor; ‘Herkes birer tüketicidir. Tüketicinin kamusal alanda ve özel sektörde alınan ekonomik kararları etkileyen ve bunlardan da etkilenen çok önemli bir ekonomik grup olduğu asla unutulmamalıdır. Buna rağmen bu grup seslerini duyuramamaktadır. Dolayısıyla örgütlenerek, haklarına sahip çıkmalarına sahip çıkmaları ve korunmaları gerekir. Dolayısıyla liberal ekonomilerin de kapitalist ekonomilerinde en büyük ilacı tüketici örgütlenmelidir. Liberal ekonomilerde devlet, şunu şu şekilde yapacaksın diyemez. Piyasaya karışamaz. Ama bilinçli örgütlü tüketici o piyasayı o kadar güzel düzenler ki! Daha sonra Evrensel Tüketici Hakları, Birleşmiş Milletler (BM) de kabul ediliyor. ‘BM’NİN EVRENSEL TÜKETİCİ MADDELERİ; GÜVENLİK, SAĞLIK, BİLGİ EDİNME VE SESİNİ DUYURMA HAKKI’ Bunların öncelikli maddeleri; temel ihtiyaçların karşılanması, sağlık ve güvenlik hakkı, bilgi edinme hakkı, örgütlenme ve sesini duyurma, temsil edilme hakkı, eğitim hakkı, seçme hakkı, tanzim edilme hakkı, ekonomik çıkarların korunması hakkı, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı.”

Panelin ikinci konuşmasını yapan BURTÜKODER Başkanı Kemal Arslan’da konuşmasında, üreticilerin, tüketicilerden onay almak zorunda olduklarının altını çizdi. Bugüne kadar bu onayın alınmadığını söyleyen Arslan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Aksi halde bütün tüketicilerimiz, tüketimden gelen güçlerini kullanmaya başladılar bile. Tüketici Hukuku yasalarımıza girdi. Devlet, bunu kitaplara yazdı, kanunlara koydu, yönetmelikleri çıkardı. Ama kimle uygulayacağını söylemedi. Hakem Heyetlerini de oluşturdu., içine temsilcileri de koydu. Bu hakkın fiilen, pratikte nasıl uygulandığı konusunda net şeyler söylemedi. Velev ki; biz AB sürecinde yapılan düzenlemeler olduğunu biliyoruz, pratikte bunlar uygulanamayınca bunlar kağıt üzerinden kurtulamıyor. Hepimizin bir aracı var, bu aracın bir kimlik belgesi ve ruhsatı var. Özel şirketlere devredildikten sonra ruhsatlar da sıkıntı yaşadık. Daha önceden ruhsatları düzenlenen Trafik Şube memurlarının, bir virgül yerine nokta koymaları, bir rakamı yanlış yazmaları nedeniyle ruhsatlar dönmeye başladı. Yurttaşlarımız, kendilerinden kaynaklanmayan, bu yanlış düzenlemeden ötürü 104’er lira ruhsat parasını ceplerinden vermek zorunda kaldılar. Burdur Tüketicileri Koruma Derneği olarak İçişleri Bakanlığı’na ‘bizden kaynaklanmayan bu zararın ceremesini çekmek zorunda değiliz.’ dedik. Kim yapmışsa bu kusuru, kim vermişse? bu ayıplı hizmeti bedelini ödesin’ dedik. Emniyet Genel Müdürü bizi haklı buldu. Emniyet Müdürü ‘bu memurlar senin yüzünden maaş alamayacak Bu arkadaşlar bilerek yanlış yapmamış. Ben memurumu koruyacağım’ dedi. ‘Peki vatandaşın suçu mu bu? Ben de tüketiciyi korumak zorundayım’ dedim.”

Grand Özeren Otel’de düzenlenen panele; sivil toplum kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, avukatlar, bazı belediye meclis üyeleri de katıldı. Panelin sonunda tüm katılımcılara, Burdur Girişimci Kadınlar Derneği’nin, BURTÜKODER ve BAKA işbirliği ile, Burdur’un tanıtımı için yaptığı hediyelik eşya ve çantalardan verildi.

Hacer ZEREN

 

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.