GündemManşetSiyasetSaadet Partisi’nden Burdur’da dikkat çeken organizasyon

7 ay ago

Geçtiğimiz Cumartesi günü şehrimize gelerek sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile kahvaltılı etkinlikte buluşan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, öğleden sonra ise Şeker Fabrikası temalı organizasyona ve genişletilmiş il divan toplantısına katıldı.

Son günlerin en güncel tartışma konularından Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesinde, satış karşıtı net duruşu ile öne çıkan Saadet Partisi Burdur’da pancar üreticilerinin, şeker işçilerinin de destek verdiği etkinlik düzenledi.

Organize Sanayi Bölgesi kavşağından konvoy eşliğinde partisinin Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlediği Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katılmak üzere yola çıkan Karamollaoğlu, çiftçiye, tarım kesimine, pancar üreticisine verdikleri desteği ortaya koymak için kısa bir süre, konvoyda bulunan Traktöre bindi. Şeker-İş Sendikası yetkillileri ile Şeker Meydanı’nda buluşan Karamollaoğlu, şeker pancarının stratejik önemine dikkat çekerek, 14 Şeker Fabrikasının satış kararının yanlış bir uygulama olduğunu söyledi.

Temel Karamollaoğlu’nun il divan toplantısında hukuk düzeni ile ilgili sarfettiği sözler hafta sonu medyada öne çıkan, gündem oluşturan açıklama oldu. Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu; “Adalet olmadan bir ülkede barış ve huzur olmaz, insanlar mesut olamaz. Adalete güven kayboldu ne yazık ki. Yüzde 85 insan adalete güvenmiyor ve ‘bu nereden kaynaklanıyor’ diye de kimse düşünmüyor” dedi.

SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Burdur programı kapsamında STK temsilcileriyle bir araya geldi. Karamollaoğlu daha sonra Organize Sanayi Bölgesi kavşağından konvoy eşliğinde partisinin Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlediği Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katılmak üzere yola çıktı. Karamollaoğlu, kısa bir süre, konvoyda bulunan traktöre bindi.

‘BU MİLLİ BİR MESELEDİR’

Temel Karamollaoğlu, İl Divan Toplantısında yaptığı konuşmada, “İnşallah terör hadiseleri, ülkemizi tehdit eden gelişmeler son bulur. Bunun son bulması meydan okuyarak, her gün kürsülere çıkıp siyasetin bir malzemesi yaparak bu işler önlenmez. Bu ciddi bir iştir. Üzülerek ifade ediyorum ki hükümet her konuyu mecrasından çıkarıp başka bir siyasi malzeme haline getirme gayretinde. Bu milli bir meseledir” dedi.

‘EN ÖNEMLİ MESELE TARIM ve HAYVANCILIKTIR’

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili konuşan Karamollaoğlu, “Şeker milli bir meseledir. Şeker sadece şeker değildir. Ülkenin tarımı ile ilgili atılan çok ciddi bir adımdır. Sağlımızla, tarımla, besicilikle, ülkemizin geleceğiyle ilgilidir. Onun için şekeri herhangi bir tarımsal ürün gibi göremeyiz. Ülkemizdeki en önemli mesele tarım ve hayvancılıktır. İnsanın hayatını idame ettirebilmesi için gıdaya ihtiyaç var. Bunu da bize çiftçi verir. Öyle bir noktaya geldik ki bir zamanlar kendi kendine gıda üretebilen 7 ülkeden biri olan Türkiye bugün gıda ithal eder hale geldi. Bizim sınırlarımız ‘Aman ha Türkiye’den kaçak olarak hayvan gönderilmesin’ diye tedbir alınıyordu. Şimdi tam tersi dışarıdan içeriye kaçak hayvan girmesin diye tedbir alınıyor. Üzerinde düşünülmesi gereken bir durum” diye konuştu.

‘TARIM POLİTİKAMIZ YOK’

Ülke topraklarına sahip çıkacaklarını vurgulayan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Toprağa sahip çıkmak demek o toprağın üzerindeki çiftçiye sahip çıkmak demektir. Bir tarım politikamız yok. Tarımla uğraşan bakanlar gelip bize tarım politikamızın ne olduğunu bir anlatsın. Allah’tan korkmuyor musunuz 5 milyon ton buğday, 2 senede 1 milyon büyükbaş, 500 bine yakın küçükbaş hayvan ithal, 500 bin ton et ithal ettik, yetmedi saman ithal ettik. Mercimek, nohut, fasulye ithal ediyoruz. Nasıl bir ülke haline geldik. Bugünkü hükümetin tarım politikası yok. Başıboş bırakılmış.”

‘ADALETE GÜVEN KAYBOLDU’

Türkiye’nin en büyük problemlerinden birisinin liyakate değer verilmemesi olduğunu da kaydeden Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Siz kendinize yakın olanları ayrı bir muameleye tabi tutarsanız adalet zedelenir, eşitlik duygusu ortadan kalkar. ‘Benim gibi düşünmeyen vatan hainidir’ anlayışından vazgeçilmesi gerekir. Siz kendiniz gibi düşünmeyenleri hainlikle itham ederseniz, bak bu döner sizin başınıza bir balyoz gibi iner. O balyozun nereden geldiğini anlamazsınız. Ancak bu kutuplaşmanın arkasından yönetim anlayışı gelir. Yönetim anlayışının birinci maddesi adaletin tesisi, adaletin ayakta tutulmasıdır.

Adalet olmadan bir ülkede barış ve huzur olmaz, insanlar mesut olamaz. Adalete güven kayboldu ne yazık ki. Yüzde 85 insan adalete güvenmiyor ve ‘bu nereden kaynaklanıyor’ diye de kimse düşünmüyor. Hakimler karar verirken endişe ediyor ‘verdiğim karar neticesinde acaba ben oturduğum koltuktan uzaklaştırılabilir miyim’ diye. Devlette görev alan özellikle hakimler başta olmak üzere diğer devlet görevlileri adil olmak mecburiyetindedir.”

Konuşmasının sonunda Karamollaoğlu’na bir çiftçi tarafından şeker pancarı verildi.

Kodlama : SadeMedia Interactive