1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

MHP Burdur Milletvekili Alparslan Dursun: “AKP’liler ağır suçluluk psikozundan dolayı MHP’ye saldırıyor”

29 Ağustos 2015, Cumartesi, 4:25 | Manşet, Siyaset, Sürmanşet | 523 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Burdur Milletvekili Alparslan Ahmet Dursun yaptığı açıklamada, son günlerde bazı AKP’lilerin sistemli bir şekilde MHP’ye saldırdığına dikkat çekerek, bu girişimin altında kurşun gibi ağır bir suçluluk psikozunun yattığını ileri sürdü.

AK Parti iktidarının çözüm sürecindeki tezlerinin çöktüğünü, bu konuda MHP’nin haklılığının net bir şekilde ortaya çıktığını vurgulayan Dursun, AK Parti’li yöneticilerin MHP’ye yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi.Alparslan Dursun’un açıklaması şöyle:

“Ülkemiz siyasi karmaşa ve kriz halinin gün be gün derinleştiği bir süreçten geçmektedir. Bu sürecin yaşanmasının müsebbibi olan ve 13 yıldır tüm organlarıyla ülkeyi tek başına yöneten AKP yöneticileri ise durumun gittikçe geri dönülmez bir hal aldığının farkına varmış olmalı ki suçluluk psikolojisi ile hep bir ağızdan sorumluluğu üzerlerinden atarak çeşitli yalan ve iftiralarla dolu açıklamalar yapmaktadırlar. 7 Haziran seçimlerinin üzerinden 80 gün geçmiş, bu süreçte; Ülkemiz iç ve dış odakların beraberce projelendirdikleri düşmanca saldırıların, kanlı hesapların, vahşi planların hedefinde kalmış, Demokrasi tökezlerken, milli irade kundaklanmıştır.Seçimler sonucu 13 yıllık tek başına iktidarının devrilmesini içine sindiremeyen siyasi vesayet, kurulacak bir koalisyon hükümeti neticesinde Devletin arşiv ve belgelerine ulaşılarak AKP’nin zillet ve rezalet dolu iktidar yıllarının sorgulanacağını anlamış ve bunu engellemek için canını dişine takmış, koalisyon teşkilini engellemiştir.

Hükümet kurmakla görevlendirildikleri 45 günlük Anayasal süreçte adeta tiyatral bir gösteri ortaya koyarak, vatandaşlarımızı oyalamış ve kandırmışlardır. CHP’yle süren 32 günlük görüşme trafiği esnasında yandaş medyanın ‘Birçok konuda uzlaşma sağlandı’, ‘Maddeler tamam, Bakan isimleri belirleniyor’ gibi manşetleriyle oluşturulan algı operasyonları neticesinde geçiştirilmiş. Hâlbuki sürecin sonucunda iki tarafında yaptığı açıklamalarda belirtildiği üzere; istikşafi toplantılar koalisyon müzakerelerine bir türlü dönüşmemiş hatta ortada bir koalisyon teklifinin dahi olmadığı açıklanmıştır. Türkiye tam 32 gün oyalanmış. Türk milleti 32 gün boyunca kandırılmıştır.

Anlaşılmaktadır ki CHP’de oyunbozan taraf görüntüsü vermemek amacıyla pişkince fiyasko olan bu görüşmelere katlanmıştır. Bu görüşmelerin ardından, şahsi menfaatler uğruna, terörün azıttığı, ekonomik kırılganlığın arttığı bir dönemde ülkeyi erken seçim kaosuna sürükleyenlerin farkında olan Milliyetçi Hareket Partisi, koalisyon görüşmesi için kapısını çalacak olan Sayın Davutoğlu’nu;ülke menfaatleri doğrultusunda; Saray vesayetinden kurtulup görüşmelere gelmesi hususunda uyarmıştır. Sayın Davutoğlu ne yazık ki bu uyarıları dikkate almamış ve aslında bir koalisyon görüşmesi yapmak yerine kamuoyuna yönelik olarak göz boyama amacıyla partimizi ziyaret etmiş ve bir koalisyon hükümeti teklifi dahi yapmamıştır.

Buna rağmen basın karşısında partimizin daha görüşmeler öncesi ilk günden bu yana söylediği dört temel ilkeyi sayarak bu şartlarda koalisyon olamayacağını MHP’nin herşeye hayır dediğini söylemiştir.Hâlbuki kamuoyu tarafından açıkça bilindiği üzere Milliyetçi Hareket Partisi sorumluluktan hiçbir zaman kaçmamış, sadece bir koalisyon hükümetinde yer almak için milletimizin hissiyatının ve hassasiyetlerinin ifadesine tercüman olacak dört temel ilkeyi gündeme getirmiştir. Bu ilkelerimizi hatırlarsak; Anayasa’nın ilk dört maddesi değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Terörle müzakere sonlandırılarak, çözüm süreci eksiksiz ve bahanesiz olarak ortadan kaldırılacaktır. Sürecin tümüyle tasfiyesi sağlanacaktır. Toplum hayatını felç eden, adalet ve ahlak kurallarını hiçe sayan rüşvet ve yolsuzluk iddiaları 17-25 Aralık kapsamında tekrar ele alınarak, ucu kime dokunursa dokunsun üzerine gidilecektir. Anayasal yetki ve sorumluluklarını inat ve ısrarla çiğneyen, hiçbir kural tanımayan Cumhurbaşkanı’nın, görevinin gerektirdiği meşru ve hukuki zeminde bulunmasının yanı sıra kuvvetler ayrılığı prensibinin parlamenter demokrasiyle muhafazası sağlanacaktır.

AKP işte bu dört şartımıza hayır demiştir. Bugün ellerindeki medya gücünü kullanarak MHP’nin koalisyon hükümetine kapıyı kapattığını iddia edenlere sormak istiyorum; PKK’yla pazarlık yapmaktan çekinmeyen, Oslo’da, İmralı’da ve Dolmabahçe’de önünüze konan ihanet şartlarına boyun eğen sizlere, MHP’nin Türkiye’nin temizlenmesine ve kurtuluşuna vesile olacak dört şartından hangileri ağır gelmiştir? TC’nin tasfiyesine, Kürdistan’ın kurulmasına, PKK’nın ve İmralı canisinin affına nezaret ederek her fırsata PKK’ya evet diyen AKP, ülke menfaatini öngören şartlarından başka bir şey istemeyen MHP’ye yüzünü dönmemiş midir?

Açıkça görüldüğü üzere Milliyetçi Hareket Partisi ne kırmızı plaka ne Bakan koltuğu sayısı pazarlığına girmiştir, yalnızca ülke ve millet bütünlüğünü tehdit eden plan programların ortadan kaldırılmasını, milletimizin kimliğini belirleyen unsurların muhafazasını, Anayasanın korunmasını ve toplumumuzu kemiren yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, irtikâp vb. ahlaksızlıkların üzerine gidilerek sorumluların cezalandırılmasını amaçlayan haklı ve makul ilke ve taleplerde bulunmuştur.Ancak Sayın Davutoğlu bu ilkeleri kabule yanaşmamıştır. Dolayısıyla Sayın Davutoğlu Saray’ın arzularını ve çıkarlarını savunmayı, ülkenin milletinin korunmasından daha önemli tutmuştur. Davul Başbakanın boynundadır, ama tokmak Cumhurbaşkanının elinden düşmemektedir. Tüm bu yaşananlara rağmen AKP sözcüleri çıkıp koalisyona bizim razı olmadığımız yönünde kamuoyunu yalan ve yanlış şekilde bilgilendirmektedirler. Anayasa’da öngörülen 45 günlük hükümet kurma süresi sarayın gözetiminde israf edilmiştir. Bu süre zarfında terör tekrar azmıştır.

Bölücü terör örgütünün hain ve alçak eylemleri ülkemizi kana bulamış, Al bayrağa sarılı şehit tabutları her gün omuzlarda son yolculuklarına uğurlanmaktadır. Türk milleti yaslıdır Anaların yüreği evlat acısıyla kavrulmaktadır.Terörü müzakere ederek çözeceğiz diyen ve sözde çözüm sürecini başlatıp teröristlerin şehirlerimizde yapılanmasına ve silah depolamasına imkan sağlayanlar bugün kardeşinin cenazesinde acısıyla feryat ederken gerçekleri söyleyip haklı ve meşru tepkisini ortaya koyan Şehit yakınlarına dahi tahammül gösterememektedir. Bu minvalde suçluluk psikolojisi ile her konuda sorumluluğu üstünden atmak isteyen AKP sözcüleri yakında ‘Çözüm sürecini de MHP başlatmıştır’ diye bir açıklama yaparlarsa şaşırmamak gerekmektedir.Fakat unutulmamalıdır ki aziz milletimiz her şeyin farkındadır ve yaşananları hafızasında tutmaktadır, tüm bu riyakârlara 1 Kasımda gereken cevabı verecek hepsini siyaset mezarlığına gömecektir.”

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.