KültürManşetKazı alanlarında bir ömür; REFİK DURU (Burdur Hacılar kazılarıyla özdeşleşen örnek bilim insanı)

2 ay ago

Tarih ve kültür kenti Burdur’un bu zengin birikimini ortaya koyan en önemli değerlerden biri olan Hacılar kazıları denilince, arkeoloji dünyasında akla gelen ilk isim; Refik Duru. Ömrünü kazı alanlarında geçiren, Hacılar kazılarındaki otorite isim Refik Duru, yaklaşık 40 yıldır Hacılar kazılarına katkı sağlayan bilim insanı.

Türkiye’nin en ünlü Arkeologlarından biri olan, akademik yaşamında Hacılar için büyük katkılar ortaya koyan, Prof. Dr. Refik Duru, günümüzde halen Hacılar kazılarının onursal başkanlığını yürütüyor.

DHA Burdur Muhabiri Mesut Madan’a Hacılar kazıları başta olmak üzere çalışmaları hakkında çarpıcı açıklamalarda bulunan Refik Duru, çalışkanlığıyla, mütevazi duruşuyla, birikimiyle örnek bir bilim insanı…

63 YILDIR ARAZİDE

Burdur Merkez Hacılar Köyü’ndeki Hacılar Büyük Höyük Kazısı onursal başkanlığını yapan Prof.Dr. Refik Duru bu yıl meslekteki 63’üncü yılını kutluyor.

İstanbul’da 1932 yılında doğan Refik Duru, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Prehistorya Bölümünü 1955 yılında bitirdi. Mezun olduğu 1955 yılından bu yana arkeolojik kazı ve araştırmalara katılan Duru, bu yıl meslekte 63’üncü yılını kutluyor. Duru ilerleyen yaşına rağmen onursal başkanlığı’nı yaptığı Hacılar’da sabah erken saatlerde öğrencilerle birlikte kazı alanına gidiyor ve öğrenciler ile kazı işçilerine yapacakları çalışmaları anlatıyor.

Duru “benim Arkeoloji ile ilgili çalışmalarım öğrenciliğimle beraber başladı. 1955 yılı Temmuz ayında Gaziantep çevresinde o zamanki hocam Prof. Bahadır Arkın’ın yönetiminde bir araştırmya katılarak Arkeolojik faaliyetlere fiilen katıldım. O gün- den bugüne hemen hemen hiç bir yıl aksatmadan bugüne kadar geldim. 63 yıldır arazideyim” diyor…

1976’DA HACILAR KAZILARINA KATILDI

Refik Duru şunları söyledi: “Gaziantep’in İslahiye İlçesi yakınlarında 19 yıl muhtelif Höyüklerde kazı yaptık. Çok güzel ve enteresan yerlerde çalıştım. 1976 yılında Burdur bölgesine geldim ve İstanbul Üniversitesi adına Burdur bölgesi araştırma projesine başladık. O günden bu güne bu projenin muhtelif etapları gerçekleşti. Kuruçay Höyük, Höyücek Höyük ile Antalya iline bağlı Bademağacı Höyüğü’nde kazılar yaptık. 2011 yılından bugüne de Hacılar Büyük Höyük’te çalışıyoruz” bilgisini paylaştı.

HACILAR, ÇOK FARKLI

Hacılar’ın arkeolojik açıdan Anadolu’nun dünyaca tanınmış yerlerinden birisi olduğunu anlatan Duru “Anadolu’da Neolitik dediğimiz Cilalı Taş devri ya da tarımın başlaması olayını temsil eden yerleşmeler ilk kez 1957 yılında Hacılar’da bulundu ve o günden bugüne Anadolu’nun ne derece yüksek neolitik kültürlere ev sahipliği yaptığı anlaşıldı.

Hacılar Büyük Höyük, abartmadan söyleyeyim ki; Anadolu’nun şimdiye kadar hiç bilinmeyen bir dönemini aydınlatan çok değerli bilgiler veren çok gösterişli bir yerleşme. Anadolu’da şimdiye kadar hiç rastlanmayan bir yöntemle çok gör- kemli ve sağlam bir surla çevrili bir yerleşme. Çok uzun yıllar bu Höyük’te çalışmaların devam edeceğine eminim. Burası Anadolu kültür tarihinin bir aşamasını fevkalade iyi temsil etmektedir. Bundan dolayı da bu işe aracı olduğumuz için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.

Duru konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Hayatımın her sene iki ay hesap etseniz dolu dolu 10 senesi arazide geçti. Yorucu bir meslek, ama çok zevkli. Buraları ortaya çıkarmak kadar bunları yayınlamakta çok önemli. Onu da yapmaya çalışıyoruz.”

Kazı masraflarının her yıl arttığını anlatan Duru “buna oranla bize ayrı- lan ödenekler aynı derecede artmıyor, tam tersine azalıyor. Bu bakımdan gerçeği söylemek lazımsa gerektiği gibi çalışılıp ta bir an önce bu eserlerin ortaya çıkması sağlanamıyor. Bu bir eksiklik. Umarız devletin ve Türk Tarih Kurumu’nun ödenekleri artar. Bunlara rağmen Burdur Valiliği ve İl Belediyesi çok kapsamlı yardımlar yapıyorlar. Onun için Burdur yöneticilerine en içten teşekkürlerimizi sunmak istiyorum” dedi.

ARKEOLOJİ, İĞNEYLE KUYU KAZMAK

Arkeoloji’nin bir nev’i iğneyle kuyu kazmak olduğunu anlatan Duru, “insanların mesleklerine bazen çok düşkün bazen de pişman olarak devam ettiklerini biliyoruz. Bu iş hem pratik hem bilimsel bir iş. Herkesin masalarda duyduğu, dinlediği toprağı kazarak bir şey bulma arzusu adeta bizde devamlı bir mesleki çalışma alanı. Masallardaki gibi define bulmadık, ama bulduğumuz bir duvar, bir plân, kap kacak bize fevkalade zevk veriyor ve yorgunlukları, güneşin altında saatlerce durmanın yorgunluğu adeta unutuyoruz. İyiki hayatımda böyle bir mesleği seçme şansını bulmuşum. Bu tabi birçok tesadüfler bir araya gelerek oluşan bir durum. Benim kişisel tercihimden çok beni şartlar bugüne getirdi ve hayatımdan çok memnunum. Gerçekten yorucu ama çok ta zevkli. Herkesin merakla seyrettiği şeyleri biz çıkartıyoruz, yayınlıyoruz. Bu arada ülkenin ekonomisine de katkı oluyor. Hem buraya harcanan para çevre köylülere gelir oalrak dağılıyor. Hem de turizmin bir ayağı arkeoloji. Arjkeolojik bölgeleri görmeye gelenler oluyor. Yaptığınız kişisel bir keyif ve tutku değil aynı zamanda bilime ve Türk ekonomisine katkı oluyor…” diye konuştu.

Güneş altında saatlerce kalmasının tatlı bir yorgunluk olduğunu belirten Refik Duru “her meslek zevkle yapılıyorsa yorgunluğu unutulur. Git- tiği yere kadar gidecek. Arazide dolaşmak yaşlandıkça giderek zorlaşıyor, ama o zorluğu çok fazla hissetmiyorum” dedi.

HACILAR kazılarına adanan bir ömür; REFİK DURU

Refik Duru, 1932 yılında İstanbul’da doğdu. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji ve Prehistorya Bölümü’nde tamamladı.

Aynı Fakülte’nin Eski Önasya Dilleri ve Kültürleri Bölümü’ne 1960’da Asistan olarak atanan Refik Duru, 1965’te Doktora çalışmasını tamamlamasının ardından, 1969’da Doçent ve 1978’de Profesör oldu. 1982 – 1999 yılları arasında Protohistorya ve Ön asya Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanlığı, 1994 -1999 yıllarında da Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Başkanlıklarını yürüttü, 1999 yılında emekli oldu.

Refik Duru, 1955’ten itibaren arkeolojik kazı ve araştırmalara katıldı. Prof. Dr. U. Bahadır Alkım’ın yönetiminde yapılan Karatepe’de (Kadirli – Osmaniye) başlayan arazi çalışmaları, Yesemek Heykeltraşlık Atelyesi, Yesemek Höyüğü, Tilmen Höyük, Gedikli Karahöyük ve Kırışkal Höyük (İslahiye Gaziantep) kazıları ile 1972 yılına kadar devam etmiştir. Bu süre içinde, bir yıl Çatal Höyük (Çumra-Konya) kazısında bulunmuş, daha sonra 1973’de ‘Keban Barajı Kurtarma Kazıları Projesi’ kapsamındaki Değirmentepe (Elazığ) kazısını yönetmiştir.

1976 yılından sonra Prof. Duru’nun bilimsel çalışmalarının ikinci dönemi, Burdur ve çevresini kapsayan araştırmaları başlamıştır. Yörede 2 yıl süren yüzey araştırmalarının ardından, sırasıyla 1978-1988 arasında Kuruçay Höyüğü, 1989-1992 yıllarında Höyücek ve 1993-2010 arasında da Bademağacı Höyüğü kazılarını yürütmüştür.

Bu çalışmalar sırasında, 1985 ve 1986’da Hacılar yakınlarında ‘Nekropol Arama Çalışmaları’, 1997’de de bir kazı dönemi Yassıhöyük’te (Acıpayam – Denizli) kazılar yapmıştır. 2002 yılında Tilmen Höyük’te bir ‘Koruma ve Düzenleme Projesi’ başlatan Duru, 2011 yılından sonra, Prof. Dr. Gülsün Umurtak’ın yönetimindeki Hacılar Büyük Höyük (Burdur) kazısına Onursal Başkan olarak katılmaktadır.

Akademik kariyeri sırasında Berlin Freie Universitaet ve London University’de alanı ile ilgili çalışmalar yapan Prof. Duru’nun, öğrenci, kazı kurulu üyesi, kazı kurulu başkanı olarak katıldığı ve yürüttüğü kesintisiz 63 yıl süren araştırmalarıyla ilgili 18 kitabı ve Anadolu ve Önasya Arkeolojisine ilişkin 120’yi aşkın makalesi yayınlanmıştır.

Kodlama : SadeMedia Interactive