1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

EKONOMİK SAVAŞ MI? YAPISAL SORUNLARIMIZ MI?

11 Ağustos 2018, Cumartesi, 7:28 | Ekonomi, Gündem, İlçe, Manşet, Siyaset, Sürmanşet | 196 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Bugünlerde ülkemizde, ilimizde gündem dolar kuru… Dolar’la yatıp, dolarla kalkıyoruz… 10 Ağustos 2018 Cuma günü, dolar yine Türk Lirası karşısında rekorlar kırdı, bu kez de 6 lira eşiği aşıldı.

11 Ağustos 2018 Cumartesi günü öğle saatleri itibariyle dolar 6,432 seviyesinde idi…

Dolar tartışmalarında; ülkemizde iki ana görüş öne çıkıyor. İlk’i dış kaynaklı gelişmelerle, ikincisi ise; kendi iç dinamiklerimizle ilgili…

Başta; iktidar çevreleri olmak üzere ağırlık kazanan görüş, dolarda yaşanan aşırı artışın, artık ekonomik sorun olmaktan öte, bir “ekonomik saldırıya, savaşa” dönüştüğü…

ABD’nin Türkiye’yi yaptırımlarla, dolar operasyonlarıyla dize getirmek istediği, bunun için düğmeye bastığı sıkça dile getirilen argüman… AK Parti iktidarı, yerli, milli bağımsız politikalar uygulayan Türkiye’ye karşı ABD’nin ekonomik savaş açtığını, 2013 yılında Gezi olayları ile başlayan daha sonrasında 17-25 Aralık süreci, sonrasında da 15 Temmuz hain darbe girişimi ile oynanan oyunun bu kez de dolar yoluyla gerçekleştirilmeye çalışıldığını, ekonomik versiyonunun uygulandığını öne sürüyor…

Dolar tartışmalarında karşıt görüş, özellikle muhalefetin dile getirdiği argüman ise; Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybını, dış odaklara bağlama kolaycılığı yerine, sorunun içeriden kaynaklandığı, iktidarın yanlış ekonomi politikaları olduğu savı…

16 yıldır iş başındaki AK Parti iktidarının özellikle sıcak paraya, inşaata dayalı büyüme modelinin artık sürdürülemez olduğu eleştirisinde bulunanlar, Türk ekonomisindeki yapısal sorunlar nedeniyle, (başta cari açık, dış borç yükü) “yüksek enflasyon-yüksek faiz-yüksek kur kısır döngüsü” içersine girildiğini iddia ediyorlar…

Ve tüm bu tartışmalar yapılıken, en çok vurgulanan herkesin mutabık olduğu, birleştiği nokta ise; “üretmek” gerektiği. Türkiye’nin ithalat bağımlılığından dolayı, doların yükselişinden çok olumsuz etkilendiği dile getiriliyor. Üretim, ‘katma değeri yüksek ürünler’ üretmemiz gerektiği en çarpıcı öneri olarak öne çıkıyor.

“İthalat özeleştirisi”, en çok vurgu yapılan konu başlığı. Türkiye’nin pek çok alanda dışa bağımlı olduğu, ihracat yapan firmaların bile ürünlerinin yüzde 60’ını ithal etttikleri bir ortamda, ithalata mutlak surette çözüm bulmamız gerektiği altı kalın harflerle çizilerek herkesçe vurgulanıyor…

EĞİTİM ŞART

Bir diğer çarpıcı konu başlığı, ‘eğitime’ dikkat çeken eleştiriler. Yetişmiş insan gücümüzün geliştirilmesi gerekliliğine işa- ret edilerek, bunun da ancak eğitimle olaca- ğı vurgulanıyor. Üretimin, katma değeri yüksek, teknolojik ürünler üretebilmenin, ihraç etmenin yolunun beşeri sermaye, yetişmiş, kaliteli- nitelikli işgücü ile mümkün olabileceği belirtilerek, eğitim sistemimizi düzeltmemizin şart olduğu dile getiriliyor.

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.