1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

DEPREM BİLİNCİ ÇOK ÖNEMLİ

3 Mart 2018, Cumartesi, 7:42 | Manşet, Sürmanşet | 338 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Birinci derece deprem bölgesi, Burdur-Fethiye Fay Zonu içerisinde yer alan ilimizde, deprem gerçeğini anlatmak, deprem bilincini yaygınlaştırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülüyor. 1-7 Mart tarihleri arasında icra edilen ‘Deprem Haftası’ etkinliklere kapsamında, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) 1971 Burdur Depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımız için Yarıköy’de Mevlid programı ve çeşitli etkinlikler düzenlendi.

Vali Şerif Yılmaz, Deprem Haftası dolayısıyla 1971 Burdur Depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımız için Yarıköy’de düzenlenen Mevlid programına katıldı. 1971 yılında Burdur’da meydana gelen depremde il merkezi, civar köyler ve depremin en fazla hissedildiği Yarıköy ve Yazıköy köylerinde toplam 59 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Yarıköy’de düzenlenen programda AFAD İl Müdürlüğü tarafnıdan düzenlenen deprem haftası etkinlikleri kapsamında Cuma Namazı öncesi Mevlidi Şerif okunarak, depremde vefat eden vatandaşlarımız için dua edildi.

Programa Vali Yılmaz, Milletvekili Reşat Petek, Vali Yardımcısı Bahir Altunkaya, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Servet Olpak, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Cuma Namazı öncesi okunan Kur’an-ı Kerim’lerin ardından İl Müftüsü Hıdır Bayrak tarafından dua yapıldı. Namazın ardından Yarıköy Muhtarlığı tarafından ikramda bulunuldu.

Vali Yılmaz, Mevlid-i Şerif programının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada şunları söyledi: “1971 yılında meydana gelen depremde hayatını kaybeden büyüklerimizi dualarla anmak için Mevlid programına iştirak ettik. Cenab-ı Hak hepsine Rahmetiyle muamele etsin. Duamızı yaptık, ikramları tattık. İkramları yapanlara da, hazırlayanlara da teşekkür ediyoruz, Allah hayırlarını kabul etsin. Cenab-ı Hak bir daha deprem felaketini, ülkemizde ve dünyada yaşatmasın. Ancak deprem bölgesinde olduğumuzu unutmayalım, Ülke olarak ta deprem kuşağındayız. Dünyada deprem kuşağında yaşayan bir çok örnek ülke var. Gerekli tedbirleri aldıktan sonra depremde can kaybı yaşanmıyor. Depreme dayanıklı bina yaptıktan sonra bina içerisinde ölüm olmuyor. Onun içinde bizim son yaşadığımız deprem sonrası bir takım yasal düzenlemeler yapıldı. Yapılan yasal düzenlemelerin çerçevesinde yapılaşmayı sağlamamız lazım. Kendimizi de buna alıştırmamız lazım. Bunun eğitimini, bilincini çocukluktan itibaren, bütün herkese vermemiz gerekiyor. Bunları sağlarsak, deprem olduğu zaman en asgari şekilde can ve mal kaybı yaşamadan atlatabiliriz diye düşünüyorum. Bunu sağlamakta sadece devletin değil vatandaş olarak da hepimizin görevi.

Bu vesile ile Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Dün yine Afrin’de 8 tane Şehidimiz vardı. 2 tane Özgür Suriye Ordusu da dahil olmak üzere 10 tane Şehidimiz var, yaralılarımız var. Şehitlerimizden bir tanesi komşumuz Isparta’dan bugün defnedildi. Şehidimizin Cenaze törenine katılacaktık ama bugün deprem nedeniyle hayatını kaybeden büyüklerimizin, ecdadın ruhlarına okunacak dualara bizde iştirak edelim düşüncesiyle buraya geldik. Ben tüm şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Yaralılarımız var, bir gazimizde Burdur’dan. Çok şükür sağlık durumu iyi ama diğer gazilerimiz de var. Allah onlara şifa versin. Allah orada mücadele eden, operasyona katılan gerek askerimiz, gerekse polisimiz, gerekse güvenlik korucularımız da dahil olmak üzere hepsine güç kuvvet versin. Onların oradaki mücadelesi bugün bizim burada şu programı yapmamıza vesiledir. Eğer bu ülkenin birliğine beraberliğine kasteden terör unsurlarının ülkemiz içerisinde ve dışarısında yapmış olduğu bu saldırıları eğer önlemez isek bu bayrağımızın burada dalgalanması, ezanın burada okunması, duaların burada yapılması mümkün değil. Hepimiz onlara müteşekkiriz, onların hepsine rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. Ailelerimize ve milletimize sabırlar diliyoruz. Bu günler zor günler. Bu günleri hep beraber birlik beraberlik içerisinde atlatmamız gerekiyor. Birlik beraberlik içerisinde en iyi şekilde değerlendirip ülkemize kast eden dahili ve harici gerek terör unsurları, gerekse terör unsurlarının arkasındaki güçlerle mücadele edip, ülkemizin birliğini beraberliğini sağlamamız gerekiyor. Onun içinde hepimizin üzerimize düşen görevi yapmamız gerekiyor.

Değişik vesilelerle bazı vatandaşlarımızın yardımla ilgili talepleri oluyor. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Gerek Afrin’de olsun, gerekse daha önce Elbab’da yapıldı. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yapmış olduğu operasyonlarda güvenlik güçlerimizin çok şükür bütün ihtiyaçları karşılanıyor. Orada çarpışan mücadele eden tüm kardeşlerimizin ihtiyaçları gerek yiyecek, gerek giyecek, bilindiği üzere kendimizin ürettiği silah, mühimmat, araç ve gereçlerimizi kullanıyoruz, hepsi karşılanıyor. Onların bizden tek ihtiyacı duadır. Dua dışında burada bazı vatandaşlarımız geliyor. İşte oraya yardım edelim, yardım gönderelim gibi. Bizim bilgimiz dışında da bazı yerlere ulaştığını duyuyoruz. Bunlara gerek yok. Bizim oradaki çarpışan mücadele eden, gerek askerimizin gerekse polisimizin bizden tek ihtiyacı duadır. Allah yar ve yardımcıları olsun diliyorum. Bunun dışındaki yapılacak olan bir şey varsa bunu da bizler zaten devlet olarak zaman zaman duyururuz. Hiç kimseden telefonla yardım talep etmeyiz. Varsa açık bir şekilde herkesin huzurunda konuşuruz ve paylaşırız. Bunun dışındaki yardım taleplerine kimse itibar etmesin. Bunu istismar edenler maalesef var. Özellikle bu duygularımızı, milli duygularımızı, istismar için fırsat kollayanlarda var. Duyduğumuz andan itibaren gereğini yapıyoruz. Ondan da kimsenin endişesi olmasın.”

Program sonunda Yarıköy sakinlerinden Neziha Altınkaynak Çetiner kendi yazdığı şiirlerden oluşan “Engin Yokuş Ömür” adlı kitabını Vali Yılmaz’a takdim etti. Vali Yılmaz, 1971 yılında depreminde zarar görmüş tarihi camii ve değirmende incelemelerde bulundu.

71 DEPREMİNİ YAŞAYAN YARIKÖYLÜLER DEPREMİ ANLATTI

DHA’ya konuşan Yarıköylü vatandaşlardan 91 yaşındaki Süleyman Mutlu; “hafif bir gürültü oldu. sarsıntıdan 5 metre ileriye fırladım. Allah bir daha o günleri göstermesin” dedi.

Süleyman Şahin’de (86); “depremde annem yıkılan evin merteklerinin altında kaldı, güçlükle çıkardık” dedi. Hüseyin Çiçek (86) isimli vatandaşda; “ben ev yaptırıyordum. bir sallatın geldi ustalar camdan atlayıp kaçtı. Köyün içi toz duman oldu” diye konuştu.

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.