1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

CHP Burdur Merkez İlçe Başkanlığına aday olan SIDIKA GÜL OĞUZKAN: ‘BEN’ DEĞİL ‘BİZ’ DEMEK İÇİN ADAYIM!

23 Kasım 2015, Pazartesi, 6:35 | Manşet, Siyaset, Sürmanşet | 1.084 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur’da Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin Şube Başkanlığını yürüten, ilimizde CHP’nin en aktif kadınlarından biri olan Sıdıka Gül Oğuzkan,  partisinin 28 Kasım 2015 Cumartesi günü gerçekleştirilecek Merkez İlçe Başkanlığı’na aday olduğunu açıkladı. Gazetemiz Muhabiri Hacer Zeren’e konuşan Oğuzkan, CHP Merkez İlçe Başkanlığı’na aday olma nedenlerini anlattı.

28 Kasım Cumartesi günü, 332 delegenin oy kullanacağı, 2 adaylı Merkez İlçe Başkanlığı seçiminde, kadın aday olarak öne çıkan Sıdıka Gül Oğuzkan açıklamasında, siyasette genelde erkeklerin ön planda olduğunu, kadınlara daha fazla yer açılması gerektiğini savunurken, ülkedeki baskı ortamından, kadınların yaşadığı sorunlardan, aydınların, gazetecilerin yaşadığı baskı ve tehditler nedeniyle, ifade özgürlüklerini savunmak için aday olduğunu vurguladı.

‘KADINLARIMIZ İÇİN ADAYIM’

CHP Merkez ilçe Başkan Adayı Oğuzkan Merkez İlçe Başkanlığı’na aday olmasının gerekçelerini söyle sıralıyor: “Adayım çünkü; ben bir anneyim, bir kadınım, esnafım, en önemlisi de ülkemin geçirdiği bu olumsuz etkenler beni derinden etkiledi ve üzdü. Bir kadın aday olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin merkez ilçe adayı olmaktan ve Atatürk’ün ilkelerini savunuyor olmaktan onur duyuyorum. Siyasette genelde erkekler önde. Biz ‘neden bir kadın?’ olmasın diyerek yollara düştük. Kadınlar olmadan hiçbir şey olmuyor. Evde, sokakta, siyasette, işte kadın. Kadın, hayatın her alanında var olmak durumunda.

‘DAHA ÇOK TOPLUMSAL YAŞAMDA YER ALMALIYIZ’

Adayım çünkü; kadınlarımızın üzerinde bir psikolojik şiddet olduğunu görüyorum. Kadınların işsizlik sorunları, ekonomik sorunları almış başını gidiyor. Ama bizim kadınlarımızda bir vurdumduymazlık görüyorum. Kadınlarımız günlerde, gezmelerde vakit öldürüyor. Toplumsal yaşamda kadınları çok göremiyorum. Oysa; daha çok hayatın içerisinde olmalıyız. Ben ülkemin kadınlarından ellerini taşın altına artık koymalarını istiyorum. Bu ülkeye bir şey olduğu zaman kadınlar yıkılacak bu ülkede. Önce kadınlarımız zarar görecek.

‘ÖZEL HAYATIMIZA KADAR GİRİLDİ’

Adayım çünkü; çok ciddi anlamda yaşam tarzlarına, kılık kıyafetlerine, ifade özgürlüklerine, her yönüyle saldırı var. Kadının doğumuna karışılmadı mı?, yatak odamıza kadar girilmedi mi?, kılık kıyafetimize karışılmadı mı?, ‘eksik etek’ denilmedi mi?’, zorla evlendirilmeye çalışılmadı mı?, özel hayatına girilmedi mi? Daha ne anlatayım… İşte; bu yüzden ben özgürlükler için adayım. Mustafa Kemal Atatürk bir kılık kıyafet devrimi yaptı, bize seçme ve seçilme hakkı verdi. Biz, bize verilmiş bu hakları neden elimizin tersiyle itelim, geri verelim? Erkek arkadaşlarımızdan da rica ediyorum; kadınlarımızın siyasi yaşamda olmalarını daha çok desteklesinler. Siyasette duygusal değil, mantıklı ve ideolojik davranılmasını istiyorum. Benim kardeşimde olsa, partinin verdiği bir görevi yapamayacaksa, ben ona görev vermem. İşler, ahbap-çavuş ilişkisiyle yürümemeli.”

‘KÖYLÜSÜYLE KENTLİSİYLE HER KESİMİ KUCAKLADIK’

‘Benim de sevenim olur, sevmeyenim olur.’ diyen Oğuzkan, “Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin şube başkanıyım. Yıllarca mücadele verdim. Derneğin, Burdur Şubesinin kuruculuğunu üstlendim. Derneğimizi ayakta tutmak için, arkadaşlarımla, ekibimle var olmaya çalıştık. Kolay değil. Biz, vatandaşlarımızın verdiği manevi destekleri hiçbir zaman dillendirmedik. ‘Bir elin verdiğini öteki el görmemeli’ anlayışı ile hareket ettik. Bu bizim düsturumuz oldu. Ama dar’da kalan, zor’da olan vatandaşlarımızın yardımına koştuk. Köylüsüyle, kentlisiyle her kesimi kucakladık. Cumhuriyet Halk Partililer olarak eğer tabanı hareketlendirmek istiyorsak, vatandaşla göz göze gelmeli, onlarla kucaklaşmalı, samimi diyalog halinde bulunmamız gerektiğini biliyoruz.” diye konuştu.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ADAYIM’

Cumhuriyet Kadınları Derneği’ndeki kadınların, halktan, tabandan gelen mücadeleci kadınlar olduklarını söyleyen Sıdıka Oğuzkan; “Ayrıca bugün aydınlarımız, gazetecilerimiz baskı ve tehdit altında. Onların ifade özgürlüğü için adayım. Ülkemizdeki kutuplaşma o kadar ciddi boyuttaki. Biz toprakları hep beraber kazandık. Bu toprakları, hep birlikte savaşarak, mücadele ederek kazandık. İnsanlar bu ülkede yaşıyorsa, vergisini veriyorsa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Bu ayrımcılığı asla kabul edemeyiz. İşte bu ayrımcılığa, ötekileştirmeye ‘dur’ demek için, merkez ilçe başkanlığına adayım. Bugüne kadar partim için, kadınlarımız için elimden gelen çabayı göstermeye çalıştım. Ben varlıklı bir kadın değilim. Orta sınıf bir vatandaşım. Esnafım. Bunun halkla, vatandaşla içiçe olmak gibi bir avantajı var. Toplumun tüm kesimleri ile haşır neşir oluyorsunuz. Onların sorunlarını biliyorsunuz. Bu durum siyasette de bir avantajdır. İnsanların sorunlarını bilirsek, çözümü de getirebiliriz. Bir kadın olarak dik durmaya çalışıyorum, ‘ben varım’ diyorum. Bütün kadınların da aynı cesarete sahip olmalarını umuyorum” ifadelerini kullandı.

CHP’nin tabanının bilinçli olduğuna inandığını belirten Oğuzkan, “Kime oy vereceklerini iyi bilirler. İnandıkları adaya oy verirler. Onlara güveniyorum” diyerek, seçimin diğer adayı Necati Erkin’e de başarılar diledi.

Hacer ZEREN

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.