EkonomiManşetBUTSO Başkanı Yusuf Keyik: “HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ”

4 ay ago

Burdur Ticaret ve Sanayi Odası (BUTSO) Başkanı Yusuf Keyik, gazetemize ekonomide yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Muhabirimizi Filiz Eryılmaz’ın gerçekleştirdiği mülâkatta, başta Burdur ekonomisi olmak üzere, 24 Haziran seçim süreci, beklentiler, döviz kurlarında yaşanan artışlar, dalgalanmalar, belirsizlikler hakkında değerlendirmelerde bulunan Keyik, “hepimiz aynı gemideyiz” mesajı verdi.

Yusuf Keyik’in açıklamasında öne çıkan pasajlar şöyle:

“Burdur ekonomisi birinci olarak tarım ve hayvancılığa dayalı. İkinci olarak lokomotif sektörümüz Mermer, üçüncü sektörümüz de eğitim kenti olmamız. Dördüncü Alternatif sektörümüz de Turizm. Henüz Turizm alanlarımızı istediğimiz randımana getiremesek de böyle bir faaliyetin var olduğunu biliyoruz en azından. Geçen yıl iyi bir reklamla Salda Gölü’ne 300 bine yakın yerli turist çekmeyi başaran illerden bir tanesiyiz. Demek ki bir takım tanıtım ve alt yapı çalışmaları yapılırsa turizmde de alacabileceğimiz payın en azından bir kısmını alma şansımızın var olduğunu görmüş olduk.

Hayvancılığı değerlendirdiğimiz zaman. Dolar ve döviz artışından dolayı yem fiyatlarında büyük bir artış olduğunu gördük. Zaten hayvancılığın girdi maliyetleri çok yüksek iken artı bir de döviz kurunun yükselmesi ile birlikte binen yük ortaya çıktı. Dolayısı ile şu anda süt inekçiliği yapan işletmelerin karlılıktan ciddi kayıpları var. Zaten çok fazla kar alarak çalışamıyorlardı bu zamlardan sonra o üç kuruş kazançları da kayboldu. Şu anda süt fiyatlarına ciddi anlamda bir zam verilmesi gerekiyor. İnanıyoruz ki süt güç birliği çiftçinin, köylünün, hayvancılık yapan işletmelerin bu sorununa bir çözüm üretmiş olurlar. Tabi bunun bir ayağı da süt sanayisi.

Tabi fiyatı vermek çok zor değil. Konsey toplanıyor bir kararla süt fiyatını yükseltebiliyor. Bunun bir ayağı olan sanayici tarafı var. Sanayiciyi dinlediğimiz zaman oda ürünlerini satamamaktan şikâyetçi. Ürün fiyatlarının yüksek olmasından şikâyetçi. Üçüncü ayakta tüketiciler bizler. Bizlere sorulduğu zaman bir yandan peynir, tereyağı, yoğurt pahalı bu para olur mu diye. Ülkemiz üzerinde ekonomik anlamda oynanan oyunlar zaten var idi. Seçim sürecine girildikten sonra bu daha da artırıldı. İçeriden ve dışarıdan bir takım güçlerin ülke ekonomisinin doğru gitmesi noktasında rahatsızlıkları olduğunu hep birlikte görebiliyoruz. Ama bu böyle deyip te bunun arkasına da saklanmamız doğru değil. Neticede biz millet olarak bu geminin içinde yaşıyoruz ve bu geminin içinde de rahat yaşamak zorundayız. Bu ülkeyi idare eden insanlarda bu milleti rahat yaşatmak zorunda. Bu tehlikeyi önceden görüp tedbir almış olmaları gerekiyordu.

Bugün ciddi anlamda baskılar var. Bu baskıları bertaraf edecek Ekonomi Bakanlığımız, Maliye Bakanlığımız, ilgili Bakanlıklar çözüm üreterek bunu hızlı bir şekilde çözmesi gerekiyor. Merkez Bankamız bir taraftan ne yapması gerekiyorsa yapmalı. Tabi ben ekonomist değilim. Şunlar yapılırsa ekonomi düzelir diyemiyorum. Ama devletin ilgili makamları bu problemi bir an önce çözmesi gerekiyor. Ekonomideki bu belirsizliği ortadan kaldırıp insanları rahatlatması gerekiyor. Bizim Burdur ve Ülke genelinde son 6-7 yıldır hızla ilerleyen bir inşaat sektörü var. Türkiye ekonomisini ayakta tutan, çarkın dönmesini sağlayan bir sektör inşaat sektörü. Çok farklı sektörlerin bileşenlerinden oluşuyor. Dolayısıyla şu an baktığımız zaman son 2-3 aydır gayrimenkul satışları komple durdu. Hiç kimse alıp, satmıyor. İnşaat malzeme fiyatlarına baktığımız zaman %40 zam geldi. Bu zamları üzerine koyduğunuz zaman zaten gayrimenkul satmak mümkün değil.

Eski fiyattan zamsız fiyattan yapılan daireler, dükkânlar zaten müşteri bulamıyor. Yeni fiyattan yapılan daire ve dükkânların satışları hiç mümkün değil. Bir de üstüne üstlük faiz oranları çok yükseldi. Bizim gayrimenkul yatırımcımız zaten belli bir birikimini veriyor diğer kısmını bankadan bütçesine göre kredi kullanarak yatırımını yapıyordu. Şimdi faiz oranları yüksek insanlar bekliyor. Parası varsa gidiyor mevduata yatırıyor. Mevzuat faizi yüksek bir ülkede kimse iş yapmaz. İş yapmasına gerek yok. Çünkü piyasada ne iş yaparsanız yapın böyle bir kazanç yok. Parası olan ağırlıklı olarak şu an döviz ve faizde tutmaya çalışıyor, parası olmayan da çırpınıyor bu olayın içinden az zararla nasıl çıkarım diye. İnşallah beklentilerimiz 24 Haziran. 24 Haziran’ da istikrarlı, önümüzü görebileceğimiz bir siyasi yapı ortaya çıkar bir an önce bu acil durumları ele alır, bu problemleri çözer ve ülkemiz yeniden yoluna devam eder. Tabi ülkemizde ciddi yaşanan sıkıntılar var.

Ülkemiz son üç dört yıldır çok ciddi bir şekilde terörle mücadele ediyor. Bunlar ekonomik anlamda ülkemizi yoruyor. Ama öncelikle ülkemizin bekası önemli. Vatan, bayrak ön planda. Ekonomi de çok önemli ama bunların olmadığı yerde ekonominin iyi olması beklememiz de mantıksızlık olur. Ülkemiz her türlü saldırıya karşı, hem ekonomik anlamda, hem terör anlamında, hem siyasi, hem ticari anlamda elinden geleni yapıyorlar ama bazı kanallarda da yetersiz kalındığını hep birlikte görüyoruz. İnşallah bunlar 24 Haziran seçimlerinden sonra kim gelirse gelsin acil sorunlara parmak basarak Türk milletini rahatlatması gerekiyor.

Burdur ekonomisinin lokomotifi olan mermercilik sektöründe ciddi bir yavaşlama var. Bu da bahsettiğim inşaat sektörünün durma noktasına gelmesinden kaynaklanıyor. Mermerde bir inşaat malzemesidir. Yurt dışı da mamul ihracatı çok fazla değil. Ama blok inşaatı, daha önce yaptığımız hızlı ihracatı beklememiz doğru olmaz zaten bu ekonomik şartlarda. Ama her şeye rağmen insanlar taşlarını satabiliyor. En azından birinci sınıf taşlarda sıkıntı yok. Taşı iyi olan çarkını döndürüyor. Dediğim gibi herkesin beklentisi 24 Haziran. İnşallah her şey düzelir.”

Kodlama : SadeMedia Interactive