KültürManşetBurdur’a modern Kütüphane

3 sene ago

Gazetemiz Muhabiri Hacer Zeren, kutlamakta olduğumuz ‘52. Kütüphaneler Haftası’ etkinliklerinde İl Halk Kütüphanesi Müdürü Birol Yılmaz ile söyleşi gerçekleştirdi. Kütüphane Müdürü Yılmaz ile gerçekleşen mülâkatta, en öne çıkan konulardan biri de yeni Kütüphane oldu. Bilindiği gibi; mevcut İl Halk Kütüphanesi depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmıştı… Yerine yenisi yapılacak olan yeni Kütüphane hakkında Yılmaz bilgiler verdi.

Hacer Zeren: Sayın Yılmaz, önce Kütüphane Haftası etkinlikleri Burdur’da nasıl geçiyor, ne tür etkinlikler düzenlediniz?

Burdur İl Halk Kütüphanesi Müdürü Birol Yılmaz: Kütüphane Haftası etkinlikleri 28 Mart tarihinde başladı. Açılış programımızı yaptık. Hafta etkinlikleri gayet iyi gidiyor. Sayın Valimizin etkinliklere katılması, kitaba ne kadar önem verdiğinin bir göstergesi. Sayın Valimizin bu etkinliklere katılması, verdiği mesajlar önemli. Bize moral ve motivasyon veriyor.

Çocuk Edebiyatı Yazarımız, Bucaklı hemşehrimiz geldi. Yıllardan bu yana TRT’de çocuk programları yapıyor ve TRT radyosunda çalışıyor. Kitapları da Türkiye çapında bir hayli okunuyor. Bir de Cuma günü bir Çocuk Tiyatrosu yapacağız. Biz tiyatromuzu daha önceki yıllarda Üniversitemiz öğrencileri ile yapmaya çalışıyorduk. Onlara kitap sevgisini amatör şekilde sunmaya çalışıyorduk. 3 yıldan bu yana Antalya Devlet Tiyatrosu ile işbirliği yapıyoruz. Daha çok çocuklara yönelik tiyatroları tercih ediyoruz. Çocuklar bizim geleceğimiz. Çocuklara yatırım yapmak daha önemli diye düşünüyoruz. Daha çok kitap sevgisi ile ilgili çizgi filmler de izlettiriyoruz.

MEVCUT BİNADA BÜTÜN BİRİMLER AYNI YERDE HİZMET VERİYOR

Hacer Zeren: Buradaki mevcut binanın durumu nasıl?

Birol Yılmaz: Buradaki binamız biraz sıkıntılı. Daha geniş olabilir , konferanslar yapılabilir. Bu binaya geçici olarak geldik. Vatandaştan kiraladık. Bir işyeri esasında. Kütüphane olarak planlanmamış. Okuyucularımızın çok zor şartlarda burada ders çalıştıklarını görüyoruz. Onlar da anlayışla karşılıyorlar. Bazen özellikle ses konusunda şikâyetler geliyor. Sesi engelleyemiyoruz çünkü; bütün birimler aynı alanda. Okuma bölümü, yazma bölümü, internet bölümü ayrı olması gerekir. Ancak buraya taşındığımız dönem içerisinde daha iyi şartlarda bir yer bulamadığımız için buraya geçici geldik. Yeni bina sürecinin uzayacağını tahmin etmedik.

‘BİNAMIZIN DAHA MERKEZİ ve GENİŞ ALANDA OLMASINI İSTİYORUZ’

Hacer Zeren: Yeni bina ne zaman teslim edilecek?

Birol Yılmaz: Yeni binadan zaman zaman bahsediyoruz. Bakanlığımızın elinde mevcut projeler yoktu. Olanlarda 90’lı yılların tip projeleriydi. O günün şartlarında ihtiyacı karşılıyor olabilir, ama; bugün dünya değişti, teknoloji çok değişti, ihtiyaçlar değişti. Biz talepler doğrultusunda Özel İdare vasıtasıyla proje yaptık. Bir yılı aşkın bir süre geçti. Ancak çok çok mükemmel mi derseniz? Burdur’da yer sorunumuz var. Binamızın daha merkezi, daha geniş bir arsa üzerine yapılmasını istiyorduk. Gönlümüzden geçen de buydu.

‘ARAZİ BULMAKTA ZORLANDIK’

Hacer Zeren: Bu sorun neden kaynaklandı?

Birol Yılmaz: Burdur küçük bir yer. Arazi bulmakta zorlandık. Tabiki gözümüze kestirdiğimiz, bazı binaların arsaları oldu. Bununla ilgili görüşmelerimiz yapıldı. Kütüphane dediğin zaman merkezi olması lâzım. Belediyemiz mutlaka bize bir yer gösterecektir. Şehir dışında olması Kütüphaneler açısından doğru değil. Şehir merkezinde olması, olmazsa olmazlardan bir tanesi.

‘ÇOCUKLARIMIZ MEVCUT BİNADAN ŞİKAYETÇİ OLMAKTA HAKLILAR’

Hacer Zeren: Biz Kütüphaneler Haftası’nda en çok kitap okuyan öğrencimizle röportaj yaptık. Annesi anlattı, küçük yaşta kitap okuma sevgisini aşılamışlar Abdullah’a, ama annesi Isparta’daki Kütüphaneyi daha konforlu gördüklerini, Burdur’daki Kütüphanenin de aynı imkânlara sahip olması gerektiğini söylemişti. Buradaki öğrencilerin, sırf daha konforlu diye başka şehirlere gönderilmesini nasıl önleyeceğiz?

Birol Yılmaz: Biz bütün son yapılan binalardan örnek almaya çalıştık. Isparta’daki binamız Kültür Müdürlüğü binası ile birarada. Orada kullanılan malzeme çok göze çarpıyor. Ama Kütüphane binası olarak yeterli değil. Buradaki Kütüphane projesinin Kültür Müdürlüğü ile birarada olması ile ilgili değişik talepler oldu. Biz ve Bakanlığımız ayrı bina olması konusunda ısrarcı olduk ki ; olması gereken de buydu. Yeni yapılacak Kütüphane binamız, daha önce yıkmış olduğumuz, üç katlı Kütüphane binamız, toplam 2 bin metrekare kullanım alanı vardı. Zemin+2 kattı. Şu an geçici bulunduğumuz alan 700 metrekare. Ama bunun 200 metrekaresi depo. Bunun içerisinde çay ocağımız, internet bölümümüz, okuma müzesi bölümümüz, çocuk bölümü, idari binalar, büro, personel bölümü hepsi birarada. İçiçe geçmiş durumda.

Böyle olduğu için çocuklarımız şikayetçi olmakta haklılar. Onları anlayışla karşılıyoruz. Tabi birimlerin ayrılması gerekir. Yeni yapılacak Kütüphanemizde, Çocuk Bölümüne ağırlık verdik. Ben özellikle çocukları çok seviyorum. Okul öncesi bölümüne özel bir önem verdik. Bizim incelediğimiz projeler içerisinde çocuk etkinlik bölümü diye bir şey tasarladık. Çocuklar orada hem zaman zaman film izleyecekler, hem de kitap alış-verişi yapacaklar. Bunun dışında, konferans salonumuz olacak. Daha güzel etkinlikler yapılabilir. Orada hikâye saati, zaman zaman film saati etkinlikleri yapmak için ayrı bir proje tasarladık. İnşallah proje sağlıklı sonuç verir ve daha güzel şartlarda hizmet verir.

Hacer Zeren: Siz Gezici Kütüphane’ye köylerde daha çok ilgi gösterildiğini söylemiştiniz. Böyle bir tespitiniz var mı?

Birol Yılmaz: Böyle bir tespitimiz var. Bir şoför, bir memur arkadaşımız var. İstatistiklere baktığınızda üye sayıları yüksek. Öğretmenlerle, müdürlerle görüştüğünüzde ‘bizim de okulumuzda kitaplarımız var, ama sizin gezici kütüphaneye ayrı bir önem veriyorlar’ diyorlar. İlgi gösteriyorlar. Yeni binamızda çok güzel şeyler tasarladık. Eski binanın 2 bin metrekarelik alanı vardı, o alan 4 bin metrekareye çıktı. Daha ferah, daha teknolojik bir yer olacak.

‘İNŞALLAH BİZİM YENİ BİNAMIZ DA GÜZEL OLACAK’

Hacer Zeren: Yeni Kütüphane Burdur’a yetecek mi?, Buradaki öğrencilerin kitap bulmak ya da kütüphaneden faydalanmak için çevre illere gitmesini önleyecek mi?

Birol Yılmaz: Elbette tabi. Sizin bahsettiğiniz bir örnektir. Isparta’ya ziyarete gitmiştir, beğenmiştir. İnşallah bizim yeni projemizde, yenilik olarak, Burdur Kent Arşivi diye bir yer tasarladık. Orada Burdurlu yazar ve şairlerimiz, kitapları, Burdur kültürünü yansıtmaya çalışacağız. Burdurlu yazarlarımızın belki fotoğrafları başka şeyler. Burdur kültürünü orada dizayn edeceğiz. Kütüphanelerde başka etkinlikler, kurslar düzenlenmesi için çok amaçlı kurslar planladık. Burada bilgisayar kursları, belki ebru kursu, hızlı kitap okuma kursu gibi kurslar için bölümler oluşturuldu. Teknolojinin daha çok ön plana çıkacağı bir Kütüphane olacak.

‘SİZ SEÇİN BİZ ALALIM’ KAMPANYASI İLE YENİ KİTAPLAR SATIN ALIYORUZ

Hacer Zeren: Burdur Kütüphanesi’nden ödünç alınan kitap sayısında bu yıl artış gözlemlediniz mi?

Birol Yılmaz: 2015 yılı içerisinde 13.901 kitap alınmış. Bir önceki yıla göre artış var. Güncel kitaplarda da sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Kitaplarımızın çoğunluğu Bakanlığımız tarafından gönderiliyor. Biz ‘Siz Seçin Biz Alalım’ kampanyası düzenliyoruz. Okuyucularımıza almak istediğiniz, Kütüphanede bulunmasını istediğiniz kitapları söyleyin biz alalım diye. Onlar yazıyorlar, biz onları satın almaya çalışıyoruz. Kitap satın alırken, Bakanlığımızın gönderdiği dışında kendimizde satın alıyoruz. Okuyucuların taleplerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bir tane güncel kitap seçmek yetmiyor. Popüler kitaplardan birkaç tane almaya çalışıyoruz.

‘BİZ DE 7’DEN 77’YE HERKESE HİTAP EDECEK KİTAP BULUNUR’

Hacer Zeren: Sizin bize yaptığınız bir açıklama da ‘biz de yasak kitap diye bir şey olmaz. Herkese, her görüşe göre kitap bulunur’ açıklamanızdı. Buna biraz değinebilir misiniz?

Birol Yılmaz: Bizim Osman Ersoy adında rahmetli olan Hocamız; Kütüphanecinin defterinde ‘yasak kitap yazmaz’ derdi. Tabi uygulamada belki… Terör dışında bizi sıkıntıya sokacak çok kitap yok. Ama bizim çalışma prensibimiz budur. Ben ‘kütüphanemizi demokrasinin bir merkezi gibi’görüyorum. Bunu söylerken, İngiltere’de halk kütüphaneleri 1870’li yıllarda kurulmuş.   Avrupa’da veya dünyada demokrasinin beşiği İngiltere olarak biliniyor. Ki orada Anayasa yok. Bizdeki gibi bir sürü yasalar yok. Çok basit. Hatta Anayasa yok. Orada Halk Kütüphaneleri, demokrasinin gelişmesine çok katkı sağlıyor. Biz de genellikle insanlarda tek taraflılık, tek yönlülük var.

Olaylara objektif bakmayı beceremiyoruz. Özellikle insan ilişkilerinde. Böyle bir önyargı var. Olayları değerlendirirken objektif olmak gerekir. Bunun için de tek yanlı kitapları okursa insanlar tek yanlı yorum yaparlar ve tek yanlı giderler. Tek taraflı düşünüyorsun. Karşındaki insanı anlamıyorsun, anlamak istemiyorsun. Bu nedenle objektif kitap okuyun diyoruz. Tek yanlı kitap okumayın. Biz 7’den 77’ye toplumun her kesimini ilgilendiren kitapları bulunduruyoruz. Bu anlamda kütüphanelerin demokrasinin gelişmesine katkısı olur diyoruz. Bu nedenle bugüne kadar Kütüphaneler ihmal edildiyse, gelişmediyse, Türkiye’deki demokrasinin gelişmemesinde de etkili olduğunu düşünüyoruz. Bakanlığımız Kütüphanelere çok önem veriyor. Yılda 8-9 bin kitap Kütüphaneye giriyorsa, bu az bir şey değil. Kütüphanemiz gelişmeye devam ediyor.

‘BURDUR İLE KONYA’NIN UZMAN KADROSU ARASINDA KİTAP ALIŞ-VERİŞİ’

Hacer Zeren: Burdur’la Konya arasında bir kitap alış-verişi projeniz vardı galiba. Ne durumda?

Birol Yılmaz: Biz daha önce, 1876 adet yazma kitaplarımız vardı. Bunlar, Bakanlığımızın talimatı ile belirli bölgelerde toplandı. Bütün yazma ve nadir eserler toplanıldı. Amaç, oradaki mekanlar, o tür nadir eserlerin korunması için dizayn edilmiş yerler. Türkiye’de Konya gibi birkaç ilimiz var. İllerdeki kitaplar, bölgelerine göre belirli yerlerde toplanmış oldu. Orada uzman personeller mevcut. Bunları okuyucuya daha rahat ulaştırılması noktasında daha uzman personel çalıştırıyorlar. Hem de kitapların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda daha profesyoneller. O anlamda Konya’ya Bakanlığımızın talimatı ile gönderilmişti, ama onlar bize dijital ortamda iade edildi. Şu an biz talep olması halinde okuyucularımıza, araştırmacılarımıza veriyoruz. Zaman zaman kullanıyorlar…

Hacer Zeren: Yine biz en çok kitap okuyan arkadaşımızla görüştüğümüzde, küçük arkadaşımız (Abdullah Günay) bize kitap okudukça insanları daha çok sevdiğini ‘çocukların öldürülmediği, pazarlanmadığı, savaşların, terör olaylarının yaşanmadığı, barış ve kardeşlik dolu bir dünya’ hayal ettiğini söyledi. Siz Kütüphanede çocuklarla görüşüyor, sohbet ediyorsunuzdur. Bu tür hayalleri var mı?

Birol Yılmaz: Evet. Çocuklar daha temiz duygulara sahipler. Çocuğumuzun söylediği doğru bir şey. Esasında bugün toplumda adam öldüren insanlar belirli kitapları okuyorlar. Bu tek yanlı okumanın, belli ideolojik denge etrafındaki kitapları takip ediyorlar. Başka kitaplarda okusalar, farklı şeylerinde olduğunu fark edebilirler. Çocuklar, okudukları şeyleri belki gerçekmiş gibi değerlendirebilirler.

Kodlama : SadeMedia Interactive