1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

Burdur Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner: “TÜRKİYE’DE NE UCUZ DA; ET PAHALI!

10 Ağustos 2017, Perşembe, 6:55 | Ekonomi, Manşet, Sürmanşet | 401 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Burdur Veteriner Hekimler Odası Başkanı Kazım Üstüner, düzenlediği basın toplantısında hayvancılık sektörünün sıkıntılarını ve çözüm önerilerini dile getirdi.

Kazım Üstüner’in açıklaması şöyle: “Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Burdur Veteriner Hekimler Odası olarak hayvancılık sektöründeki gelişmeler ile ilgili değerlendirmelerde bulunmak istedik.

Türkiye 29 Temmuz 2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile; 500 bin baş canlı büyükbaş hayvan, 475 bin baş canlı koyun-keçi, 95 bin ton et, 750 bin ton buğday, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır, 100 bin ton pirinç için; sıfır gümrükle ithalat yapılmasına karar verildi. Her şeyden önce bu tablonun tarım hayvancılık ülkesi Türkiye’ye hiç yakışmadığını ifade etmek isterim.

Bu ithalat kararını kucağında bulan yeni Gıda ve Tarım Hayvancılık Bakanımız Ahmet Eşref Fakıbaba’ya da başarı dileklerimizi iletmek isteriz. “Kendi gıdasını üretemeyen ülkeler hiçbir zaman bağımsız olduğunu iddia edemez” diyen sayın Bakanın fikrine yürekten katıldığımızı belirtmek isterim. En kötü bağımlılık da gıda maddelerini yeterince üretememektir. Kısa bir süre önce Katar örneğinde yaşandığı gibi paranın para etmediği bir olgudur gıda maddeleri bağımlılığı.O halde hangi yanlışları yaptık- yapıyoruz da Türkiye’miz bu hale geldi öncelikle bunun bir doğru tespiti yapılmalıdır.

İthalatın çözüm olmadığı defalarca görülmesine rağmen bir kez daha niçin deneniyor. “Et çok pahalı” diye arkasına görsel ve yazılı basını alan ithalat lobileri bir kez daha mı amacına ulaşmaktadır.Allah aşkına Türkiye de ne ucuz da et pahalıdır. Gübre mi ucuz, yem mi ucuz, araba mı ucuz, mazot mu? ucuz da et pahalı… Unutmamak gerekir üretici hakları savunulmadan tüketici hakları savunulamaz. Güzel bir atasözümüz var; “Elden gelen öğün olmaz olsa da karın doyurmaz. ”

Gerçekten et fiyatları ucuzlasın istiyorsak öncelikle ithalatta gümrük vergilerini sıfırlamayı değil; ete uygulana KDV %1 e düşürülmelidir. Doğu ve Güneydoğu Bölgelerindeki yayla ve meralar terör örgütünden ayıklanıp tekrar küçükbaş hayvancılığın hizmetine kazandırılmalıdır. Et konusunda küçükbaş hayvancılığımız ülkemizin önemli bir şansıdır. Bundan yeterince yararlanmanın yolları bulunmalı, halkımıza kuzu oğlak gibi küçükbaş hayvan eti tüketimi özendirilmelidir. Bir ülkede hayvancılığın gelişmişliğini gösteren kriterlerin başında koruyucu veteriner hekimlik anlayışı gelmektedir. Bu amaçla ülkemiz de sayısı 7 bini bulan serbest veteriner hekim sisteme dahil edilerek koruyucu hekimlik hizmetlerinde yararlanılmalıdır. Öncelikle buzağı kuzu ve oğlak ölümlerei azaltılmalıdır. Türkiye yılda doğum sonrası ishal ve ishalle seyreden hastalıklardan dolayı 450-500 bin buzağısını kaybediyor. Kuzu ve oğlaklarda bu kaybın haddi ve hesabı yok. Koruyucu Veteriner Hekimlik uygulaması ile biz bu kayıpları yarıya düşürmek mümkündür.  Burdur gibi büyükbaş hayvancılık da öne çıkmış illerde cinsiyeti belirlenmiş sperma uygulaması ile dişi damızlık üretimimizi önemli oranda arttırarak yurtdışından damızlık ithalatının önüne geçmek mümkünken ithalatla döviz kaybına gerek yoktur. Ülke hayvancılığının gelişmesinde önemli role haiz suni tohumlama hizmetleri destekleme kapsamına alınmalıdır.

Bir malın fiyatını arz talep dengesi belirler. Kurban Bayramlarında bu denge kurbanlık hayvanların lehine geliştiğini dikkate aldığımız da halkımızın kurbanlığını daha ucuza alabilmesi konusunda en büyük engelin büyükbaş hayvanlarda 2 yaş zorunluluğu olduğu görülür. Yüzyıllarca önce hakim olan yerli sığır ırklarına göre son derece isabetli olan bu kural yapılan ıslah çalışmaları sonucu bugün kültür ırkı ve melezi sığırlar da besi hayvancılığında 600 kg canlı ağırlığı ideal kesim ağırlığı olarak değerlendirilmektedir. Her ne kadar dini konulara girmek haddimiz değilse de akıl ve mantık dini olan İslamiyet’in büyükbaş hayvanların kurbanlığı konusunu din bilginlerinin takdirine sunuyorum.

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Genel Başkanlığına aday olan Kamil Özcan’a başarılar diliyoruz. Seçilmesi için elimizden gelen desteği veriyoruz. Burdur’da ki çalışmalarının birikimiyle uyumlu çalışma anlayışı ile ülke hayvancılığına yararlı olacağına inanıyoruz.

Bir ülkenin gelişmişliğini gösteren kriterlerden biri de beslenme düzeyi ve kalitesidir. Halkımızın yeterli ve dengeli beslenmesinde hayvansal protein tüketiminin önemi çok büyüktür. Eğer bugün hala kişi başı 16-17 kg civarı kırmızı et tüketimimiz varsa; Bakandan-Veteriner Hekimine, üreticiden-tüketiciye yapacağımız çok şey var demektir. Atalarımızın güzel bir sözü var “et girmeyen eve dert girer” diye Et ve Hayvansal proteini yeterli düzeyde almadığımız içindir ki; hastanelerde adım atacak yer bulamıyoruz. Biz veteriner hekimler olarak halkımızın sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için dün olduğu gibi bugünde elimizden geleni yapmaya çalışacağız.”

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.