1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

BURDUR GÜLÜ yeniden keşfediliyor

17 Mayıs 2018, Perşembe, 7:10 | Manşet, Sürmanşet | 285 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur’un Karakent Köyü yakınlarında bulunan Lisinia Doğal Yaşam alanında bu yıl ki gül üretimi hedefi 40 ton. Önceki yıllarda Burdur’da gül üretiminin bir kültür olduğunu belirten Lisinia Doğa Proje Sorumlusu Veteriner Hekim Öztürk Sarıca 1990’lı yıllarda büyükbaş hayvancılığın hzlı bir şekilde ilerlemesi ile gülcülüğün eski önemini yitirdiğini vurguladı.

DHA’ye konuşan Öztürk Sarıca; “1993 yılına gelene kadar gül üretimi Burdur ve yöresinde yaşayanların önemli bir geçim kaynağı idi.

O dönemden sonra büyükbaş hayvancılık çok hızlı bir şekilde ilerledi. Bu dönemde pek çok gül tarlası sökülüp yerine mısır ve yonca yetiştiriciliği başladı. Bu sebeptendir ki Burdur Gölü şu an çok hızlı bir şekilde çekilmekte” dedi.

Gül üretiminin Isparta ilinin çok büyük bir geçim kaynağı ve insanlara çok ciddi anlamada gelir getiren ürün konumunda olduğunu anlatan Sarıca “Biz yıllardan beri Burdur’da bir kültür olan gülü yaşatmak için 4 yıl önce 200 Dekarlık alanda gül üretimine başlamıştık. Dördüncü yılımızın sonunda gül üretim rekoltemiz 40 tona ulaşacak. Önümüzdeki yıllarda gül üretim alanlarımızı 2-3 katına çıkararak 60-70 ton gül üretmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

“Uluslararası piyasada gül ve ürünleri konusunda Türkiye çok önde olan bir ülke” diyen Sarıca şunları söyledi: “Dolayısıyla Katma Değeri çok yüksek bir ürün. Ülkemiz bunu değerlendirdiğinde hem doğasını, hem sularını hem de kültürünü kurtarmış olacaktır. Burdur’da gül üretiminin geçmişi 1880’li yıllara dayanmasına rağmen Burdur bu kültürünü uzun yıllardır unutmuş durumda. Gül üretiminin artması ciddi anlamda bölgenin refah seviyesini artıracaktır. Burdur ve yöresinde üretilen güllerdeki yağ oranı son derece yüksek ve Katam Değeri de buna bağlı olarak çok yüksektir. Özellikle 900-950 rakımlarda damlama sulama yöntemiyle yetiştirilen gül, daha yüksek rakımlarda susuz da yetiştirilebiliyor. Bu yönüyle özellikle dağ köylerinde büyükbaş hayvancılık yerine gül üretimi çok daha iyi gelir getirebilir konumda.”

Sarıca; “son yıllarda Japonya ve İngiltere’de doğal gül suyu tüketimi sindirim sistemi kanserlerini engellemek amacıyla çok fazla kullanılmakta. Bu yönüyle doğal kozmetik anlamında gül yetiştiriciliği, gül suyu ve gülün doğal kozmetik ürünlerinin tüketimi çok fazla artmaktadır. Biz de Lisinia Proje alanında özellikle kozmetik, gül kurusu ve doğal gül suyu anlamında çalışmalarımızı yapmaktayız. Gülelr kaynatıldıktan sonra yağlı gül suyuna dönüştürüyoruz. Akabinde güller kurutulduktan sonra gül tozu elde ediliyor ve doğal kozmetik yapımı ve diğer aşamalarında kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.