1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

BURDUR DEVLET HASTANESİ’NDE BAŞARILI OPERASYON (Vatani görevi için Burdur’a gelen Sefa’nın hayatı kurtuldu!)

29 Ağustos 2015, Cumartesi, 4:39 | Manşet, Sağlık, Sürmanşet | 1.347 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Askerlik görevinden 1 ay önce Kocaeli Gebze’de ameliyat olan Sefa Ayvaz tedavi olduktan sonra Burdur’a vatani görevini yapmak üzere geldi. Askerlik görevini yerine getirirken rahatsızlanan Sefa Ayvaz’ın Burdur Devlet Hastanesi Göğüs Cerrahisi’nde film ve tetkikleri yapıldı.Yapılan muayenede acil olarak ameliyat olması, hastanın filminde akciğer zarlarının arasında hava olup göğüs tüpünün acilen takılması gerektiği teşhisini koyan Göğüs Cerrahisi Opr. Dr. Ahmet Acıpayam, “Hasta nefes darlığı çekiyordu, acil olarak göğüs tüpünün takılması gerektiğini tanısına vardık. Hasta VATS kapalı sistem ile ameliyat ettik. Ameliyatta akciğer’deki yer alan hava kisti alınarak, göğüs pili takılarak başarılı bir operasyon gerçekleştirildi.” bilgisini paylaştı.

Göğüs Cerrahisi Opr.Dr. Ahmet Acıpayam’dan önemli uyarı: “Sigara içenlerde çok sık görülen bir olay”

Göğüs Cerrahisi Opr.Dr Ahmet Acıpayam, hastalık hakkında şu teknik bilgileri verdi: “Göğüs boşluğunun sağ ve sol tarafında yer alan akciğerler, biri göğüs duvarının iç yüzeyini örten diğeri ise akciğerlerin dış yüzeyini kaplayan çok ince 2 kılıfla sarılmışlardır. Akciğer zarı ya da plevra adı verilen bu 2 kılıf arasında normalde hava bulunmaz ve bu alandaki basınç negatif değerlerdedir. Akciğer dokusu normalde aynı bir balon gibi büzülme ve sönme eğiliminde olmasına rağmen plevra boşluğundaki bu negatif basınç sayesinde şişkin kalmakta ve nefes alma sırasında solunum kasları ile göğüs boşluğu daha fazla genişletildiğinde içeriye bir miktar hava girmekte, nefes verme ile alınan hava dışarı atılmaktadır. Ancak en zorlu nefes verme sonunda bile akciğerlerde belirli bir miktar hava daima kalmaktadır yani akciğer tamamen sönmemektedir. Akciğeri çevreleyen ve aslında gerçek bir boşluk olmayan bu sanal boşlukta çok az miktarda kaygan bir sıvı bulunur ve bu sayede soluk alıp verme esnasında akciğerler hareket edebilir. Göğüs duvarı yaralanmalarında olduğu gibi dışarıdan veya akciğer hastalıklarına bağlı olarak akciğer dokusunun yırtılması sonucu içeriden plevra boşluğuna hava girmesi halinde bu boşluktaki basınç negatif değerlerden nötr ya da pozitif değerlere yükselir ki bu durumda akciğer kendisini açık tutacak bir güç kalmadığından aynı bir balon gibi söner. Pnömotoraks adı verilen bu durumda sönen akciğer kısmen yada tamamen solunum işlevini yerine getiremez hale gelir. Pnömotoraks başlıca 2 grupta sınıflandırılır. Travmatik pnömotoraksta göğüs duvarını delerek plevra boşluğuna hava girmesine neden olan bir yaralanma söz konusu iken, spontan (kendiliğinden) pnömotoraksta ise akciğer dokusunun yırtılması ile havayollarımızdan plevra boşluğuna kaçak olması tabloya neden olmaktadır. Spontan pnömotoraks bazen KOAH, akciğer tüberkülozu, astım, akciğer kanseri, bronşektazi, akciğer absesi gibi altta yatan hastalığının akciğer dokusunda yaptığı tahribat ve yırtılma sonucunda bazen de hiçbir akciğer hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde ortaya çıkabilir. Sigara kullananlarda da sıkça görülür.”

Ayvaz Ailesi’nden teşekkür

Vatani görevini yapmak için Burdur’a gelen ve Birliği’nde rahatsızlanan Sefa Ayvaz Burdur Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınınca, babası Cengiz Ayvaz ve annesi Semra Ayvaz çocuklarının acil olarak ameliyata olması gerektiğini duyunca Gebze’den hemen Burdur Devlet Hastanesi Göğüs Cerrahisinde yatan evlatlarının yanına geldiler. Sefa’nın ailesi kapalı ameliyat yöntemi ile başarılı operasyonla tekrar sağlığına kavuşturan Opr.Dr . Ahmet Acıpayam’a, Göğüs Cerrahisi personeline, Hastane yönetimine teşekkürlerini sundular.

Ali KAPAN

 

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.