1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

BU PROJE BURDUR’UN GELECEĞİNE YÖN VERECEK: ‘SÜT Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi’ kuruluyor

11 Aralık 2015, Cuma, 6:39 | Ekonomi, Manşet, Sürmanşet, Üniversite-MAKÜ | 499 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Tarım ve hayvancılık kenti Burdur’da, temel geçim kaynağının süt hayvancılığı olduğu ilimizde örnek bir proje daha hayata geçiriliyor. MAKÜ-BAKA iş birliğiyle ‘Süt Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi’ kuruluyor, Akademinin, Üniversite’nin içinde olduğu, BAKA’nın finanse ettiği bu proje, kaliteli çiğ süretim ile yakından ilgili..

Bilindiği gibi; süt üretiminin yaygın olduğu Burdur’da üretilen süt’ün büyük bir bölümü işlenmek üzere dışarıya gönderiliyor. Burdur’a kurulacak olan Süt Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi yatırımıyla, çiğ süt’ün muhafazası, çiğ süt’ün taşınması esnasındaki çeşitli özelliklerini yitirmeden sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaştırılabilmesi ve çeşitli hayvan hastalıklarından korunması hedefleniyor.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) tarafından projelendirilen Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA)’nın desteklediği ile 4 milyon lira (4 trilyon) maliyeti olan Süt Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Merkezi projesinin bilgilendirme toplantısı Perşembe akşamı Serenler Tepesi’nde Varollar Restoran’da gerçekleşti.

Serenler Tepesi Restaurantı’nda gerçekleşen toplantıya; Vali Hasan Kürklü, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, İl Genel Meclisi Başkanı Osman Karakaya, Burdur Belediye Başkan Yardımcısı Serdar Başgül, BAKA Genel Sekreteri Mehmet Sırrı Özen, Ticaret Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik, Ticaret Borsası Başkanı Yılmaz Başar, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Burdur Damızlık Sığır Yetiştiriciler Birliği Başkanı Kamil Özcan ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Burdur Meslek Yüksekokulu’nda görev yapan Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İlhan Gün, proje hakkında protokolü ve STK temsilcilerini bilgilendirdi. Burdur’un süt üretiminde yaklaşık günlük olarak bin ton kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Gün, bu süt’ün büyük bir kısmının il dışına çiğ süt olarak pazarlandığını belirtti. Gün, “kurulacak bu merkezin özellikle çiğ sütün muhafazası, çiğ sütün taşınması esnasındaki çeşitli özelliklerini yitirmeden sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaştırılabilmesi ve çeşitli hayvan hastalıklarından ya da başka teknolojik işlemlerden gelebilecek sorunların oraya konması açısından son derece önemli olduğunu” kaydetti.

Gün, “Merkezin temel hedefinin çiğ süt’ün hammadde sorunlarından, mikrobiyolojik düzeydeki sorunlarından, işleme sorunlarından ve ambalajlanıp taşınması ve nihayetinde tüketiciye ulaşması esnasındaki raf ömrü sorunları üzerinde birçok projeye de imza atacak diye düşünüyoruz” dedi.

“Bu tür destekleri Burdur’da yaşayan ve faaliyet gösteren firmalara katkımız olsun, Burdur gelişsin bir markamız olsun diye yapıldığını” aktaran Vali Hasan Kürklü, maalesef üreticilerden yeterli ilginin görülmediğini ifade etti. Üreticilerin ve sivil toplum örgütlerinin bu tür projelere sahip çıkmalarını, destek vermelerini isteyen Vali Kürklü, “Üniversitemiz, özellikle veterinerlik alanında, süt teknoloji alanında kendini ispatlamış ve bölgeye kanıtlamıştır. Akademisyen arkadaşlarımız ellerinden geldiğince gayret gösteriyorlar. Bu buzağı ölümleriyle, yerli aşı kitleriyle ilgili bir takım çalışmaları çok başarılı bir şekilde yürütülüyor. Biraz da sivil toplum örgütlerinden destek bekliyoruz. Yani yerel üreticilerden destek bekliyoruz. Şu kanaatkârlığı biraz bırakalım. Bu kadar güzel kaliteli sütümüz varken, bu kadar kaliteli yoğurdumuz varken, Kökez yoğurdu diye bir yoğurdumuz varken, böyle kaliteli çok ürünlerimiz varken, ‘bunu niye ülke geneline yaymayalım diye düşünmek’ lâzım. Onun için bulunmaz bir proje olduğun söyleyebiliriz. Yani bin ton‘a yakın süt üretiyoruz ama markamız yok. Her yörenin kendine has markası varken Burdur’un neden böyle bir markası olmasın? İyi düşünüldü tartışıldı, Burdur’da kalıcı eser olarak ne yapabiliriz diye? İlk etapta bunu uygulayalım. Bundan sonra hayvancılıkla ilgili mermercilikle ilgili bir takım şeylerin arkası gelir diye ümit ediyoruz” dedi.

Bilgilendirme toplantısının sonunda ise projeye 3 milyon lira destek veren BAKA’nın yanı sıra bazı sivil toplum örgütleri verecekleri destek ile projeye ortak oldular.

 

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.