1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

Bayram Özçelik: ‘TEK BAŞINA, İŞBAŞINA’

29 Ekim 2015, Perşembe, 5:26 | Manşet, Siyaset, Sürmanşet | 1.044 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

AK Parti Burdur Milletvekili birinci sıra adayı Bayram Özçelik, AK Parti’nin 1 Kasım’da ilimizde ve ülke genelinde 7 Haziran’a göre çok daha iyi sonuç alacağına, tek başına iktidar imkanının yakalanacağına inanıyor.

AK Parti’nin Burdur’daki kurucu il başkanı olan Özçelik, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde Burdur Milletvekili seçilmiş, ardından 2007 ve 2011 genel seçimlerinde de ilimizden TBMM’ye giderek üç dönem üst üste vekillik yapmıştı… Özçelik 13 yıllık aktif vekillik sürecinden sonra 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde AK Parti’deki ‘üç dönem kuralı’ndan dolayı siyasete ara vermişti… 7 Haziran sonuçları sonrası koalisyon kurulamayınca 1 Kasım’da yeniden seçim için karar alınınca, Özçelik’in önündeki üç dönem engeli de ortadan kalkmış oldu. AK Parti’nin 18 Eylül’de açıklanan aday listelerinde Bayram Özçelik, üç dönemliklerin içinden yeniden aday gösterilen 24 isimden biri oldu.

Burdur siyasetinin son 13 yıldır en etkili isimlerinden biri olan Özçelik, siyasi yaşamındaki birikimini, deneyimlerini 1 Kasım seçimleri öncesinde sahaya aktarma gayreti taşıyor…

1 Kasım 2015 genel seçiminin şimdiye kadar gördüğü ve bizzat aday olarak katıldığı seçimlerden farklı yönleri olduğunu, bu seçimin değişik bir atmosferde cereyan ettiğini belirten Özçelik, “halkımızın, seçmenin birbiri ardına gelen seçimlerden dolayı biraz psikolojisi farklı. Eğer, aradan üç veya dört yıl geçse yine seçim havası bir başka olurdu. Vatandaş siyasi rekabeti özlerdi. Şimdi ise; 7 Haziran’ın ardından yaşanan süreçten dolayı tekrar bir seçime gidiyoruz” dedi.

1 Kasım seçimlerinin her ne kadar o beklenen seçim havası oluşmasa da ülke açısından çok hayati bir seçim olouğunu dile getiren Özçelik, “7 Haziran’da çıkan sonucu en iyi şekilde okumaya, anlamaya çalıştık. Halkın mesajlarını çözmeye uğraştık. Aslında 7 Haziran’da aldığımız % 41 oy oranı çok önemli bir oran. Belki tek başına iktidar olamadığımız için gözden kaçıyor, lakin % 41 birçok demokratik ülkede tek başına iktidar olmaya yeten bir oran. Biz ise seçim sistemi yüzünden böyle bir sonuçla karşılaştık. % 41’le yine birinci parti olduk. En yakınımızdaki ikinci parti ile % 16’lık bir fark var. CHP ve MHP’nin toplamı kadar tek başına oy alan bir AK Parti var. ‘İşte; biz 1 Kasım seçimini bu ana fikir üzerinden temellendirip, şekillendirmeye çalıştık.’ Halkımız bize 7 Haziran’da bazı uyarılarda bulundu,% 41’le birinciliği vererek, ‘bazı eksiklerini tamamla, yine mühür sen de olacak’ mesajı verdi. Biz de dersimizi sıkı çalıştık. Çünkü milletimiz 13 yıldır yapılanların farkında. Hizmetlerimiz ortada. Kalkınma, büyüme ivmesinden memnun olanlar , sürmesini isteyenler yine AK Parti’ye yetki vererek bu hamlenin devamını sağlayacaklar.” şeklinde konuştu.

7 Haziran sonrası yaşanan gelişmelerin istikrarın önemini de bir kez daha çarpıcı bir şekilde ortaya koyduğuna dikkat çeken Özçelik; “o yüzden ‘istikrar vurgumuz’ kampanyanın en önemli parçası, argümanı. Bakın geçmişe, Türkiye’nin ilerlediği, mesafe katettiği dönemler hep tek başına iktadar dönemleri. Bu gerçeği halkımıza hatırlatıp, 13 yıldır olduğu gibi AK Parti’ye tek başına yetki vermelerini talep ediyoruz.” dedi.

AK Parti’nin 7 Haziran’a göre kampanyasındaki en temel farklardan birinin vaatler olduğunu belirten Özçelik, “başta gençler olmak üzere, kadınları, çiftçileri, emeklileri, toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren, insana dokunan vaatlerimiz var. Bizim vaatlerimizi, sözlerimizi seçmen bir kere şunu vurgulayayım, çok daha farklı açıdan yaklaşıyor, ciddiye alıyor. Evet; muhalefet partilerinin de pek çok alanda vaadi var, özellikle ekonomi konularında. Hatta; CHP’nin vaatleri 7 Haziran’da çok konuşuldu. Fakat; onlar muhalefet partilerinin, seçim kazanma uğruna ortaya attıkları vaatler. Bizim söylediklerimiz ise; 13 yıldır bu ülkeyi yöneten, bütçeyi şekillendiren partinin vaatleri. Elbette; vatandaş bu pencereden bakınca AK Parti’nin seçim vaatleri daha gerçekçi bir zemin üzerine oturuyor, halk; bizim emekliler, gençler, kadınlar üzerine verdiğimiz yeni sözleri daha ciddiye alıyor. Çünkü; ‘bunları yaparsa AK Parti yapar’ diyor. ‘13 yıldır birçok hizmetleri gerçekleştiren AK Parti Hükümetleri, şimdi bu konularda da yeni vaatler sunuyorsa, bunları da yapar’ diyor. ‘Bunların bütçedeki karşılığını hesaplamıştır, kaynağını bulmuştur’ diyor. Toplum, 1 Kasım seçim beyannamemize, geniş kesimlere sunduğumuz yeni imkanlara böyle bakıyor. Bütçeyi oluşturan, bütçe disiplininden taviz vermeyen, 13 senedir ülkeyi yöneten bir iktidarın vaatleri elbette; toplumda daha çabuk karşılık buluyor. Bu karşılığın, insanlardan aldığımız yeni sinerjinin Burdur’da da ülke genelinde de oy’a, daha fazla desteğe dönüşeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bayram Özçelik’in seçim çalışmalarında öne çıkardığı bir başka öğe ise; ‘Burdur’da gerçekleşen yatırımlar, hizmetler. Burdur’un her köşesinde ne var, ne yapıldı? Dirmil’in en ücra köşesinden Burdur’da şehir merkezine kadar, yeni, ne ihtiyaçlar var? Vatandaşlar neler talep ediyor?’ Tüm bu soruların cevaplarını çok iyi bildiğini kaydeden Özçelik, “halkımıza yapılanları anlatmanın yanısıra yeni nelerin yapılabileceğini de aktarıyoruz. Burdur, önümüzdeki süreçte çok daha iyi yerlere gelecek” şeklinde konuştu.

Özçelik’in ilimizdeki seçim kampanyasında belki de en çok değindiği konuların başında ‘çözüm süreci, terör sorunu ve güvenlik meseleleri’ geliyor. Çözüm sürecine konuşmalarında çok zaman ayırdığını, çünkü bu konuda CHP ve MHP’nin halkı yanıltan iddialarda bulunduklarını, bu iddiaları çürüterek, halkı doğru bir şekilde bilgilendirmeye çalıştığının altını çizen Özçelik, “öyle iftiralar atılıyor ki, vatandaşımızın kafası karışıyor. ‘Yok ülke bölünmeye doğru gidiyormuş, yok iç savaş çıkmak üzere imiş!, Yok 7 Haziran’dan sonra tırmanan terörü AK Parti, Cumhurbaşkanımız başlatmış. Bölücü terör örgütüne çözüm sürecinde çok taviz verilmiş,’ Buna benzer içi boş propagandalar karşısında; ‘çözüm sürecinde neyi amaçladık? Süreç neden bu hale geldi? Terör, 7 Haziran’dan sonra niye arttı? Terörle etkin mücedelemiz. Bu konulara büyük ağırlık veriyoruz. Halkımız da bu konulardaki gerçeği öğrenince olaylara bakışının değiştiğini görebiliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

‘Çözüm sürecinin bir milli birlik, kardeşlik projesi olduğunu, Türkiye’yi bölgesinde daha etkili bir güç haline getirmek için bu adımı attıklarını, bundan kaygılanan güçlerin düğmeye basarak terörü tırmandıklarını’ öne süren Özçelik, “Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun atmosferini iyi biliyorum. Diyarbakır’da bölge koordinatörü olarak görev yaptım. Bölge halkının siyasete bakışı ile bizim burada duyduklarımız, konuştuklarımız çok farklı. HDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesinde barajı aşma, % 10 u geçmesi noktasında algı oluşturuldu. ‘HDP’nin barajı aştığı takdirde, AK Parti’nin önünün kesileceği, hatta HDP’nin % 10 geçtiği takdirde bu sonuç başkanlık sistemi ile de bağdaştırılarak, başkanlığa son verileceğine’ ilişkin yoğun bir propaganda uygulandı. HDP ülke genelinde Batı bölgesinde ‘AK Parti’nin önünü kesme’ rolünü üstlenirken, Doğu’da seçmenin karşısına ‘çözüm sürecinin sürmesi, çatışmasızlık ortamının devam etmesi için mutlaka barajı geçmesi gerektiğini’ işledi. Seçmene; ‘çözüm süreci ve çatışmasızlık için benim Meclise girmem mesajı’ ile bölge halkında bir ciddi bir algı oluşturuldu. Nitekim bu strateji sonuç da verdi, HDP % 13’leri yakaladı. Özellikle seçimden iki gün önceki Diyarbakır’daki bombalı saldırı HDP’ye çok yaradı. O saldırıyı IŞİD’in yaptığı, IŞİD üzerinden AK Parti ile bağ kurulurak bölge halkı korkutulmak, sindirilmek istendi” ifadelerini kullandı.

Özçelik, “daha sonraki süreci de vatandaşlarla paylaştığını, Suruç saldırısının bahane edilerek PKK’nın hain saldırılara başladığını, terör üzerinden devletle ve iktidarla mücadeleye giriştiğini, buna karşılık Hükümetin kararlı bir şekilde karşılık verdiğini, PKK terörüne, DEAŞ ve başka unsurlara, paralel yapıya karşı eş zamanlı olarak ciddi anlamda mücadele verildiğini anlattıklarını, terörün kökü kazınıncaya kadar kararlı bir şekilde terörle mücadelenin süreceğini, işte bu süreçte teröre karşı daha etkili bir şekilde mücadele etmek için, güçlü bir iktidara ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle de AK Parti’ye destek olmanın önemli bir karar olacağını da aktardıklarını” sözlerine ekledi.

 

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.