1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

Başarı, bedel ister!

19 Kasım 2015, Perşembe, 6:43 | Manşet, Sürmanşet | 427 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından MAKÜ Konferans Salonu’nda ‘Başarı Bedel İster’ konulu konferans verdi. Merkez Bankası Meclis Üyesi, Şair-Yazar Prof. Dr. Nurullah Genç, önceki gün Burdur’da konferans verdi.

Başarının bedel istediğini anlatan Nurullah Genç, kendi hayatından örnekler verdi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda düzenlenen konferansa MAKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karaca, Emniyet Müdürü Eyüp Özüdoğru, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Konuşmasına Burdur’da askerlik yaptığını ve Burdur’un bu nedenle kendisi için çok önemli olduğunu söyleyerek başlayan Prof. Dr. Nurullah Genç, iş dünyasına danışmanlık yaptığını, bu nedenle mektepli alaylı ayrımını çok iyi bildiğini aktardı.

‘ZOR KAVRAMI KARŞISINDA VAZGEÇMEMEK GEREKİR’

‘Hayat asla ve asla parçalanmaz bir bütündür’ diyen Prof. Dr. Nurullah Genç, başarılı olmanın yolunun çok boyutlu olmaktan geçtiğini vurguladı.

‘Zor’ kavramı karşısında vazgeçmemek gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Genç, “sorunun ya da sıkıntının üzerine üzerine gitmeyi, devam etmeyi becerebilmek. ‘Güçlükler, başarının değerini arttıran süslerdir.’ der Molier mesela. Güçlükler nasıl süs olabilir? Çocukluğumdan itibaren inanılmaz zorluklar içerisinden geçerek buralara geldim. Allah bana her zorluğu bir fırsat olarak sundu.Sadece çocukluğumdan şu kürsüye geliş hikayem anlatsam bile, öğrenci arkadaşlarımızın bundan çıkaracağı paylar var diye düşünüyorum.” dedi.

‘OLAĞANÜSTÜ BAŞARILAR HERKESİN BAŞINA GELMEZ’

Birey olarak bir mutsuzluğu olmadığını, ‘ülkemiz ve insanlık adına’ yaşadığı mutsuzluklar olduğunu kaydeden Genç, ‘Anında büyük bir hendeği atlayarak, çok büyük bir başarıya imza atmak olağanüstü birşeydir. Dünyada herkesin her zaman başına gelebilecek bir şey değildir” diyerek, başarının üzerine adım adım gitmek gerektiğini belirtti.

‘HER BİRİMİZ BİRER EVRENİZ’

Genç konuşmasında, “Başarı bir soyutlamadır. Soyutlayacaksınız kendinizi. Neyi yapmanız gerektiğini belirleyip, onun üzerine gideceksiniz. Yetindiğiniz anda kaybetmeye başlarsınız. Mutlaka ısrarla devam ettirmek, yetinilmemek çok önemli. Bunlarla girdiğiniz zaman başarı kulvarına ondan sonrası daha kolay.

İnsana nasıl bakıyorsunuz? Bizim düşüncemizde ‘her Adem bir alemdir’ böyle bakıyor musunuz? bu önemli. İnsan denilen varlığa baktığınızda ‘karşımda bir kainat duruyor’ diye düşünebiliyor musunuz? Her birimiz bir evreniz. İnsan, saygı sevgi duyulması gereken bir varlıktır. Düşmanımıza dahi ihtiyacımız olduğunu düşünüp insanı yüceltebiliriz. İnsan evrensel bir varlık. Bir insanın hakkında konuşması gereken ilk ve en önemli şey kendisidir. İnsana kendi kusurları yeter. Başkasını konuşmaya gerek yok artık. Bu yüzden önce kendimiz” ifadelerini kullandı.

Üniversite hayatını büyük zorluklar içerisinde geçirdiğini belirten Genç “şu ana kadar yaklaşık 15-20 üniversitede bu konuşmayı yaptım, öğrenci arkadaşların bu konuşmadan dersler çıkarabileceğini ve faydalı olabileceğini düşünüyorum. Bu konuşma akademik bir konuşma değil ama akademik çalışmaların içinden süzülerek hayatla birleştirilmiş yaşamın içinden, bilginin içinden hayatın içine damlayan bir konuşma” dedi.

Genç “Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz ilmi kitaplardan öğrendiklerimize birleştiğinde hayatta daha sağlam yürüyeceğimizi, adımlarımızı daha sağlam atacağımızı yaşadığım hayatla biliyorum.” ifadelerini kullandı. İş hayatında mektepli, alaylı ayırımını çok iyi bildiğini anlatan Genç şunları söyledi: “Yani iş haaytının kalbinden gelen yetişerek gelen, işi bizatihi yaparak öğrenen ama mektep görmemiş insanımızın mektepliye nasıl baktığını, mektepten yetişirken alayın bilgisine sahip olmayan hocalarımızın, entellektüellerimizin de alaylılara nasıl baktığını çok iyi biliyorum. Sen mekteplisin anlamazsın bakışlarının üzerimde yoğunlaştığını yaşadım. Bizim ülkemizde en sıkıntılı noktalardan birisi de mektebin bilgisi ile alayın bilgisini biraraya getirmemek. Bunu başardığımız gün, bunu gerçekleştirdiğimizde çok büyük işler yapabileceğimiz kanaatindeyim.”

Başarılı olmanın yolu çok boyutlu olmaktan geçtiğini vurgulayan Genç “Tek boyutta kalmak gibi bir arzunuz varsa başarıyı sınırlarsınız ve bir yerde kalırsınız. Belki ünvanlarınız olabilir, belki birçok şeyi başarabilirsiniz ama hayatın gerçek kafiyesi olan sevgiyi gözlemden, bilimsel alana oradan da kalbe sevgiyi yaymakta zorlanırsınız. Neyin peşinde olduğunuzu bilmek zorundasınız, neyin peşindesiniz, hayaliniz denir. Hedefleriniz kaç günlük, kaç haftalık kaç yıllıktır. Mesela 20-30 yılı hayal edebiliyormusunuz. Aradığınızı bilmiyorsanız, bulduğunuzu anlayamazsınız. Önce neyi aradığınızı bilmelisiniz. Zor kavramı karşısında vazgeçmeyeceksiniz.Zorluklar karşısında vazgeçmeyeceksiniz.”

1994-2012 yılları arasında kamu ve özel sektör kuruluşlarına danışmanlık hizmetlerinde bulunduğunu dile getiren Genç, 31 Aralık 2012’de Sermaye Piyasası Kurulu’na üye olarak atandığını, 1 Mayıs 2015’de Merkez Bankası Meclis Üyesi olarak göreve başladığını ve halen bu görevini sürdürdüğünü vurgulayan Genç, başarının en büyük unsurunun planlama olduğunu bildirdi.

Genç, öğrencilere seslendiği konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Başarının plandan sonra 4 temel unsuru vardır. Bilgiye ulaşmamız lazım. İkincisi tecrübe. Tecrübe edinmemiz gerekiyor. Üçüncüsü istek. Yani motivasyonumuzun yüksek olması lazım. Dördüncüsü ise o bizim elimizde değil zaten, yetenek. Yeteneğinizin olmadığı işi yapmayın. Yeteneğinizin olmadığı işi yaparsanız başarılı olamazsınız.”

Başarıya giden yolun sırlarını anlatan Prof. Dr. Nurullah Genç, başarılı olmanın yolunun çok boyutlu düşünmeye açık olmaktan geçtiğinin altını çizdi. Öğrencilere hedef belirlemeleri gerektiğini söyleyen Genç, “Aradığınızı bilmiyorsanız ne bulduğunuzu da bilemezsiniz. Öncelikle hedefinizi belirleyin ve o hedefi gerçekleştirmek için elinizden geleni yapın. Zor kavramını unutun. Zorluklar karşısında tekrar hedefinize doğru yılmadan gidin.” şeklinde konuştu.

Genç, “3 kavram çok önemlidir. Bunlardan birincisi tedric (dereceleme); planlı programlı, adım adım hedefinize ilerlemenizi ifade eder. İkincisi tecdittir (yenilenme); kendinizi sürekli yenilemelisiniz. ‘ben oldum’ dememeli, geçmiş, bugün ve geleceğe bakarak okumalı, öğrenmelisiniz. Üçüncü önemli kavram ise tecrittir (soyutlama); her şeyi mükemmel yapamazsınız. Ne konuda iyi olduğunuzu bulmalı ve onun üzerine yoğunlaşmalısınız.” diyerek öğrencilere başarıya giden yollar üzerinde durulması gereken kavramları anlattı.

Kabuktan derine inmenin önemi üzerinde duran Genç, bunun yolunun da bilgiden geçtiğini vurguladı. ‘Yetinmediğiniz sürece başarı artar’ diyen, önemli olanın belirlenen hedefe ulaşmaktan çok o hedefi aşmak olduğunun altını çizen, insanlara önem verilmesi gerektiğini belirten Genç, “her insan bir kâinattır. Fakat o kâinatı bilmenin yolu da insanın kendisini bilmesidir. Kendini bilmeyen başkasını hiç bilemez. İnsan kendini iyi tanımalı ve yönetmelidir.” dedi.

Bilgi, tecrübe, istek ve yetenek unsurları üzerinde duran Genç, sabırlı ve cesaretli olunması gerektiğini vurguladı.

Genç konferansını ‘siyah gözlerine beni de götür’ isimli şirini okuyarak bitirdi.

Konferansın sonunda Prof. Dr. Genç’e Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç.Dr. Ali Murat Alparslan tarafından Mehmet Akif Ersoy’un ‘Safahat’ kitabı ile içerisinde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi yazılı bir seramik tabak hediye edildi.

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.