ManşetÜniversite-MAKÜAkademi, üretici için sahada… MAKÜ’den Beşkavak Köyü’nde; küçükbaş hayvancılık’ta özel çalışma

3 hafta ago

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin (MAKÜ) hayvancılık projesinde somut adımlar devam ediyor.

YÖK ile Kalkınma Bakanlığı’nın özel teşvik programından yararlanan MAKÜ’nün, küçükbaş hayvancılık çalışmalarında özel bir yeri olan ‘pilot köy’ seçilen Beşkavak Köyü’nde çalışmalar başladı.

MAKÜ Veteriner Fakültesi ile diğer fakülte ve yüksekokul öğretim elemanları tarafından “Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği Islahı ve Yaygınlaştırılması” ile “Küçükbaş Hayvan Yetiştiricilerinin (Çoban-Sürü Yöneticisi) Eğitimi” başlıkları altında projeler hazırlandı. Bu proje ekibi ile farklı disiplinlerden oluşan öğretim elemanlarının küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla sahadaki çobanlarla birebir ve AR-GE’ye dayalı projeler ile yerelden genele doğru çalışmalar yapılması hedefleniyor.

MAKÜ’den yapılan açıklamada Beşkavak köyündeki çalışmalar hakkında şu bilgiler paylaşıldı:

Çobanlarla buluşuldu

“Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu tarafından koordine edilen ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile birlikte yürütülen, özellikle 2006 yılı sonrasında kurulmuş olan yükseköğretim kurumlarına yönelik başlatılan “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması” ile “Burdur İli Sektörel Rekabet Gücünün Artırılması: Tarım ve Hayvancılıkta Farklılaşarak Bütünleşik Kalkınma” adlı proje kapsamında pilot üniversite olarak seçilmişti. Bu doğrultuda MAKÜ Hayvancılık ve Hayvancılığa dayalı faaliyetlere özel olarak odaklanmayı amaçlamış ve bu amaca yönelik farklı projeler geliştirmiştir.

Bu kapsamda MAKÜ Veteriner Fakültesi ile diğer fakülte ve yüksekokul öğretim elemanları tarafından “Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği Islahı ve Yaygınlaştırılması” ile “Küçükbaş Hayvan Yetiştiricilerinin (Çoban-Sürü Yöneticisi) Eğitimi” başlıkları altında projeler hazırlanmıştır. Bu proje ekibi farklı disiplinlerden oluşan öğretim elemanlarının küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla sahadaki çobanlarla birebir ve AR-GE’ye dayalı projeleri ile yerelden genele doğru çalışmalarına başlamıştır.

Bu çerçevede Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Karaca, Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kılınç, Proje Sorumlusu Doç Dr. Özkan Elmas ve proje yürütücüleri ile birlikte Türkiye’de ilk olan bu proje kapsamında pilot köy olarak seçilen Burdur merkeze bağlı Beşkavak köyünde çobanlarla buluşup çobanlık yapan ailelerden sürüler hakkında bilgiler aldılar.

Yapılan çalışma hakkında çobanlara bilgi veren Rektör Korkmaz; “Üniversitemizin Hayvancılık Projesi kapsamında sahalardayız, sahaya indik. Bu proje kapsamında pilot köy olarak seçilen Beşkavak köyündeyiz. Beşkavak köyü küçükbaş hayvancılığının yaygın olarak yapıldığı bir köy. Muhtarımız buradaki yapılan çalışmalarda bizlere yoğun bir destek veriyor. Burada bilinçli bir küçükbaş yetiştiriciliği konusunda işbirliği yapıyoruz. Yüzlerce yıllık bir birikimle bu insanlar bu çalışmalarını yapıyorlar. Elbette güzel yaptıkları, iyi yaptıkları şeyler var. Ancak daha iyi nasıl yapılabilir, hastalıklarla nasıl mücadele edebiliriz, doğumdaki ölümleri nasıl azaltabiliriz, verimi nasıl artırabiliriz, ikiz doğumlar çoğaltılabilir mi, yılda iki kez doğum alabilir miyiz gibi bütün çalışmaları bu köyde yapacağız. Yıl boyunca üniversite öğretim elemanlarımız hemen hemen her gün buralarda olacaklar. Türkiye’de et konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hükümetimiz önlemler almaya çalışıyor, destekler veriyor. Bu önlemlerden en önemlisi de küçükbaş yetiştiriciliğinde verimi artırmamız gerekiyor. Bu anlamda üniversitemizin daha önceden yürütmüş olduğu Honamlı keçisinin yaygınlaştırılması projesi var. Kıl keçisi ırkının genetik olarak güçlendirilmesi gibi çalışmaları burada yürüteceğiz. Bu yıl belli sayıda proje sürüsü ve belli sayıda kontrol sürüsü olarak çalışmalarımızda yer alacaklar” dedi.

“Buradaki yaşam koşullarına da dokunmak gerekiyor” diyen Rektör Korkmaz; “Küçükbaş hayvancılığının şartlarının da iyileştirilmesi gerekiyor. Sosyal güvence bakımında yapılması gereken önemli çalışmalar var. Gençlerimizin, kızlarımızın ilköğretimin birinci kademesinde bırakılmadan içinde bulundukları bu faaliyetleri de daha rahat yürütebilecekleri bir eğitim imkanlarını da düşünüyoruz.

Bu işler artık nitelikli bilgi gerektiriyor. Bir meslek eğitim merkezine ve sertifika eğitiminden geçirerek aynı zamanda belki uzaktan lise eğitimini de ekleyerek bu çalışmaları da yapmak istiyoruz. Çünkü bu bir ekosistem. Olay sadece kırsaldaki tarımsal verimi, ırkları iyileştirerek bunları yapma şansınız yok. Aileyi, sosyal yapıyı içine alan bütünlük içerisinde konuya bakmadığımız takdirde bir müddet sonra bu insanlar, bu gençler burayı da terk etmek durumunda kalıyorlar. Buradan elde ettiğimiz sonuçları hem diğer sürülere, hem devletimizin yetkililerine raporları arz ederek farklı sonuçların çıkmasını temin edeceğiz. Bu köyde elde ettiğimiz sonuçları Burdur’un diğer köylerine bulgularıyla ve yeni çalışmalarla aktaracağız” dedi.

Keçi sütünün dünyanın en değerli sütlerinden olduğuna da vurgu yapan Rektör Korkmaz; “Bunu çok klasik yöntemlerle değerlendiriyorlar. Belki keçi sütü yetiştiricilerinin bir araya geldiği bir kooperatif kurularak, üniversitemiz Süt Teknoloji Merkezinde bu sütlerin hem hijyenini hem süt ürünlerinin raf ömrünü yükselterek ciddi bir katma değer elde edebilecek noktaya taşımamız gerekiyor. Bunu marka haline getirmemiz gerekiyor. Bu çalışmaları yapmak için üniversite olarak sahalardayız ve çalışmalara hız kesmeden devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Beşkavak köyünde çobanlık yapan ailelerde yapılacak olan bu çalışmanın bilinçli bir yetiştiricilik yapmaları açısından önemli olduğunun altını çizerek, hem hükümete hem de üniversite yönetimine teşekkürlerini ilettiler.”

Kodlama : SadeMedia Interactive