1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ günümüzde yaşayamıyoruz!

23 Eylül 2017, Cumartesi, 3:50 | Kültür, Manşet, Sürmanşet | 219 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Kültürümüzün en önemli parçalarından biri olan Ahilik Kültürünü yaşatmak, gelecek nesillere aktarabilmek amacıyla düzenlenen bu yıl 30’uncusu düzenlenen ‘Ahilik Haftası’ Burdur’da da çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Burdur Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın faaliyetleri arasında Ahilik kültürünü yaşatmaya dönük çalışmalar önemli yer tutuyor. Burdur merkezde Ahilik kutlamaları özüne uygun biçimde icra ediliyor.

Burdur Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nca 22 Eylül 2017 Cuma günü  düzenlenen 30. Ahilik Haftası final etkinliğine; Vali Şerif Yılmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, ilimiz Milletvekilleri Reşat Petek, Bayram Özçelik, daire müdürleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, esnaflar ve vatandaşlar katıldı.

Esnaf Odaları binası önünden başlayan etkinlikte, Burdur’da faaliyet gösteren Osmanlı Mehteran takımı eşliğinde Yukarı Pazar’daki Ulu Cami avlusuna kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Ulu Cami avlusundaki programda Şed Kuşatma Töreni yapıldı. Esnaf Odaları Başkanı Recep Kalkan,Vali Yılmaz’a Ahilik cübbesi giydirdi, plaket sundu. Burdur’da Yılın Ahisi seçilen Şeref Tozan’a, Yılın Kalfası seçilen Mehmet Çevik’e ve Yılın Çırağı seçilen Ömer Çömek’e Vali Yılmaz tarafından ödülleri takdim edildi.

Burdur’da Ahilik Haftası kutlamalarındaki konuşmalarda, Ahiliğin bir kültür, bir felsefesi olduğu vurgulanarak, günümüzde bu anlayışın güç kaybettiği, esnafların Ahilik prensiplerini uygulamadığına dikkat çekildi.

Birlik Başkanı Recep Kalkan açış konuşmasında; “Ahilik kelime anlamı olarak; kardeş, eli açık, konuksever ve yiğit anlamına gelmektedir. Ahilik Teşkilatı ise; Türkler arasında gelişip yaygınlaşan sanatta, ticarette, dayanışma ve yardımlaşmayı esas alan sosyo ekonomik bir birimdir. Ahilik; iş ahlakını savunan, sermayeyi ve işçinin alın terini koruyan, akıl, ahlak, bilim ve çalışma prensipleri üzerine kurulan günümüzün kooperatifçilik, sendikaçılık, sosyal güvenlik, kalite ve fiyat kontrol sistemine benzer yönleri olan bir Teşkilattır. Bu bağlamda, günümüzün yükselen değerlerini doğru anlamak, Ahiliği iyi kavramak incelemek, günümüz dünyasının ekonomik savaşlarının verildiği dönemde ahilik vizyonunu başta esnaf ve sanatkarlar olmak üzere tüm ticaret erbabının ülke ekonomisine toplumsal barışa ve huzura olan katkısı analiz edilerek iyi anlaşılması gerekmektedir” dedi.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’de; Ahilik felsefesinin Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğundan bugüne kadar gelen süreçte doğruluk, kardeşliğin bir göstergesi olduğunu belirterek, bugünlerde bu birlikteliğe daha çok ihtiyacımız olduğunu vurguladı.

Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, “Ahiliğin kelime anlamı Arapça kökeninde kardeşlik anlamına gelmektedir. Selçuklu döneminde İslamın en iyi yaşandığı dönemde Anadolu’da ve Balkanlar’da yayılmış sosyal hayat yaşantımızla ekonomik yaşantımızı bir araya getirip Ahilik demişiz. Dünyada başka bir örneği olmayan Ahiliği bugünlerde ne yazıkki yaşayamıyoruz. Esnafımızın biri arıyor derdini dinliyorum. Bakıyoruz araştırıyoz ki, üç dükkan aşağıda ki esnaf arkadaşı şikayet etmiş. Bugünkü Ahilik bu seviyede, ki esnafı eğitiyor muyuz? bir şeyler verebiliyor muyuz? bu tartışılmalıdır” diye konuştu.

“Geçmiş tarihimize baktığımızda milli ve manevi değerlerimizi kaybetmemek için yaşatmalıyız” sözleriyle konuşmasına başlayan Burdur Milletvekili Reşat Petek, “bu geleneği gelecek nesillere aktarmalıyız. Bin yıllık geçmişimizden övgüyle söz edebiliriz bu bizim için onur duymamız gerektiren bir durum” dedi.

Vali Yılmaz programda yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Güzel bir olaya şahitlik ediyoruz. Cuma’nın mübarek saatinde medeniyetimizin, kültürümüzün bize miras bıraktığı ahiliğin, yine Cami’nin etrafında oluşan esnafların bulunduğu bir mekanın içerisinde haftamızı kutluyoruz. Ahilik, bu topraklara Alperenler tarafından getirilen kültürün yaygınlaşmasıyla beraber Anadolu’da oluşan, bugün hepimizin övünerek söylediği bir kültürdür. Alperenlerin bu coğrafyada gerek Selçuklu, gerek Osmanlı’dan bugünlere gelen kültürün yaşadığı bölgelerde izlerini görmemiz mümkün. Bu kültür sadece esnafla ilgili değil, diğer tüm alanlarla ilgili değişik vesilelerle zaman zaman anıyoruz. Biz yeni kurulmuş bir devlet veya devletçik değiliz. Biz kökü maziye dayanan, belli bir kültürün mirasçısı olan büyük bir milletiz. Bu kültürü oluşturan değerleri gelecek kuşaklara aktarmak zorundayız.

Bu törenlerde bunun için yapılıyor. 13. yüzyıldan itibaren Anadolu’da oluşan bu kültür, esnafı esnaf yapan, değerleri bir arada tutan ahilik teşkilatı kuruyor. Bugün devamı olan, modern hususlar ilave edilmesine rağmen aynı duyarlılığın gösterildiğini düşünmediğim bu kültürün bizim açımızdan çok önemi var. Şehrin merkezinde, şehri bir bütün olarak değerlendiren, belli ahlak ve anlayışla ticaret yapan bir sistem. ‘Ben siftah yaptım, komşuma git’ diyebilecek bir sistem.

Ama şimdi baktığınız zaman esnaflar birbirini tanımıyor ve kapısından geçen esnafın ayağına çelme takmaya çalışılıyor. Demek ki biz bir takım vasıflarımızı kaybetmişiz. Bunların geriye gelmesi gerekiyor. Ahilik Teşkilatımızla ilgili özellikle küreselleşen dünyada yol gösterecek değerleri hatırlanması gerekiyor. Bu bir hafta içerisinde değişik etkinliklerle kamuoyunda tartışılıyor ve değerleri aktarmaya çalışıyoruz. Bu kültürün sadece ticarette değil, her alanda olması gerekiyor. Bizim örnek almamız gereken değerleri çok iyi bir şekilde tahlil etmemiz gerekiyor.”

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.