1954 'ten bugüne BURDUR'DA    e-posta : yenigungazete@ttmail.com

62. kampanyada; 605 bin ton pancar işlenerek, 73 bin ton şeker üretilecek

27 Eylül 2016, Salı, 7:02 | Ekonomi, Manşet, Sürmanşet | 854 kere okundu | Bu haberi Facebook'ta Paylaş

Burdur Şeker Fabrikası 2016-2017 yılı 62’inci pancar alım kampanyası 27 Eylül 2016 Salı günü düzenlenen törenle başladı.

Şeker Fabrikası pancar alım kantar sahasında düzenlenen törene; Vali Şerif Yılmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz,Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, Jandarma Komutanı J. Albay Tayfun Dündar, İl Genel Meclis Başkanı Muzaffer Bağcı, siyasi parti yöneticileri, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve Şeker Fabrikası çalışanları katıldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan Burdur Şeker Fabrikası Müdürü Nurettin Örgül; “1925 yılında Uşak’ta temeli atılan sanayimiz, Türk tarımına rehberlik eden bereket kazandıran, teknik ziraatın gereklerini tarlalara taşıyan ve sanayileşmede önemli roller üstlenen bir sektör konumundadır. Önemli bir gıda olan şekerin dünyada % 80 şeker kamışından % 20’si şeker pancarından üretilmektedir. Şu anda 25 kamu şeker fabrikası diğerleri Pancar Kooperatifi ve özel olmak üzere 33 şeker fabrikasında ülkemizin ihtiyacını karşılamak üzere şeker üretilmektedir. Fabrikamız 2016-2017 kampanyasına bugün itibari ile pancar alımı ile başlıyoruz. Kampanyamız ortalama 116 gün sürecek olup tahmini 23.01.2017 tarihinde sona erecektir. Altı ilimize bağlı 176 köyde 5020 çiftçi tarafından 89.500 dekar arazide pancar ekimi yapılmıştır. Ayrıca Afyon Şeker Fabrikasına bağlı Sandıklı bölgesinin dört kantarından 125 bin ton pancar fabrikamıza gelecektir. Bu kampanya döneminde yaklaşık 605 bin ton pancar işlenecek olup karşılığında 73 bin ton Şeker, 27 bin ton melas, 160 bin ton yaş küspe üretilecektir. Fabrikamızın ürün bedeli olarak Çiftçimize şimdiye kadar 22.500.000 TL ödeme yapılmıştır. Ürünün yaklaşık % 25’ini peşin olarak ödeme yapılmış olup kalan daha sonra ödenecektir. Bu seneki pancar fiyatları belli olmayıp Ekim ayı içerisinde açıklanacaktır. Geçen yıl çiftçimize ton başına 178 TL ödeme yapılmıştır. Fabrikamızda bu kampanya döneminde kendi çalışanlarımız, görevli ve taşeron işçi ile 900 kişi istihdam edilecektir ” bilgilerini paylaştı.

Şeker-İş Sendika Başkanı Mustafa Onay da konuşmasında; “Bilindiği gibi Türkiye Pancar şekeri sektörünün sağladığı tarım ve sanayi entegrasyonu geniş yan ürün yelpazesi üretim potansiyeli istihdam olanakları gibi birçok yönüyle oldukça elverişli bir görüntü sergilemektedir. Bu anlamda bu iklim ve coğrafi koşullar altında ülkemize çok büyük bir imkân sağlayan şeker endüstrisinin sahip olduğu sosyolojik ve ekonomik avantajlar ayrı ve özel bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir. Bu anlayışla bu güne kadar sektörümüzü büyümekten alıkoyan çiftçi geliri ve refah anlayışını engelleyen kamu sektöründe kaynak sıkıntısına yol açan yatırım ortamı oluşmasına imkân vermeyen istihdam artışının önünde engel teşkil eden özelleştirme politikaları ve yapısal sorunların yol açtığı ilişki zincirinin üretici ve çalışan bazlı yeni bir model temelinde kırılması gerekmektedir” dedi.

CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker; “Öncelikle dün 8 saatte verdiğimiz 10 şehidimize buradan Allah’tan rahmet yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Terör belası ülkemizin gündemini oluşturmaya canlarımızı gençlerimizi almaya devam ediyor. Bu konuda muhalefet olarak üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız. Burdur’daki Şeker Fabrikasını sadece pancardan şeker üretimi olarak gören bir işletme anlayışı ile bakmak bana göre yanlıştır. Zira tarladaki pancardan çiftçiye melasından hayvancılığa taşımasından işletmeciliğine kadar katma değer üreten bir sektördür. Her şeyden önemlisi Şeker Fabrikası Burdur’da sosyal iyileşmeyi sağlayan bir kurum olarak ta görev yapmaktadır. Benim babam da bir şeker fabrikası kampanya işçisiydi. Babamın alın teriyle çalışıp kazandığı parayla okuduk ve devletimizin fabrikamızın bize verdiği sigortayla sağlığımızı tedavi ettirdik. Şeker Fabrikasını sadece üretim yeri olarak değil Burdur ekonomisinde Burdur’un sosyal yaşantısında önemli bir yer ,yapı taşı olarak görmek ve buranın devamını sağlamak biz siyasilerin ve biz Burdurluların görevi olmalıdır.” şeklinde konuştu.

Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik de konuşmasında; “stratejik ve katma değeri çok yüksek bir üründen bahsediyoruz. Burdur’un hayat damarlarından birinden bahsediyoruz. Çünkü; Burdur’da fabrikanın getirisini kimse inkar edemez. Birçok ailenin çoluğunu çocuğunu okutmasında birçok esnafın ticaretini geliştirmesinde bu fabrikanın birçok faydası var. Tabi tarımdan sofraya gelinceye kadar hemen her alanda olan şeker fabrikamızın Burdur hayvancılığının gelişmesinde ana aktör olduğunu da inkar edemeyiz. Eğer bu kurulmamış olsaydı bir de süt fabrikası ve et balık kurumunu entegre olarak düşündüğümüzde şu anda hayvancılıkta biz bir numara isek yıllarca bu üç sektöründe Burdur’da olmuş olmasıdır. Dolayısı ile bize düşen bundan sonra bu üç sektörle alakalı ne yapılması gerekiyorsa o adımları atmak ve daha da geliştirmek olmalıdır. Hayvancılıkta da marka olmaya devam etmemiz olmalıdır. Dünyaca da stratejik bir üründen bahsettiğimiz için özelleştirme konuşulan bir konu. Bu kapsamda şimdi Özelleştirme Yüksek Kurulu yaklaşık beş konu üzerinde bir değerlendirme yapmayı planlıyor. Hepiniz biliyorsunuz ki portföy çalışması yapıldı. Biz E portföyünde şua nda beklemedeyiz. Özelleştirme Üst Kurulunun önümüzdeki yıllarda alacağı karar çerçevesinde hareket edilecek. Malum Türkiye’mizde şeker fabrikaları ile ilgili olarak özellikle 2000 yılında IMF’Yye verilen niyet mektubu çerçevesinde özelleştirme kapsamında bir takım adımlar atılarak gelmiş. Burdur’umuzda üreticilerimiz çok güçlü. Panko Birliğimiz çok güçlü. Bu noktada artık kota sorunumuzun olmadığını görüyoruz. İlk kota çıktığında biz siyasetçileri, üreticilerimiz çalışmalarımızda çok zora soktular. Bu noktada artık Burdur olarak biz yılsonuna doğru bile başka vilayetlerin işleyemediği kotaları bile almaya başladık. Dolayısı ile üreticilerimizin pancar üretimi ile alakalı bir sıkıntısı olmadığını düşünüyoruz. Şeker Fabrikamızın sahası ile ilgili biz bir takım çalışmalar yaptık. Burada bir beş dönüm bir yer aldık. Ortaokul ve Milli Eğitim Müdürlüğü yapılması ile alakalı. Bina bitmek üzere. İş Kur’un taşınması bitti. Diğer taraftan 10 dönüm Gençlik Spor Bakanlığımıza Spor Salonu ile ilgili bir yer temin ettik. Burdur’da bizim tek sıkıntımız arsa sorunu. Bir kamu yatırımı geldiğinde bir yeri göstermekte zorlanıyoruz” şeklinde konuştu.

Vali Şerif Yılmaz yaptığı konuşmada; “Bugün itibari ile 33 tane şeker fabrikamız var. Bunların bir kısmı özelleştirilmiş. Bir kısmı üreticilerin kurmuş olduğu kooperatifler vasıtasıyla yürütülüyor. Bir kısmı da halen Şekeri’n kendi elinde. Türkiye’nin sanayileşmesi süreci içerisinde şeker fabrikalarının çok önemli bir yeri var. Malum Cumhuriyetin ilk yıllarında itibaren sanayileşmeye başladığımızda sanayileşme sürecinde ne müteşebbislerimiz var ne birikmiş sermayemiz var, ne bilgimiz var. Sanayileşmenin başlatılması ile birlikte ilk kurulan fabrikalar şeker fabrikalarıdır, Sümerbank tesisleridir. Belli bir süre Türkiye’de öncülük ettikten sonra artık yeterince bilgi birikimi hem sermaye birikimi ile birlikte özel sektör gelişmeye başladı ve bugün çok şükür dünyada rekabet edebilecek seviyeye çıkan Türk müteşebbislerimiz iş adamlarımız var. Buradan şunu kastetmek istiyorum. Sanayileşmede öncülük eden illerde bunun yanında o bölgelerde sanayileşmeye alt yapı yapacak olan insan potansiyeli yetiştirdi. Bunu Burdur da çok fazla kullanamamışız. Diğer çalıştığım illerde gördüğüm şu idi. Sanayileşmenin lokomotifleşmenin büyük bir kısmı gerek şeker fabrikası olsun gerek devletin kurmuş olduğu sanayi tesislerinde çalışan insanların gerek çalıştıktan emekli olduktan sonra gerek çalışırken ayrılıp müteşebbis ruhlu insanların yetiştirilip yeni sanayi tesislerinin kurulması. Bizim bundan da istifade etmemiz gerekiyor. Burada bir fabrika ile yapılacak olan tüm çalışmaları görüyoruz. Örnek tesis elimizde iken bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiyede şeker üretimi tamamen pancara dayalı. Dünyaya açık bir ülkeyiz.Uluslararası bir ticaretin yapıldığı bir ülkede rekabetin gücümüzün olması gerekiyor. Özellikle kamıştan üretilen şekerin maliyetinin çok düşük olması bizim pancarla şeker üretimizdeki maliyetin yüksekliği ile beraber ikisini yan yana getirdiğimizde bir takım ticari korumalar gerektiriyor. Şeker pancarı sadece şeker üretimi değildir. Bölgede 5 bin’in üzerinde çiftçiyi direk ilgilendiren bir üretim var. Bizlerin tarımda özellikle sadece belli ürünlere takılıp kalmayalım,yeni ürün çeşitlerini denememiz gerekiyor. Klasik’ten vazgeçmemiz gerekiyor. Çiftçimizin yeni alternatiflerle buluşması gerekiyor. Bunun yanında Belediyemiz göl festivali düzenledi. Buradaki amaç Burdur gölünün suyunun çekilmesi ve bunun kamuoyuna taşınması idi. Özellikle son yıllarda yapılan barajlar ve göletlerle beraber bazı su kaynaklarının göle gelmesi zorlaştı. Türkiye küresel ısınmadan kaynaklanan etkilenen ülkelerden bir tanesi. Suyumuzun yeraltı suyunun özellikle çekilmesi. Su kaynaklarımızın azalması bunlar Türkiye’nin her yerinde ve ülkemizin gündeminde olan konulardan bir tanesi. Bunu önüne geçilmesi içinde yapılan çalışmalardan en önemlisi göletlerin ve barajların yapılması ile beraber sularımızı çıktığı yerde muhafaza edip o bölgede depolanması. Daha önce vahşi sulama sistemi kullanıyorduk. Pancar’da da bunu kullanıyoruz. Sulama ile ilgili özellikle pancar sulaması ile ilgili bizim damlama sulama sistemine geçerek bu yöntemi kullanmamaız gerekiyor. Bu bizim bölgemiz açısından da çok önemli” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından pancar kantarına geçilerek kampanya açılışı için kurban kesildi, fabrikaya ilk pancar getiren üreticilere protokol üyelerince ödülleri verildi.

Filiz ERYILMAZ

 

YORUM YAZ

  • Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.
  • Henüz yorum yapılmamış.